Yenidoğan yoğun bakım ünitesinde takip edilen prematüre bebeklerde morbidite ve mortalitenin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ETLİK ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: CANSU ALTINÖZ

Danışman: Ayşen Sumru KAVURT

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

ÖZET Giriş: Prematüre doğum, neonatal mortalite ve morbiditenin başlıca nedenlerinden biridir. Yenidoğan yoğun bakım ünitelerinin teknolojik olanakların gelişmesi, deneyimli ekiplerin oluşturulması ve daha az invaziv tedavilerinin uygulanmaya başlanmasıyla, özellikle aşırı düşük doğum ağırlıklı prematürelerin sağkalım oranları ülkemizde belirgin olarak artmıştır. Amaç: Bu çalışmada kliniğimizde izlenen 22-32 gebelik haftasında doğan prematüre bebeklerde neonatal morbidite ve mortalite oranlarının belirlenmesi ve bu sonuçlar üzerine etkili başlıca risk faktörlerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif çalışmada, 01.07.2023-01.07.2025 tarihleri arasında Ankara Etlik Şehir Hastanesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesi'nde izlenen, gebelik yaşı 22-32 hafta arasında olan 600 prematüre bebek incelendi. Olguların demografik özellikleri, prenatal, natal ve postnatal verileri, uygulanan tedaviler ve neonatal morbiditeler; hasta dosyaları ve hastane kayıt sistemi üzerinden değerlendirildi. Morbidite ve mortalite oranları ile bu sonuçlara etki eden risk faktörleri analiz edildi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 600 prematüre bebeğin ortanca gebelik haftası 30 (22-32) hafta, ortanca doğum ağırlığı 1269 g (440-2577) olarak saptandı; olguların önemli bir kısmını çok düşük doğum ağırlıklı ve <28 hafta doğan prematüreler oluşturdu. Hastaların %62,8'inde RDS gelişmiş, %57,6'sında invaziv mekanik ventilasyon gereksinimi olmuş ve PDA görülme sıklığı %50,3 olarak belirlenmiştir. Ciddi NEK %5,2, İVK %25,3 ve BPD %17,4 oranında saptanmış olup orta-ağır BPD oranı %10,2 bulunmuştur. Prematüre retinopatisi tüm olgular içinde %33 oranında görülmüş olup %5,3'ünde tedavi gereksinimi gelişmiştir. Genel sağkalım oranı %84,3 olup mortalitenin özellikle daha düşük gebelik haftası ve doğum ağırlığına sahip bebeklerde belirgin olarak arttığı izlenmiştir. Sonuç: Düşük doğum ağırlığı ve düşük gebelik haftasına sahip bebeklerde morbidite oranları önemli bir klinik sorun olmaya devam etmektedir. Uygun izlem eşliğinde oksijen tedavisinin uygulanması, antenatal ve neonatal bakımın iyileştirilmesi ve sepsis kontrolünün sağlanması, neonatal morbiditelerin sıklığının azaltılmasına katkı sağlayabilir. Bu nedenle yenidoğan bakımına ilişkin standartların düzenli olarak izlenmesi ve kalite iyileştirme uygulamalarının yaygınlaştırılması, Türkiye'deki yenidoğan yoğun bakım ünitelerinde sonuçların iyileştirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Anahtar Kelimeler: Prematürite, çok düşük doğum ağırlığı, neonatal morbidite, mortalite, bronkopulmoner displazi