Yapısal kalp hastalığı olmayan atriyal fibrilasyon hastaları ile normal popülasyonun idrar katekolaminlerinin karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, BURSA YÜKSEK İHTİSAS SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÇAĞLAR KOÇ
Danışman: Mehmet DEMİR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:GİRİŞ VE AMAÇ: Bu çalışmada yapısal kalp hastalığı olmayan atriyal fibrilasyon (AF) hastaları ile normal popülasyonun sempatik sinir sistemi aktivitesinin idrardaki metanefrin düzeyleri üzerinden karşılaştırılması amaçlandı. MATERYAL VE METOD: Çalışmamız 18 ile 75 yaş arasında, kardiyoloji polikliniğimizde çalışma öncesindeki rutin tetkikleri sonucunda yapısal kalp hastalığı olmadan AF'si tespit edilen 40 hasta gönüllü ve rutin tetkikleri sonucunda patoloji saptanmayan 40 sağlıklı kontrol grubu ile yapıldı. Yapısal kalp hastalığı olanlar dışında hipertansiyon, aktif enfeksiyon, herhangi bir tiroid hastalığı yada feokromasitoma gibi endokrin hastalığı olanlar çalışmaya alınmadı. Çalışmaya alınan iki grup arasında laboratuvar parametreleri, demografik özellikler ve 24 saatlik idrarda metanefrin düzeyleri karşılaştırıldı. BULGULAR: AF grubunda idrarda metanefrin değeri anlamlı düzeyde yüksek saptandı (AF grubu 97.50±17.19 µgr/gün vs Kontrol grubu 74.27±15.55 µgr/gün; p<0,001). AF grubunun vücut kitle indeksi (VKI), kontrol grubuna göre anlamlı olarak yüksek saptandı (AF grubu 27.26±2.97 kg/m2 vs Kontrol grubu 24.05±2.24 kg/m2; p<0,001). Çok değişkenli lineer regresyon analizinde VKI (Beta: 0.266, p=0,02) ve idrarda metanefrin düzeyinin (Beta: 0.522, p=0.002) bağımsız risk faktörleri olduğu saptandı. ROC analizine göre idrar metanefrin değeri (AUC=0.834, p<0.001) ve VKİ'nin (AUC=0.803, p<0.001) AF gelişimini öngördüğü saptandı. 30 paroksimal ve 10 persistan AF hastası non parametrik testler ile karşılaştırıldığında VKİ(p=0,014) ve idrarda metanefrin düzeyi(p=0,002) açısından persistan AF grubunda anlamlı düzeyde yükseklik saptandı. SONUÇ: Çalışmamızda yapısal kalp hastalığı olmayan AF hastalarında idrarda metanefrin düzeyinin AF'si olmayanlara göre daha yüksek olduğu ve metanefrin değerlerinin AF gelişimini öngördüğü saptanmıştır. Bu sonuç otonom sinir sistemi aktivitesinin AF fizyopatolojisinde rol oynadığını göstermektedir. AF grubunda VKİ değerlerinin daha yüksek oluşu literatürdeki diğer çalışmalarla uyumlu olup, obezitenin AF için bağımsız bir risk faktörü olduğu gösterilmiştir. Anahtar kelimeler: Atriyal fibrilasyon, metanefrin, VKİ