Antrasiklin grubu kemoterapotik alan kemik sarkomlu hastalardaki kardiyotoksisiteyi etkileyen faktörler
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SERAY TEPELİ AYDIN
Danışman: Neriman SARI
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Kemik tümörleri, pediatrik yaş grubunda nadir görülen tümörler arasında olup sağ kalım oranları erişkine kıyasla çok daha yüksektir. Antrasiklinler, kemik tümörlerinin tedavi protokollerinde önemli bir yer tutmakta olup kardiyotoksisite, bu ilaçların iyi bilinen bir yan etkisidir. Çalışmamızda, antrasiklin kardiyotoksisitesini etkileyebilecek faktörleri ve kardiyotoksisiteyi saptamada kardiyak manyetik rezonans (CMR) görüntülemenin yerini değerlendirdik. Gereç ve Yöntem: Merkezimizde 1991-2024 yılları arasında doxorubisin içeren kemoterapi protokolleri almış olan 0-25 yaş aralığındaki 208 kemik sarkomlu hastanın dosyaları ve EKO bulguları retrospektif olarak incelendi. Hastaların cinsiyeti, tanısı, tanı yaşı, primer lezyon yeri, prematürite öyküsü, daha önce pnömoni ve/veya miyokardit geçirme öyküsü, covid-19 geçirme öyküsü, metastaz varlığı ve varsa yeri, hastalığın risk grubu, hastaya uygulanan kemoterapi protokolü ve bu protokole ait aldığı ilaçların kümülatif dozları, hastanın aldığı toplam eritrosit transfüzyon sayısı, ferritin düzeyi, radyoterapi dozu kaydedildi. Tedavi sonrası CMR görüntüleri de olan 31 hastanın CMR verileri tedavi sonrası ekokardiyografi verileri ile kıyaslandı. Bulgular: Tedavi sonrası ortanca 20 aylık izlemde 15 hastada kardiyotoksisite geliştiği görüldü. Hastaların tedavi öncesi ve sonrası EF(%) ortalaması 68.51±4.68, ve 64.99±6.89 olarak (z=5.039,p<0.001), tedavi öncesi ve sonrası LVDd ortalaması 38.31±5.72mm ve 40.54±5.81mm olarak saptandı(z=2.794,p=0.005). Kemoterapiye bağlı LVEF değerlerinde %60'ın altına düşme riskleri incelendiğinde myokardit öyküsü olanlarda bu riskin 10.9 kat(p=0.004), eritrosit transfüzyon sayısının ise 1.1 kat arttırdığı görüldü(p=0.018). Kemoterapiye bağlı LVEF değerlerinde yaşa göre sistolik disfonksiyon sınırının altına düşme riskleri incelendiğinde ise uygulanan kemoterapi protokolü dışında (HR:4.16, p=0,044) risk faktörü saptanmadı. Kardiyotoksisiteyi saptamada tedavi sonrası bakılan EKO'da duyarlılık %53.33, seçicilik %100.00, pozitif tahmin değeri %100.00, negatif tahmin değeri %96.39 olarak, CMR için duyarlılık %100.00, seçicilik %100.00, PPV %100.00, NPV %100.00 olarak bulundu. Sonuç: Çalışmamız doksorubisin uygulanan hastalarda tedavi sonrasında ekokardiyografi bulgularına göre LVEF değerlerinde anlamlı düşüşlerin olduğunu göstermektedir. Bu kardiyotoksisiteyi tanımada CMR görüntülemenin duyarlılık ve seçiciliği, ekokardiyografiye göre anlamlı ölçüde yüksek saptanmıştır. Eritrosit transfüzyon sayısındaki artış ve geçmişte myokardit öküsü olması, tedavi sonrası LVEF'nin %60'ın altına düşüşünde etkili bulunmuştur.