Bel ağrısını etkileyen psikososyal faktörlerin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HAYDARPAŞA NUMUNE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: PINAR GÖKTAŞ
Danışman: Memet Taşkın EGİCİ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu araştırmada, kronik bel ağrısından şikayetçi olan kişilerde bel ağrısı yoğunluğu ile sosyodemografik veriler, iş doyumu ve psikolojik etmenler arasındaki ilişkinin biyopsikososyal bir perspektifle incelenmesi amaçlanmışır. Gereç ve Yöntem: Kesitsel nitelikteki bu çalışma, İstanbul Ümraniye 14 Nolu Aile Sağlığı Merkezi'ne başvuran ve mekanik karakterli bel ağrısı yaşayan 161 yetişkin katılımcı ile yürütülmüştür. Veri toplama sürecinde; sosyodemografik bilgi formu, ağrı seviyesini ölçmek için Görsel Analog Skala (VAS), ruhsal durumu analiz etmek için Depresyon Anksiyete Stres Ölçeği-21 (DASS-21) ve mesleki tatmini ölçümlemek adına Minnesota İş Doyumu Ölçeği (MSQ) 'nden yararlanılmıştır. İstatistiksel değerlendirmelerde verilerin normal dağılımı Shapiro-Wilk ve Kolmogorov-Smirnov testleri aracılığıyla kontrol edilmiş; analizlerde duruma göre parametrik veya non-parametrik yöntemlere başvurulmuştur. Değişkenler arası korelasyonlar Pearson analizi ile test edilmiş olup, istatistiksel anlamlılık sınırı p < 0,05 olarak belirlenmiştir. Bulgular: Araştırmaya dahil edilen 161 bireyin yaş ortalaması 40,62±9,41 yıl, ortalama bel ağrısı şiddeti ise 6,19±2,79 olarak saptandı. Bel ağrısı şiddeti ile yaş arasında zayıf düzeyde pozitif korelasyon bulundu (r=0,185; p=0,019). Psikolojik değişkenler incelendiğinde, ağrı şiddeti ile DASS toplam (r=0,531; p<0,001), depresyon (r=0,453; p<0,001), anksiyete (r=0,470; p<0,001) ve stres (r=0,569; p<0,001) skorları arasında pozitif; iş doyumu ile ise negatif yönde anlamlı ilişki saptandı (r=-0,399; p<0,001). Eğitim düzeyi ve alkol kullanımına göre bel ağrısı şiddeti anlamlı farklılık gösterirken (p<0,05), cinsiyet, medeni durum, çalışma durumu, gelir düzeyi ve sigara kullanımı açısından anlamlı fark izlenmedi. Çok değişkenli lineer regresyon analizinde ise yalnızca stres düzeyi (β=0,139; p=0,003) ve eğitim düzeyi (β=-0,471; p<0,001) bel ağrısı şiddetinin bağımsız belirleyicileri olarak saptandı. Sonuç: Bu çalışmada, kronik bel ağrısı şiddetinin özellikle psikolojik faktörler ve iş doyumu ile anlamlı şekilde ilişkili olduğu gösterilmiştir. Depresyon, anksiyete ve stres düzeylerindeki artışın ağrı şiddetini ilişkili olduğu; buna karşılık yüksek iş doyumunun ağrı şiddetini azaltıcı yönde etkili olabileceği saptanmıştır.Elde edilen bulgular, bel ağrısının yalnızca fiziksel bir durum olarak değil, biyopsikososyal model çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Bu nedenle kronik bel ağrısının yönetiminde multidisipliner yaklaşımlar, psikolojik destek ve yaşam tarzı düzenlemeleri önemli bir yer tutmaktadır. Anahtar Kelimeler: Kronik Bel Ağrısı, Biyopsikososyal Model, Depresyon, Anksiyete, Stres, İş Doyumu