Sıçan böbrek iskemi-reperfüzyon hasarında serum elafin düzeyi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ERHAN AYDEMİR

Danışman: Arif ASLANER

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ Bu çalışmamızda böbrek iskemi-reperfüzyonu yapılan sıçanlarda oluşan hasarda serum elafin düzeyi, biyokimyasal parametreler ve histopatolojik bulgular incelenerek bir serin proteaz inhibitörü olan elafinin etkisini karşılaştırmalı olarak araştırmayı amaçladık. GEREÇ VE YÖNTEM Çalışma için 40 adet Wistar albino dişi rat 5 farklı gruba ayrıldı: Grup 1: Sham(kontrol), Grup 2: 15 dk iskemi 24 saat reperfüzyon, Grup 3: 30 dk iskemi 24 saat reperfüzyon, Grup 4: 45 dk iskemi 24 saat reperfüzyon, Grup 5: 60 dk iskemi 24 saat reperfüzyon. Deneyin sonunda kan örnekleri alınıp ve nefrektomi yapılarak ratlar sakrifiye edildi. Kan örneklerinden serum elafin, böbrek üre nitrojen(BUN), kreatin(CRE), ürik asit(UA), laktat dehidrogenaz(LDH), albümin(ALB), iskemi modifiye albümin (İMA), total antioksidan status (TAS), total oksidan status (TOS) düzeyleri, oksidatif stres indeksi (OSİ), iskemi modifiye albümin/albümin oranı (IMAR, İMA/ALB) incelendi. Böbrek doku örnekleri bir nefropatolog tarafından ışık mikroskobunda hematoksilen eozin ile boyanarak değerlendirildi. BULGULAR Serum elafin seviyesi kontrol grubuna göre diğer gruplarda yükselmişti. En düşük elafin seviyesi kontrol grubundayken en yüksek grup 2'deydi ve bu fark istatiksel olarak anlamlıydı. IMA/ALB oranı bakımından gruplar arasındaki farklılık istatistiki olarak anlamlıydı. IMA/ALB oranı en düşük kontrol grubunda ve en yüksek grup 5'te tespit edilmiştir. IMA değerleri bakımından gruplar arasındaki farklılık istatistiki olarak anlamlıydı ve en düşük ortalama IMA değeri kontrol grubunda en yüksek grup 5'te tespit edilmiştir. TOS değerleri bakımından grup ortalamaları arasındaki farklılık istatistiki olarak anlamlıydı ve TOS değeri en düşük kontrol grubunda en yüksek değeri de grup 5'te tespit edilmiştir. TAS ve Albumin değerleri bakımından grup ortalamaları arasındaki farklılık istatistiki olarak anlamlı değildi. BUN ve CRE değerleri bakımından farklılık istatistiki olarak anlamlıydı ve ortalama BUN ve CRE değeri en düşük kontrol grubunda en yüksek grup 5'te bulunmuştur. LDH değerlerinde en düşük ortalama kontrol grubunda en yüksek ise grup 2'deydi ve istatiksel olarak anlamlı idi. Kontrol grubuna göre diğer gruplarda LDH artmaktaydı. Ürik asit ve TOS/TAS değerleri bakımından gruplar arasında istatiksel anlamlı farklılık yoktu. İskemi grupları ile total hasar grupları arasında ilişki istatistiksel olarak anlamlıydı. İskemi süresi arttıkça ortalama hasar derecesi de artmaktaydı. Elafin düzeyleri ile kan parametreleri arasındaki ilişkilerde elafin ile albümin arasında anlamlı pozitif yönlü bir ilişki bulunmuştur. Elafin ile diğer parametreler arasındaki ilişkiler istatistiki olarak anlamlı değildi ancak kontrol grubuna göre BUN,CRE,TOS,UA,İMA,OSİ,İMAR ve LDH elafin gibi artmaktaydı. Elafin değerleri bakımından total hasar grupları arasındaki farklılık istatistiki olarak anlamlıydı. Elafin değeri en düşük total hasar 0 olan grupta en yüksek ortalama Elafin değeri total hasar 1 grubunda bulunmuştur. Total hasarlanma ile İMA ,TOS,LDH,BUN,CRE,TOS/TAS,İMA/ALB arasında fark saptanmış ve istatiksel olarak anlamlı bulunmuştur ancak UA,TAS,ALB arasında istatiksel olarak anlamlı fark bulunmamıştır. SONUÇ Böbrek iskemi reperfüzyon hasarında reperfüzyon süreleri aynıyken iskemi süreleri arttıkça kontrol grubuna göre elafin düzeyi arttı. İskemi süresi arttıkça histopatolojik olarak böbrek hasarı düzeyi arttı ve bu bulgular elafin ile pozitif yönde koreleydi. Bu nedenle elafin böbrek iskemi reperfüzyon hasarında bir belirteç olarak kullanılabilir ve bu biyomarker klinisyenlere renal hasarı göstermede yardımcı olabilir.