Pediatrik vakalarda düşük ve yüksek akımlı sevofluran anestezisinde serebral ve periferik NIRS (near-infrared spektroskopi) monitörizasyonunun etkinliği


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: RABİA BAYAR

Danışman: Sengül ÖZMERT

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş-Amaç: Düşük akım anestezi; yeniden solutmalı sistemle ekspirasyon havasının en az %50'sinin hastaya tekrar verilmesi esasına dayanan atmosfer kirliliğini azaltan, düşük maliyetli, inhalasyon havasında ısı, nem kaybını ve mukosilier aktivitenin bozulmasını önleyen bir yöntemdir. Genel anestezi uygulanan pediatrik hastalarda hipoksi-hipoksemi ciddi endişe kaynağıdır. Near infrared spektroskopi monitörizasyonu doku oksijenizasyon ölçümü yapılabilen güncel noninvaziv bir yöntemdir. Amacımız pediatrik olgularda düşük ve yüksek iki farklı TGA nın güvenliğini BİS, serebral ve periferik NIRS monitörizasyonuyla belirlemek ve düşük akımın pediatrik hastalarda uygulanabilirliğini göstermektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmamıza etik kurul onayı alındıktan sonra 2-12 yaş, ASA I-III risk grubu 69 hasta dâhil edildi. Hastalar randomize olarak Düşük Akımlı Anestezi (DAA) ve Yüksek Akımlı Anestezi (YAA) grubu olarak iki gruba ayrıldı. Ameliyathanede hastalara rutin monitörizasyon sonrası, BİS, serebral ve periferik NIRS monitörizasyonu yapıldı. Bazal değerler kaydedildikten sonra hastalara IV yoldan indüksiyon yapıldı. İndüksiyonu takiben yüz maskesi ile TGA 6 l/dk, %100 oksijen ile preoksijenizasyon sonrası entübe edildi. Tidal volüm 6-8 ml/kg ayarlandı. Taze gaz akışı YAA grubuna 3l/dk, %50 oksijen/hava karışımı, sevofluran %3 den, DAA grubuna 4 l/dk, %50 oksijen/hava karışımı, sevofluran %4 den açıldı. Düşük akım anestezi grubunda MAK 1,1 e ulaşınca TGA 0,8 l/dk ya düşürüldü. Her 2 grupta da operasyon süresince sevofluran yüzdesi BİS 40-60 arasında, MAK değeri 0,9-1,1 arasında olacak şekilde ayarlandı. Yüksek akım grubunda operasyon bitiminde, DAA grubunda operasyon bitiminden 10 dk önce sevofluran kapatıldı, %100 O2 ye geçilip TGA 6 l/dk ya yükseltildi, hastalar ekstübe edildi. İntraoperatif süreçte, monitörizasyon takiplerine ek olarak ventilasyon parametreleri, anestezi ve cerrahi süresi, sevofluran tüketimi kaydedildi. Bulgular: Her 2 gruptaki hastaların demografik özellikleri homojen dağılımdaydı. İki grubun hemodinamik veriler açısından karşılaştırmasında anlamlı fark saptanmadı. İntraoperatif süreçte DAA grubunda sevofluran tüketiminin daha düşük olduğu, anestezi ve cerrahi sürelerinde gruplar arasında anlamlı bir fark gözlenmedi. Düşük akım anestezi uygulanan hastalarda, YAA grubuyla benzer SpO2, BİS, serebral ve periferik NIRS değerleri elde edildi. İki grup arasında ventilasyon parametreleri ve doku oksijenizasyon değerlerinde arasında güvenlik açısından anlamlı bir fark bulunmadı. Sonuç: Çocuklarda DAA uyguladığımız hasta grubunda YAA hasta grubu ile benzer SpO2, BİS ve NIRS değerleri elde ettik. Rutin ASA monitörizasyonuna ek olarak NIRS, BİS monitörizasyonu ve ventilatör alarm limitlerini kullanarak güvenli bir şekilde hipoksi gelişmeden, yeterli anestezi derinliği sağlanarak düşük akımlı anestezinin uygulanabilirliğini gösterdik. Anestezi pratiğinde non invaziv gerçek zamanlı değerler veren NIRS monitörizasyonun hasta güvenliğini artıracağını düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: Düşük akım anestezi, NIRS, BİS, çocuk, monitörizasyon