Psikosomatik deri hastalığı (psöriazis, alopesi areata, kronik spontan/idiopatik ürtiker) tanısı alan erişkinlerde bağlanma stillerinin, öfke ve öfke ifade tarzı ve aleksitimi ile ilişkisinin incelenmesi, sağlıklı kontrollerle karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SULTAN ABDÜLHAMİD HAN SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: İREM İLHAN YÜKRÜK
Danışman: Servet EBRİNÇ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Birçok somatik hastalıkta olduğu gibi stres ve psikolojik faktörler, dermatolojik hastalıkların da ortaya çıkmasını ve belirtilerin alevlenmesini tetikler. Biz bu araştırmada psikosomatik deri hastalıkları olarak sınıflandırılan psöriazis, alopesi areata ve kronik spontan ürtiker tanılı hastaların; bağlanma stillerinin, sürekli öfke ve öfke ifade tarzları ve aleksitimi ile ilişkisini incelemeyi ve sağlıklı kontrol grubu ile kıyaslamayı hedefledik. Literatür araştırmamıza göre psikosomatik deri hastalıkları hakkındaki çalışmalar daha çok anksiyete ve depresyon düzeyleri gibi psikiyatrik belirtilere odaklanmış olup daha temel psikolojik faktörleri göz ardı etmektedir. Bağlanma stillerini, öfkeyi ve aleksitimiyi psikodermatolojik hastalarda ayrı ayrı ele alan farklı çalışmalar bulunmakla birlikte bağlanma stilleri ile öfkenin ve aleksitiminin ilişkisini inceleyen ve üç grup hastayı hem sağlıklı kontrollerle hem de birbirleri ile kıyaslayan bir çalışmaya rastlamadık. Bu araştırmadan elde edilecek bulgular psikosomatik deri hastalıklarında hastalığı tetikleyen ve alevlendiren faktörleri inceleyerek, hastalara gerekli psikoterapotik müdahalelerde bulunmak konusunda yol gösterici olacaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda S.B.Ü İstanbul Sultan 2. Abdülhamid Han Eğitim ve Araştırma Hastanesi dermatoloji polikliniğine başvuran, 18-65 yaş arası, psöriazis, alopesi areata, kronik spontan ürtiker tanısı almış olan ve dahil edilme kriterlerini taşıyan toplam 72 hasta ve hastane personeli arasından amaca yönelik rasgele seçilerek sağlıklı kontrol grubunu oluşturan 72 kişi olmak üzere toplam 144 kişi ile örneklem grubu oluşturulmuştur. Hasta ve sağlıklı kontrol grubuna Sosyodemografik Veri Formu, Hastane Anksiyete Depresyon Ölçeği (HADÖ), Yakın ilişkilerde Yaşantılar Envanteri (YİYE), Sürekli Öfke- Öfke Tarz Ölçeği (SÖÖTÖ) ve Toronto Aleksitimi Ölçeği (TAÖ) uygulanmıştır. Uygulamalar öncesinde katılımcılar çalışma hakkında bilgilendirilmiş, sözlü ve yazılı onamları alınmıştır. Bulgular: Gruplar arasında bağlanma stilleri yönünden fark olup olmadığı incelendiğinde hasta grubunda yer alan katılımcıların kaygılı ve kaçıngan bağlanma puan ortalamalarının sağlıklı grupta yer alan katılımcılara göre daha yüksek olduğu bulunurken; güvenli bağlanma alt boyutu puan ortalamalarının sağlıklı grupta yer alan katılımcılara göre daha düşük olduğu belirlendi. Bağlanma stillerinin öfke ile ilişkisi incelendiğinde, kaygılı bağlanma puanları arttıkça sürekli öfke ve öfke-içe puanlarının da arttığı, kaygılı bağlanma ve kaçıngan bağlanma puanlarının artması ile de öfke-içe puanlarının arttığı, öfke-kontrol puanlarının ise azaldığı saptandı. Bağlanma stilleri ile öfke-dışa alt boyutu arasında ilişki saptanmadı. Katılımcıların bağlanma stillerinin aleksitimi ile ilişkisi incelendiğinde; kaygılı bağlanma puanları arttıkça TAÖ toplam ve duyguları tanımada güçlük puanlarının arttığı, kaçıngan bağlanma puanları arttıkça TAÖ toplam, duyguları tanımada güçlük, duyguları söze dökmede güçlük puanlarının arttığı, güvenli bağlanma puanları arttıkça TAÖ dışa dönük düşünme alt boyutu puanlarının arttığı saptandı. Sonuç: Çalışmamızda psikosomatik deri hastalarında güvensiz bağlanma stillerinin kontrol grubuna göre daha fazla olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca bağlanma stillerinin sürekli öfke düzeyleri, öfke ifade tarzları ve aleksitimi ile ilişkili olduğu saptanmıştır. Kaygılı ve kaçıngan bağlanma stillerinin yüksek sürekli öfke düzeyleri ve işlevsel olmayan öfke ifade tarzları ile ilişkili olduğu ve psikosomatik deri hastalarının güvensiz bağlanan bireyler olmasının yanı sıra aleksitimik kişiler oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Sonuç olarak, psikosomatik deri hastalığı olarak sınıflandırılan hastalıkların multidisipliner bir yaklaşımla ele alınması, hastalık seyrini etkileyebilecek olası psikolojik faktörlerin incelenmesinin hastaların prognozuna olumlu katkı sağlayacağı görüşündeyiz. Anahtar Kelimeler: bağlanma, öfke, aleksitimi, psöriazis, alopesi, ürtiker