İmplant çevresi kapsül oluşumuna ekstrakorporeal şok dalgası tedavisinin etkileri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAŞAKŞEHİR ÇAM VE SAKURA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, PLASTİK REKONSTRÜKTİF VE ESTETİK CERRAHİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: KURTULUŞ ÖZ

Danışman: Perçin CAŞKAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Plastik cerrahide silikon bazlı implantlar hem estetik hem de rekonstrüksiyon amaçlı sıkça kullanılmaktadır. Birçok alanda önemli amaçlarla kullanılan bu materyallerle ilgili en önemli çekince yabancı madde olmalarıdır. Vücutta kullanan ve yerleştirilen tüm yabancı maddelerde enfeksiyon, materyalin dışa çıkması, şekil bozuklukları ve ağrı ortak yan etkilerdendir. Silikon bazlı implantlarda ise uzun dönemde en sık görülen yan etkilerden birisi implant çevresinde kapsül oluşumudur. Kapsül kontraktürünü engelleme ve tedavi etmeye yönelik tüm çalışmalara rağmen kapsül oluşumu engelleyen veya oluşmuş kapsülü tedavi eden kanıtlamış kesin bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır. Ekstrakorporeal şok dalga tedavisi olarak adlandırılan ultrason bazlı ses dalgalarının üretilmesi ve bunun hedef dokular üzerine uygulanması uzun yıllardır araştırılmakta ve belirli alanlarda güncel tıp uygulamalarına girmektedir. Bu tedavinin asıl mekanizmasının vücuttaki yangı cevabını düzenleyerek kronik iltihabi durumların seyrini değiştirmesine bağlı olduğu düşünülmüştür. Bu çalışmalardan hareketle vücut içerisine yerleştirilen implantların en önemli uzun dönem sorunlarından olan kapsül oluşumu ve buna bağlı sorunların hafifletilmesinde kullanılabileceği akla gelmiştir. Tüm bu geçmiş çalışmalardan hareketle bu çalışmamızda düz, pürüzlü ve kontrol grupları oluşturarak tüm bu implant çeşitlerinin çevresinde oluşan kapsüle etkilerini ortaya koyma amacındayız. Gereç ve Yöntem: Bilgisayar kontrollü randomizasyon yöntemiyle ilk grup yedi diğer gruplar sekizer denek olmak üzere ratlar dört gruba ayrıldı. Tüm gruplardaki ratların dorsal cilt bölgesinde insizyonlar yapılarak 1. ve 2. Gruptaki ratlara pürüzlü yüzeyli, 3. ve 4. gruptaki ratlara düz yüzeyli implantlar yerleştirildi. 2. ve 4. gruptaki ratlar belirlenen gün ve dozlarda ekstrakorporeal dalga tedavisi alırken 1. ve 3. Gruptaki ratlar kontrol grubu olarak belirlendi. Deneyin 6.haftasında tüm ratlar sakrifiye edilerek rat dorsal cildi kapsül dokusuyla spesimen olarak alındı ve biyokimyasal parametreler için intrakardiyak tam kan örneği elde edildi. Alınan örnekler biyokimyasal ve histopatolojik incelemelere tabi tutuldu. Bulgular: Histopatolojik bulgular incelendiğinde gevşek dizilimli bağ doku oranlarının pürüzlü yüzeyli implant yerleştirilen deney grubunda yüksek olduğu gözlendi. (p=0.013)Buna ek olarak dens bağ doku oranı pürüzlü yüzeyli implant yerleştirilen ve şok tedavisi uygulanan grupta kontrol gruplarına göre anlamlı ölçüde yüksek bulundu. (p= 0.0124) Diğer histopatolojik parametreler arası anlamlı fark bulunmadı. Biyokimyasal parametreler göz önüne alındığında serum TNF-α, MMP-9, ve TGF-β, düzeyleri açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı (sırasıyla p=0.0210, p=0.0019 ve p=0.0001). Diğer parametreler açısından anlamlı farka rastlanmadı. Sonuç: Ekstrakorporeal şok dalgası tedavisi doku remodellingini gösteren fibrozis belirteçleri ve inflamasyonun erken dönem markerları üzerinde etkindir. Fibrozis ve inflamasyon üzerine etki ederek doku yeniden şekillenmesinde rol oynar. Anahtar Kelimeler: Ekstrakorporeal şok dalga tedavisi, Kapsül kontraktürü, Meme implantı, Silikon implant