Hipoksik iskemik ensefalopati(HİE) nedeniyle hipotermi uygulanan bebeklerin 12. ayda renal fonksiyonlarının değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ÜMRANİYE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BÜŞRA FATMA BEYTER ÖZEL
Danışman: İlke MUNGAN AKIN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Yenidoğan döneminde başlayan böbrek hasarının, uzun dönem böbrek fonksiyonları üzerine etkisinin öngörülmesi; bu hasta grubunun takip ve yönetimi hakkında önemli bilgiler sağlayabilir. Çalışmamızda, Hipoksik İskemik Ensefalopati (HİE) tanısı konmuş ve terapötik hipotermi (TH) tedavisi uygulanmış yenidoğanların doğumdan itibaren yenidoğan dönemi ve 12. ayda böbrek fonksiyonlarının değerlendirilmesini amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırma, tek merkezli, prospektif gözlemsel bir çalışma olarak Mart 2023- Mart 2024 tarihleri arasında SBÜ Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesi Riskli Bebek İzlem Polikliniği'nde gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya; 36 hafta ve sonrasında doğmuş, HIE tanısı almış ve TH uygulanmış bebekler dahil edilmiş olup, hastaların 1 yaş kontrolündeki boy, kilo, baş çevresi ölçümleri, sistolik ve diyastolik kan basınçları kaydedilmiş; hemogram, biyokimya ve spot idrar tetkikleri yapılmıştır. Renal ultrasonografi ve doppler ultrasonografi ile böbrek yapıları ve fonksiyonları detaylı olarak değerlendirilmiştir. Verilerin toplanmasında kullanılan "Katılımcı Bilgi Formu" ile hastaların demografik bilgileri, doğum ve postnatal süreçleri, yoğun bakım süreci, hipotansiyon ve inotrop ihtiyaçları gibi bilgiler retrospektif olarak kaydedilmiştir. Verilerin analizi SPSS 23.0 programı kullanılarak yapılmış, kategorik veriler için Ki kare testi ve Fisher exact testi, sürekli veriler için ise Mann-Whitney U testi uygulanmıştır. Tüm istatistiksel analizlerde p<0.05 anlamlılık düzeyi olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya toplam 41 hasta dahil edilmiştir. Bu hastaların %73,2'si erkek, %26,8'i kız, ortalama gestasyon haftası 39,2 ±1,7 hafta, doğum ağırlığı ortalama 3209,8±515,5 gram idi. Bebeklerin 1. Ve 5. dakika APGAR skorlarının ortanca değerleri sırası ile 5 ve 7 olarak bulundu. Kord kan gazı pH ortalaması 6,9±0,1, ix postnatal 1. saat pH ortalaması 7,15±0,1 olarak bulundu. Kan gazı BE ve HCO3 değerleri de postnatal 1. saatte istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde iyileşme göstermiştir. Laktat değerleri ise doğumda ortalama 10,2±3,9, postnatal 1. saatte 8,9±5,3 olarak tespit edilmiştir. İlk 24 saat içinde hipotansif olan hastaların %14,6'sında inotrop ihtiyacı doğmuş ve idrar çıkışı değerlendirildiğinde 3 hastada (%7,3) anüri saptanmıştır. Hastaların 24., 48., ve 72. saat kreatinin düzeyleri karşılaştırıldığında anlamlı farklar tespit edilmiştir. Akut böbrek hasarı tanısı alan hastalar ile almayanlar arasında yapılan karşılaştırmalarda, kord kan gazındaki BE değerleri, ilk 24 saatte hipotansiyon olması ve 1 yaş kontrollerindeki diyastolik kan basıncı persentil değerleri açısından anlamlı farklar bulunmuştur. Ayrıca hastaların 1 yaşında yapılan değerlendirmelerinde, baş çevresi persentilinde doğumdaki baş çevresine göre anlamlı bir azalma olduğu bulunmuştur (p<0,001). Sonuç: Çalışmamız, HİE nedeniyle TH uygulanan bebeklerde hem erken dönem hem de uzun vadeli böbrek fonksiyonlarının izlenmesi gerektiğini göstermektedir. Çalışma, bu hasta grubunda erken dönemde gelişen hipotansiyon ve inotrop ihtiyacının, böbrek fonksiyonları üzerinde olumsuz etkileri olabileceğini göstermektedir. Ayrıca, doğum sonrası ilk 24 saat içinde yapılan kan gazı analizlerinin, özellikle BE ve laktat düzeylerinin, ilerleyen dönemdeki böbrek hasarı ve genel sağlık durumu için önemli prediktif belirteçler olduğunu ortaya koymuştur.