Tip 1 diyabetli çocuk ve adolesanlarda çölyak hastalığı taramalarında seropozitivite, HLA ilişkisi ve gerçek çölyak hastalığı sıklığının araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ÜMRANİYE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: CEYDA AYDIN
Danışman: Heves KIRMIZIBEKMEZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Çocukluk çağında en sık görülen kronik hastalıklardan biri olan tip 1 diyabete diğer otoimmün hastalıkların eşlik etme olasılığı normal popülasyona göre daha sıktır. Çölyak hastalığı da bunlardan biridir. Bu çalışmada çölyak seropozitivitesi saptanan tip 1 diyabetli hastalarda çölyak hastalığı oranının belirlenmesi amaçlanmıştır. Seropozitif hastalarda ilk incelemede çölyak hastalığı olmasa bile takipte klinik bulgular ve laboratuvar bulgularının nasıl bir seyir gösterdiğinin anlaşılması için daha uzun dönem izlem çalışmalarına öncü olabilmesi hedeflenmektedir. Hastalar ve yöntem: 6 ay-17 yaş arasında tip 1 diyabet tanısı almış, rutin yıllık taramalarına ve üç ayda bir HbA1C kontrollerine düzenli olarak getirilen 201 hasta (102 erkek 99 kız) incelendi. Çalışma grubu "çölyak hastalığı tanısı alanlar" "sadece seropozitif olanlar" ve "çölyak antikorları negatif olan kontrol grubu" olarak üç gruba ayrıldı. Bu üç grup arasında hastaların epidemiyolojik ve antropometrik verileri, gastrointestinal semptomların varlığı karşılaştırıldı. Seropozitivite saptandıktan sonra HLA DQ2 ve HLA DQ8 incelemesi yapılmış olan hastalarda seropozitivite, HLA bölgesi varlığı ve çölyak hastalığı ilişkisi değerlendirildi. Bulgular: Çalışma grubumuzda 201 hastanın 10'unda (%4,9) çölyak hastalığı mevcuttu, 13 hasta ise (%6,4) seropozitif olup biyopsi sonuçları normaldi. Çölyak saptanan hastalardan HLA bölgesi analizi yapılmış olan 5 hastanın tümünde, sadece seropozitivitesi olup da analiz yapılmış olan 7 hastanın 6'sında en az bir HLA bölgesi pozitifti. Çalışmamızda tüm çölyak hastalarında tanının diyabet tanısından itibaren 3,5 yıl içerisinde (ortalama 1,2±1,2 yıl) konulduğu, iki hastada diyabet tanısı anında çölyak saptandığı görülmüştür. Çölyak hastalarının ortalama boy SDS'si ile seropozitif ve kontrol grubunun boy SDS'sine göre anlamlı şekilde düşüktü (p:0.002). Ferritin düzeyi çölyak hastalarında diğer gruplara göre anlamlı derecede düşük bulundu (p:0,035). Çölyak hastalarının glutensiz tedavi başlamadan önce bakılan HbA1C ortalama %9,1, tedavi sonrası ortalama %8,4 olup, istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Sonuç: Diyabetli hastalarda HLA bölgesi pozitiflik oranı yüksek olup ancak negatif ise anlamlı olduğundan taramalarda kullanımının etkin bir yöntem olmadığı görülmektedir. Tip 1 diyabetli hastalarda seropozitif olan hastaların düzenli takibi ve izlemde antikorlar yüksek titrede kalıyorsa biyopsi kontrollerinin yapılmasının en akla yatkın yaklaşım olduğu düşünülmüştür. Bulgularımız T1DM'li hastalarda diyabet tanısının ilk beş yılında çölyak taramasının yılda bir rutin olarak taranması gerektiğini desteklemiştir. Anahtar kelimeler: Çocuk ve adolesan, tip 1 diyabet, çölyak hastalığı, seropozitivite