Opiyat kullanım bozukluğu olan hastalarda aşermenin, aleksitimi ve dürtüsellik ile olan ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NEVAL ATEŞ

Danışman: Hüseyin GÜLEÇ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Opiyat kullanım bozukluğu ciddi bir halk sağlığı problemidir. Tüm madde kullanım bozuklukları gibi remisyon ve relaps dönemleri ile giden kronik bir hastalık olması sebebiyle relapsa yol açan etmenlerin irdelenmesi gerekmektedir. Bu bozuklukluğun gidişatında önemli relaps sebeplerinden olan aşermeyi ve onu belirleyen değişkenleri anlamak hem koruma, hem de tedavi açısından önemli bir yere sahiptir. Bu çalışmada aşermenin aleksitimi ve dürtüsellikle olan ilişkileri ve bu değişkenlerin bağımlılık şiddeti olan ilişkisinin araştırılması amaçlandı. Yöntem: Çalışma, Erenköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi AMATEM polikliniğinde ayaktan tedavi gören opiyat kullanım bozukluğu tanılı ardışık 100 erkek hasta ile yapılmış kesitsel bir çalışmadır. Çalışmaya yeterli doz buprenofrin/nalokson tedavisinin henüz ilk üç ayında olan hastalar dahil edildi. Çalışmaya katılanlara Sosyodemografik ve Klinik veri formu, Madde Aşerme Ölçeği (MAÖ), Toronto Aleksitimi Ölçeği (TAÖ-20), Barratt Dürtüsellik Ölçeği (BDÖ-11), Bağımlılık Profil İndeksi (BAPİ) uygulandı. Bulgular: Yapılan istatistiksel analizler sonucunda MAÖ toplam puan ortalaması ile TAÖ-20 toplam puan ortalaması arasında dürtüsellikten bağımsız istatistiksel olarak anlamlı pozitif yönlü bir ilişki saptandı (r:0.382, p<0.001). MAÖ toplam puan ortalaması ile dürtüsellik toplam puan ortalaması arasında aleksitimiden bağımsız istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmadı. TAÖ-20 toplam puan ortalaması ile BAPİ toplam puan ortalaması arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif yönlü bir ilişki saptandı (r:0.391, p<0.001). BDÖ toplam puan ortalaması ile BAPİ toplam puan ortalaması arasında istatistiksel olarak anlamlı pozitif yönlü bir ilişki saptandı (r:0.322, p<0.001). BAPİ yaşam üstüne etkiler toplam puan ortalaması ile TAÖ-20 toplam puan ortalaması arasında dürtüsellikten bağımsız istatistiksel olarak anlamlı pozitif yönlü bir ilişki saptandı (r:0.203, p<0.05). BAPİ yaşam üstüne etkiler toplam puan ortalaması ile dürtüsellik toplam puan ortalaması arasında aleksitimiden bağımsız anlamlı bir ilişki saptanmadı. BAPİ motivasyon ortalaması ile TAÖ-C ortalaması arasında dürtüsellikten bağımsız istatistiksel olarak anlamlı negatif yönlü bir ilişki saptandı (r:-0.223, p<0.05). BAPİ motivasyon puan ortalaması ile dürtüsellik toplam puan ortalaması arasında aleksitimiden bağımsız anlamlı bir ilişki saptanmadı. Sonuçlar: Opiyat kullanımı olan kişilerde aşerme ile aleksitimi arasında dürtüsellikten bağımsız pozitif yönlü anlamlı bir ilişki saptanmış olup, aşerme ile dürtüsellik arasında aleksitimiden bağımsız bir ilişki yoktur. Aleksitimi ayrıca maddenin yaşam üzerine etkisi ve motivasyon ile ilişkili olup, dürtüselliğin bu boyutlarda aleksitimiden bağımsız olarak bir ilişkisi yoktur. Bu değişkenler ve birbirleri ile olan ilişkileri tedavi başlangıcında ele alınması gereken kavramlar olarak değerlendirilmiştir. Çalışmamızla birlikte üzerine gelecekte yapılacak çalışmalar uzun süreli tedavi ve izlem stratejilerine katkı sağlayacaktır.