Bir eğitim araştırma hastanesinde yoğun bakım ünitelerinde izlenirken nozokomiyal sepsis gelişmiş olan hastalarda enflamatuar belirteçlerin seyri ve hastalığın prognozuyla ilişkisinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR BOZYAKA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, ENFEKSİYON HASTALIKLARI VE KLİNİK MİKROBİYOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HİLAL KÜPELİ

Danışman: Şebnem ÇALIK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Çalışmamızda, yoğun bakımda nozokomiyal sepsis tanısı ile izlenen hastalarda enflamatuar göstergelerin seyri ve prognozu belirlemedeki değerinin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışma, 10 Mart 2022 ve 10 Aralık 2022 tarihleri arasında üçüncü basamak bir eğitim araştırma hastanesi yoğun bakım ünitelerinde nozokomiyal sepsis gelişen hastalar dahil edilerek prospektif olarak yürütülmüştür. Bu hastaların demografik verileri, eşlik eden hastalıkları, enfeksiyon odakları, ameliyat geçirme durumları, mekanik ventilasyon, üriner kateterizasyon, santral venöz kateterizasyon ve kapalı su altı drenajı gibi invaziv aletlerin kullanım durumları, yoğun bakıma kabul gerekçeleri, atak sayıları, Charlson Komorbidite İndeksleri ile tanı anındaki ve üçüncü gündeki SOFA skorları ile tanı anındaki ve 3,7,10 ve 14. günlerdeki rutin hemogram değerleri, CRP, prokalsitonin, D-dimer, albümin, ferritin ve INR düzeyleri ile 14 gün sonundaki sağ kalım durumları oluşturulan forma kaydedilmiştir. Verilerin analizi SPSS 24.0 paket programı aracılığıyla yapılmıştır. Sonuçlar %95 güven aralığında değerlendirilmiştir ve p<0.05 değerleri istatistiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışma süresince toplam 536 yoğun bakım hastası prospektif olarak izlenmiştir. Bu hastalardan 141' ine nozokomiyal sepsis tanısı konulmuştur, 395 hastanın ise başka tanılarla izlendiği belirlenmiştir. HIV pozitif olan 1 hasta, malignite sebebi ile kemoterapi alan ve buna bağlı nötropenisi olan 43 hasta; izlemde tetkikleri eksik olan 18 hasta çalışmadan çıkarılmıştır. Kalan 79 hastanın 19' u ise ilk 48 saat içerisinde öldüğünden çalışmadan çıkarılmıştır. Sonuç olarak; çalışma, 27'si (%45) erkek, 33'ü (%55) kadın olan 60 hasta ile yürütülmüştür. On dört günlük takibin sonunda hastaların ölüm oranı %26,7' dir. Hastaların 26' sı (%43,3) sepsis, 34'ü (%56,7) septik şok olarak değerlendirilmiştir. On dördüncü günün sonunda septik şoktaki hastalarda ölüm oranı%41.2 iken, sepsis tanısı alan hastalarda ölüm oranı %7.69 idir ve aradaki fark istatiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0.05). Pnömoni en sık saptanan enfeksiyon nedeni (%66,7) iken bunu intraabdominal enfeksiyonlar (%15) ve santral venöz katater ilişkili kan dolaşımı enfeksiyonları (%15) izlemektedir. En sık izole edilen mikroorganizmalar sırasıyla Klebsiella spp (%41), A. baumannii (%20.5) ve Pseudomonans spp. (%10.2) idir. Sıfırıncı gün ve üçüncü gün SOFA skorları ölen hastalarda yaşayan hastalara kıyasla anlamlı olarak yüksek bulunmuştur (p<0.05). Aynı zamanda SOFA skorunda yer alan trombosit sayısı tek başına değerlendirildiğinde, sıfırıncı ve 3. gün değerleri ölen hastalarda anlamlı düşük bulunmuştur (p<0.05). Yedinci gün prokalsitonin değerleri ölen hastalarda istatiksel olarak daha yüksektir (p<0.05). Hastaların yedinci gün prokalsitonin değerlerinin tanı anındaki prokalsitonin değerine göre değişimi incelendiğinde ise başlangıç değerinden %80' den az düşüş gösteren hastalarda ölüm oranı anlamlı olarak yüksek bulunmuştur (p<0.05). Ölen hastalarda 7. ve 10. günlerdeki monosit sayıları ve albümin düzeyleri sağ kalanlara kıyasla anlamlı olarak düşük bulunmuştur (p<0.05). Ölen hastalarda 0, 7 ve 10. gün D-dimer değerleri ile 3. gün INR değerleri anlamlı yüksek bulunmuştur (p<0.05). Sonuç: Nozokomiyal sepsis ile izlenen hastalarda; SOFA skorunun, prokalsitonin, monosit, trombosit, D-dimer ve INR değerlerinin seri ölçümleri hastaların mortalitesini ön görmede klinisyene yardımcı olabilir. SOFA skoru, trombosit sayıları ve INR değerleri hastalığın başlangıcında mortaliteyi göstermede daha etkili iken, D-dimer erken ve geç dönemde mortaliteyi öngörmede kullanılabilir. Albümin ve monosit değerleri geç dönemde mortaliteyi öngörmede fayda sağlayabilir. Yedinci gündeki prokalsitonin değerinde başlangıca göre %80' den fazla düşüş olup olmaması, mortaliteyi belirleme açısından etkili bir parametre olarak kullanılabilir.