Karma belirtili olan ve olmayan majör depresif bozukluk hastalarında erken dönem uyum bozucu şemalar, duygu düzenleme güçlüğü ve çocukluk çağı travmaları arasındaki ilişki
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, BURSA YÜKSEK İHTİSAS SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MELİKE ÖZAYDIN
Danışman: Sinay ÖNEN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Karma belirtili depresyon bipolar bozukluğa dönüşme riski taşıyan, sık ve şiddetli ataklarla seyreden, eş tanılarının sık eşlik ettiği, artmış intihar riski ve tedavide çeşitli zorluklara neden olabilen bir depresyon alt tipi olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sebeple tanı ve tedavi süreçleri için karma olmayan depresyon hastalarından ayrımı önem taşımaktadır. Erken dönem uyum bozucu şemalar, duygu düzenleme güçlükleri ve çocukluk çağı travmalarının depresyon dahil çeşitli psikopatolojilerle ilişkili olduğu bilinmektedir. Bu çalışmada çocukluk çağı travmalarının, erken dönem uyum bozucu şemaların ve duygu düzenleme güçlüğünün karma belirtiler ile ilişkinin araştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Araştırmamıza DSM-5 kriterlerine göre unipolar MDB tanılı 116 hasta dahil edilmiştir. Hastalar Hipomani Soru Listesi-32 (HSL-32) ölçeği uygulanarak karma belirtili olan ve olmayan şeklinde gruplandırılmıştır. Her iki gruba da Hamilton Depresyon Derecelendirme ölçeği (HAM-D), Young Şema Ölçeği Kısa Form 3 (YŞÖ-KF3), Çocukluk Çağı Travmaları Ölçeği (ÇÇTÖ), Duygu Düzenleme Güçlüğü Ölçeği (DDGÖ) uygulanmıştır. Bulgular: Karma belirtili depresyon hastalarında intihar amaçlı olmayan kendine zarar verici davranış oranının karma belirti göstermeyen depresyon grubundan daha yüksek olduğu bulunmuştur (p=0,001). Depresyon atak sayısı, intihar girişimi sayısı ve yöntemi, suça karışma öyküsü ve birinci derece yakınlarında intihar girişimi öyküsü açısından gruplar arasında anlamlı farklılık olmadığı görülmüştür (p>0,05). YŞÖ alt ölçeklerinden karamsarlık (p=0,011), onay arayıcılık (p=0,041), ayrıcalık/yetersiz özdenetim (p=0,032) ve yüksek standartlar (p=0,005) alt ölçek puanlarının karma belirtili depresyonda daha yüksek olduğu saptanmıştır. İki grup DDGÖ ve HAM-D toplam puanları açısından benzer bulunmuştur (p>0,05). ÇÇTÖ toplam ve tüm alt ölçek puanlarının karma belirtili depresyon grubunda daha yüksek olduğu saptanmıştır (p 0,05) Sonuç: Çalışmamızda karma belirtili depresyon hastalarında intihar amaçlı olmayan kendine zarar verici davranışların, karamsarlık, onay arayıcılık, ayrıcalık/yetersiz özdenetim ve yüksek standartlar şemalarının ve çocukluk çağı travmalarının karma belirtili olmayan depresyon hastalarına göre daha fazla olduğu bulunmuştur. Depresyonda karma belirtilerin özellikle karamsarlık, ayrıcalık/yetersiz özdenetim, yüksek standartlar şemaları ile çocukluk çağı travmalarından duygusal istismar ve fiziksel ihmal ile ilişkili olduğu saptanmıştır. Karma belirtili depresyonun, bipolar bozukluğa daha yakın bir bozukluk olduğu göz önüne alındığında karamsarlık, onay arayıcılık, ayrıcalık/yetersiz özdenetim ve yüksek standartlar şemaları ile çocukluk çağı travmalarının bipolarite riski ile daha fazla bağlantılı olduğu düşünülebilir. Karma belirtili depresyonun tanınmasında ve tedavisinde intihar amaçlı olmayan kendine zarar verici davranışlar, erken dönem uyum bozucu şemalar ve çocukluk çağı travmaları tedavide odaklanılması gereken yeni hedefler olarak öne çıkabilir. Anahtar Kelimeler : majör depresyon, karma belirtiler, erken dönem uyum bozucu şemalar, duygu düzenleme güçlüğü, çocukluk çağı travmaları