Primer total kalça artroplastisinde periferik self locking dizaynlı asetabular cup kullanımında polar gap oluşumunun klinik ve radyolojik sonuçlara etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: YENER SOLAK

Danışman: Ferdi DIRVAR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışma, primer total kalça artroplastisi (TKA) uygulamalarında periferik self-locking (PSL) dizaynlı asetabular komponent kullanımında oluşabilecek polar gap varlığının klinik ve radyolojik sonuçlara etkilerini değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu kapsamda, PSL dizayna sahip kaplarda press-fit tekniğiyle implant yerleştirilmesi sırasında oluşabilecek boşluğun (polar gap) osteointegrasyon, asetabular osteoliz, aseptik gevşeme ve periasetabular kırık gelişimi üzerine olası etkileri incelenmiştir. Gereç ve yöntem: Çalışmaya 2018–2023 yılları arasında primer koksartroz tanısı ile Stryker Trident PSL asetabular komponent ve Accolade II femoral stem kullanılarak TKA uygulanan 135 hasta dahil edilmiştir. Tüm olgularda sementsiz press-fit tekniği ve hardinge insizyonu kullanılmış, yüzey olarak seramik-seramik veya seramikpolietilen liner kombinasyonları tercih edilmiştir. Hastalar polar gap varlığına göre iki gruba ayrılarak ameliyat öncesi ve ameliyat sonrası Harris Kalça Skorları, asetabular osteoliz, aseptik gevşeme, kırık gelişimi ve revizyon cerrahisi gereksinimi parametreleri bakımından karşılaştırılmıştır. Radyolojik değerlendirmeler DeLee- Charnley zonları ve Callaghan'ın radyolojik izleme parametreleri esas alınarak yapılmıştır. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen olguların %51,1'inde polar gap saptanmıştır. Polar gap olmayan olgularda harris kalça skoru 53,83 ten 83,45'e yükselirken polar gap olan olgularda 57,03 ten 81,54'e yükselmiştir. Her iki grupta belirgin klinik iyileşme olmakla beraber iki grup arasında istatistiksel anlamlı fark mevcut değildi. Kırık x gelişimi polar gap bulunan hastalarda anlamlı düzeyde yüksek saptanmıştır (p<0,05). Asetabular osteoliz ve aseptik gevşeme oranları polar gap varlığıyla ilişkili bulunmamıştır. Ayrıca asetabular osteoliz saptanan olgularda revizyon cerrahisi ve aseptik gevşeme oranları anlamlı düzeyde yüksek bulunmuştur (p<0,05). Sonuç: PSL dizaynlı asetabular kap kullanımında oluşan polar gap, kısa dönem klinik sonuçları olumsuz etkilememekle birlikte, implant stabilitesini teorik olarak zayıflatabilecek bir unsur olarak değerlendirilmektedir. Çalışmamızda PSL tasarımlı asetabular komponentlerle yapılan TKA hastalarında polar gap varlığı, ameliyat sonrası Harris Kalça Skoru, aseptik gevşeme, revizyon gereksinimi ve osteoliz gelişimi üzerinde anlamlı bir olumsuz etki göstermemiş ancak polar gap oluşumunu azaltmak amacıyla fazladan çakma kuvveti uygulamak durumunda kalmanın periasetabular kırık oluşumunu artırdığı görülmüştür. Elde edilen bulgular, PSL dizaynlı asetabular komponentlerde polar gap bırakmanın klinik ve radyolojik sonuçları kötü etkilemediğini göstermektedir.