Timpanoplasti hastalarında platelet rich plasma (PRP) kullanımının perforasyon kapanma oranlarına etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, KULAK BURUN BOĞAZ VE BAŞ-BOYUN CERRAHİSİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: EBUBEKİR TOPRAK

Danışman: Özlem ÜNSAL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Platelet rich plasma (PRP) tam kandan elde edilen, trombosit konsantrasyonu ile zenginleştirilmiş bir otolog plazma preparasyonudur. İçerdiği yüksek trombosit konsantrasyonu ve fizyolojik seviyenin üstündeki büyüme faktörleri nedeniyle düşük iyileşme potansiyeline sahip dokularda onarımı destekleyen rejeneratif bir uyarı sağlamak için tıbbın çeşitli alanlarında kullanılmaktadır. Bu çalışmada, elde edilmesi ve uygulanması kolay ve maliyeti düşük olan PRP'nin timpanoplasti yapılan kronik otitis medialı hastalarda intraoperatif olarak kullanımının greft tutma başarısı ve odyolojik sonuçlar üzerine etkisi araştırıldı. Yöntem: Basit randomizasyon ile oluşturulan çalışma grubundaki hastalarda operasyon sırasında, otolog PRP emdirilmiş spongostanlar hem orta kulağa hem de greftin lateraline yerleştirildi. Kontrol grubundaki hastalarda ise spongostanlar kuru olarak, herhangi bir ürünle muamele edilmeden aynı lokalzasyonlara yerleştirildi. Tüm hastalar aralıklı olarak kontrol edildi. Postoperatif 2. ay kontrolünde çalışma ve kontrol gruplarındaki kulaklarda greftin güncel durumu kaydedilip tüm hastalar odyometrik olarak değerlendirildi. Sonuçlar istatistiksel olarak kıyaslandı. Bulgular: Çalışmaya toplam 48 hasta (27 kadın, 21 erkek) hasta dahil edildi. Cerrahi sahaya intraoperatif PRP'li spongostan yerleştirilen 24 hasta çalışma grubuna, PRP uygulanmayan 24 hasta kontrol grubuna alındı. Postoperatif 2. ay kontrolünde çalışma grubunda 22 hastada (%91,6) greftin intakt olduğu, kontrol grubunda ise 17 hastada (%70.8) timpanik membrandaki perforasyonun kapanmış olduğu gözlendi. Niceliksel olarak çalışma grubunda kontrol grubu ile kıyaslandığında daha yüksek greft başarısı sağlanmış olsa da aralarında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (p=0,068). Bununla beraber, odyometrik değerlendirme sonuçları, hava-kemik yolu aralığının çalışma grubundaki hastalarda (10.67±7,90 dB) kontrol grubuna (12,34± 0,71dB) kıyasla istatistiksel olarak anlamlı miktarda azaldığını gösterdi (p=0,002). Sonuçlar: Bu çalışmada PRP uygulanan hastalarda işitme kazancı kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek iken, greftin tutma oranı daha yüksek olsa da iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmedi. Örneklem sayısının arttırıldığı cohortlar farklı sonuçlar gösterebileceğinden literatüre katkı sağlayacaktır.