Pediatrik yoğun bakım ünitelerinde sürekli renal replasman tedavisinde bölgesel sitrat ile sistemik heparin antikoagülasyonunun karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BERFİN ULUS
Danışman: Ünal Utku KARAARSLAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmanın amacı, pediatrik yoğun bakım ünitelerinde sürekli renal replasman tedavisi (SRRT) uygulanan hastalarda bölgesel sitrat antikoagülasyonu ile sistemik heparin antikoagülasyonunun devre ömrü, pıhtılaşma sıklığı, tedavi süresi, metabolik komplikasyonlar ve klinik sonuçlar açısından karşılaştırılması; ayrıca her iki yöntemin etkinlik ve güvenilirlik profillerinin değerlendirilmesidir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, S.B.Ü. İzmir Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi pediatrik yoğun bakım ünitelerinde 20182025 yılları arasında SRRT uygulanan 0–18 yaş aralığındaki hastaların verilerinin retrospektif olarak incelendiği tek merkezli bir araştırma olarak planlandı. Hastalar, kullanılan antikoagülasyon yöntemine göre sitrat ve heparin gruplarına ayrıldı. Demografik veriler, klinik özellikler, laboratuvar bulguları, VİS, PRISM IV skoru, kateter yerleşim yeri, ilk set ömrü, ilk setin pıhtı nedeniyle sonlanma durumu, toplam SRRT süresi ve tedavi süresince gelişen komplikasyonlar değerlendirildi. Veriler SPSS 25.0 programı ile analiz edildi; p<0,05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. Bulgular: Çalışmaya toplam 65 pediatrik SRRT hastası dahil edildi. Hastaların 31'inde (%47,7) sitrat, 34'ünde (%52,3) heparin antikoagülasyonu kullanıldı. Gruplar arasında cinsiyet, yaş, vücut ağırlığı ve invaziv mekanik ventilasyon gereksinimi açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Heparin grubunda VİS değeri sitrat grubuna göre daha yüksek bulundu [medyan 32,5 (IQR: 25,8) ve 15 (IQR: 18); p=0,035]. Benzer şekilde PRISM IV skoru da heparin grubunda sitrat grubuna göre daha yüksekti [medyan 33,5 (IQR: 12,8) ve 25 (IQR: 14,5); p<0,001]. Diyaliz öncesi laboratuvar değerlendirmesinde hemoglobin, pH, laktat, total kalsiyum, AST, ALT, PT, INR ve aPTT değerleri heparin grubunda; kreatinin ve üre değerleri ise sitrat grubunda daha yüksek saptandı. İlk set süresi sitrat grubunda heparin grubuna göre daha uzun bulundu [medyan 24 saat (IQR: 35,5) ve 17 saat (IQR: 15,5); p=0,031]. İlk setin pıhtı nedeniyle sonlanma oranı sitrat grubunda %9,7, heparin grubunda ise %73,5 olarak saptandı ve aradaki fark istatistiksel olarak anlamlıydı (p<0,001). SRRT sırasında kullanılan set sayısı heparin grubunda sitrat grubuna göre daha yüksek olmakla birlikte, bu fark istatistiksel olarak anlamlı değildi [medyan 4,5 (IQR: 4) ve 2 (IQR: 1,5); p=0,063]. Toplam SRRT süresi heparin grubunda medyan 54 saat (IQR:106,75), sitrat grubunda ise medyan 68 saat (IQR: 48) olarak saptandı ve gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulunmadı (p=0,713). SRRT süresince gelişen komplikasyonlar değerlendirildiğinde hiperkalsemi, hiponatremi, hipopotasemi ve metabolik asidoz sitrat grubunda daha sık izlendi. Trombositopeni ve INR bozukluğu ise heparin grubunda anlamlı olarak daha sık görüldü. Sitrat grubunda 11 hastada (%35,5) sitrat akümülasyonu saptandı; ancak bu durum nedeniyle set değişimi gereksinimi olmadı. Sonuç: Bölgesel sitrat antikoagülasyonu, sistemik heparin antikoagülasyonuna kıyasla ilk set ömrünü uzatmış ve pıhtılaşmaya bağlı set kaybını belirgin olarak azaltmıştır. Bununla birlikte sitrat grubunda elektrolit ve metabolik komplikasyonların daha sık görülmesi yakın laboratuvar izleminin önemini göstermektedir. Heparin grubunda ise trombositopeni ve INR bozukluğunun daha sık izlenmesi, özellikle kanama riski yüksek hastalarda antikoagülasyon seçiminin dikkatle yapılması gerektiğini düşündürmektedir. SRRT'de en uygun antikoagülasyon yöntemi, hastanın klinik durumu ve merkezin deneyimi dikkate alınarak hasta bazında belirlenmelidir.