Psöriyatik artrit tanılı hastalarda temporomandibular eklemin ultrasonografik incelenmesi ve temporomandibular disfonksiyon ile ilişkili faktörler


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: EMİNE SENA TOPLU CANDER

Danışman: Fatma Gül YURDAKUL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Psöriyatik artrit (PsA), periferal artrit, aksiyal tutulum, entezit, daktilit ve cilt-tırnak bulguları ile seyreden kronik inflamatuar bir kas-iskelet sistemi hastalığıdır. Temporomandibular eklem (TME); çiğneme, konuşma, yutma gibi temel yaşam fonksiyonlarında görev alan önemli bir yapıdır ve buradaki inflamasyon, yalnızca lokal ağrıya değil, fonksiyonel kayba ve yaşam kalitesinde düşüşe de yol açabilir. PsA hastalarında TME tutulumu çoğunlukla ihmal edilmekte ve yeterince araştırılmamaktadır. Bu çalışmada, PsA hastalarında temporomandibular disfonksiyon (TMD) sıklığı ve özelliklerini değerlendirmeyi; sağlıklı bireylerle karşılaştırmayı ve ultrasonografik ölçümlerin, özellikle disk kalınlığının, TMD tanısındaki öngörücü değerini incelemeyi amaçladık. Gereç ve Yöntem: Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi Romatizmal Hastalıklar Polikliniği'ne başvuran, 18–75 yaş aralığında olan ve CASPAR kriterlerine göre PsA tanısı alan 52 hasta ile yaş ve cinsiyet açısından benzer 52 sağlıklı kontrol olmak üzere toplam 104 kişi dahil edildi. Katılımcıların demografik bilgileri, vücut kitle indeksi (VKİ), sigara kullanımı, komorbiditeleri, hastalık süreleri, kullandıkları ilaçlar ile CRP ve ESH düzeyleri kaydedildi. Tüm bireylere Temporomandibular Düzensizlikler için Teşhis Kriterleri (TMD/TK) formu uygulandı ve temporomandibular ekleme ait ağrı düzeyi Visüel Analog Skala (VAS) ile değerlendirildi. Fonksiyonel durumun değerlendirilmesi için Sağlık Değerlendirme Anketi (Health Assessment Questionnaire, HAQ) kullanıldı. PsA grubundaki hastaların hastalık aktivite düzeyleri DAPSA, DAS28-ESR, PSAID-12 ve PASI skorları ile ölçüldü. Tüm katılımcılara bilateral temporomandibular eklem ultrasonografisi uygulandı; disk kalınlığı ve masseter kas kalınlığı ölçüldü. Ayrıca ultrasonografik değerlendirme sırasında eklemde efüzyon varlığı, Power Doppler sinyalleri, kondil ve temporal kemiklerdeki dejeneratif değişiklikler ile osteofit oluşumu incelendi. Bulgular: PsA hastalarında TMD tanısı %55,8 oranında saptanırken, bu oran sağlıklı kontrol grubunda %28,8 olarak belirlendi. TMD tanı alt gruplarından ağrı bozukluğu ise PsA grubunda %50 oranında iken, kontrol grubunda %28,8 olarak tespit edildi. Ağız açıklığı ölçümleri incelendiğinde, PsA grubunda medyan 40,5 mm iken kontrol grubunda medyan 45 mm olarak ölçüldü. TMD ağrı belirtisi olan bireylerde, TMD ağrı belirtisi göstermeyenlere kıyasla depresif semptomlar ve somatizasyon skorları daha yüksek saptandı. Ultrasonografik değerlendirmede, ağız kapalı pozisyonda yapılan ölçümlerde PsA grubunun sağ ve sol TME disk kalınlıkları sırasıyla 1,502±0,20 mm ve 1,507±0,15 mm iken, kontrol grubunda 1,265±0,17 mm ve 1,267±0,17 mm olarak bulunmuş ve bu değerler istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha yüksekti. Ayrıca PsA grubunda sağ TME'de efüzyon varlığı kontrol grubuna göre daha sık saptandı ancak power doppler ultrasonografi ile yapılan sinoviyal vaskülerite değerlendirmesinde her iki grupta da doppler aktivitesine rastlanmadı. TME disk kalınlığı ile CRP, VAS, HAQ ve DAPSA skorları arasında anlamlı pozitif korelasyon saptanırken, hastalık süresi ve cinsiyet ile anlamlı bir ilişki bulunmadı. TMD alt gruplarından ağrı bozukluğu ve TME düzensizliği olan bireylerde disk kalınlığı ölçümlerinin daha yüksek olması üzerine, bu parametrenin tanı değeri ROC analizi ile değerlendirildi ve 1,45 mm'nin TMD tanısı için optimal kesim değeri olduğu belirlendi. Sonuç: Bu çalışmada, PsA'lı hastalarda TMD sıklığının kontrol grubuna kıyasla yüksek olduğu gösterilmiştir. Ultrasonografik değerlendirmelerde disk kalınlığı artışı, TMD ve PsA birlikteliğinde belirgin olup CRP, DAPSA, VAS ve HAQ skoru ile pozitif korelasyon göstermiştir. ROC analizi, disk kalınlığının TMD tanısında klinik bulgularla desteklendiğinde anlamlı ayırt edici değere sahip olduğunu ortaya koymuştur. Bulgular, TME tutulumunun hastalığın erken döneminde gelişebileceğini ve ultrasonografinin tanı ve takipte değerli bir araç olduğunu düşündürmektedir. Bu nedenle, PsA hastalarının değerlendirmesine TME muayenesi ve standartlaştırılmış ultrasonografi protokollerinin dahil edilmesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Psöriyatik artrit, temporomandibular eklem, temporomandibular eklem disfonksiyonu, ultrasonografi