İzole CABG prosedürü uygulanan hastalarda del nido kardiyoplejisi'nin postoperatif erken dönemde ventrikül fonksiyonları üzerine etkileri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, BURSA YÜKSEK İHTİSAS SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: EMRE KAYMAKCI

Danışman: Arif GÜCÜ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Açık kalp cerrahisinde başarılı klinik sonuçlar elde edebilmek için temel ve önemli konulardan birisi yeterli myokardiyal korumadır. Uzun yıllardan beri hiperkalemik solüsyonlar miyokard korumada temel olarak kullanıma girmiş, solüsyonlardaki içerikler zenginleştirilerek farklı kardiyopleji çeşitleri elde edilmiştir. Daha yaygın olarak pediatrik kalp cerrahisinde kullanılan "del Nido Kardiyopleji" si son dönemde erişkin kalp cerrahisinde de kullanılmaya başlanmıştır. Çalışmamızın amacı; son zamanlarda kliniğimizde de kullanılan del Nido Kardiyoplejisi'nin miyokardiyal korumadaki etkinliğinin, klinik, biyokimyasal ve hemodinamik parametreler üzerinden araştırılmasıdır. Gereç ve Yöntem 2018 Temmuz-2018 Eylül tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesinde, aynı cerrahi ekip tarafından, koroner arter bypass cerrahisi yapılan 30 hasta çalışmaya dâhil edildi. Hastalar benzer demografik özelliklere sahipti. Hastaların %50'sinde(n=15) del Nido Kardiyoplejisi (DNK), %50'sinde(n=15) kristaloid kardiyopleji ile indüksiyondan sonra aralıklı soğuk kan kardiyoplejisi (KK) rejimi kullanıldı. Hastaların preoperatif, operatif ve postoperatif verileri (kardiyak biyomarker düzeyleri, kross klemp ve toal perfüzyon süreleri, hemodinamik parametreler vb.) değerlendirildi. Bulgular Hastalara ait demografik özellikler ve komorbit faktörler açısından her iki grup arasında anlamlı fark yoktu (p>0,05). Hastalara uygulanan greft sayısı açısından gruplar arasında fark yoktu (p>0,05). Her iki gruptaki hastalarda da, preoperatif değerlere göre postoperatif dönemde ölçülen EF, CO, CI değerleri açısından anlamlı fark saptanmamıştır (p>0,05). Her iki grubun postoperatif troponin I seyri açısından gruplar arasında anlamlı fark yoktu (p>0,05). Kross klemp süresi ve total perfüzyon süresi KK grubuna göre DNK grubunda daha düşük saptandı, sırasıyla krosklemp ve total perfuzyon süreleri; 55,5±2,9dk/78±2,7dk vs 48,9±2,8dk/70,2±2,2dk (p 0,05). Sonuç Erken dönem sonuçlar değerlendirildiğinde DNK, kristaloid kardiyopleji ile indüksiyon sonrası aralıklı soğuk kan kardiyoplejisi rejimine benzer özelliklerde ve yeterli miyokard koruması sağladığı görülmektedir. Ayrıca DNK cerrahi akışı engellemediğinden daha kısa kross klemp süresi total perfüzyon süresi ve daha düşük defibrilasyon ihtiyacı sağlaması nedeniyle KABG cerrahisinde, güvenli şekilde kullanılabileceğini düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: koroner arter bypass, kardiyoplejik solüsyonlar