Genç erişkinlerde akut iskemik inme'nin epidemiyolojisi ve klinik özelliklerinin analizi: 5 yıllık geriye dönük inceleme
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HASEKİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: KADİR ASLAN
Danışman: Özgür SÖĞÜT
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: İnme, Avrupa'da ikinci önde gelen ölüm nedeni ve erişkinlerde engelliliğinin birinci nedeni olan önemli bir sağlık, sosyal ve ekonomik sorundur. İnme her yaşta görülebilen bir hastalıktır. İnmelerin yaklaşık %75'inin 65 yaş üstü hastaları etkilediği tahmin edilmesine rağmen, son on yılda yapılan çalışmalar 55 yaş altındaki yetişkinlerde inme insidansının artacağı konusunda uyarılar yapmaktadır. Bu nedenle, retrospektif olarak planlanana bu çalışma Türkiye'nin nüfus bakımından en yoğun Metropolü olan İstanbul şehrinde hastanemize başvuran genç erişkinlerde hastane veri tabanını kullanarak cinsiyet ve yaş grubuna göre hastane içi iskemik inme insidansını, ilişkili komorbiditeleri ve risk faktörleri ortaya koymayı amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Retrospektif, gözlemsel, kesitsel ve tek merkezli bu çalışmaya 01 Ocak 2020 ve 31 Aralık 2024 tarihlerini kapsayan 5 yıllık bir dönemde acil serviste klinik ve radyolojik görüntüleme yöntemleri ile ani gelişmiş ve 24 saatten uzun süren, fokal veya global serebral bozukluğu olan ve akut iskemik inme tanısı ile hastaneye yatırılan genç erişkin (18-50 yaş) 140 hasta dahil edildi. Hastane otomasyon sistemi ve arşivlerinden, akut inme tanısı konulan ve hastaneye yatırılan tüm hastalarla ilgili bilgiler taranak genç erişkin iskemik inme tanısı konulan uygun hastalar çalışmamaya alındı. Genç iskemik inme tanısı konulan hastalar 18-35 ve 36-50 yaş grubu olmak üzere iki yaş grubuna ayrıldı. Gruplar arasında cinsiyet, etyoloji, ateroskleroz risk faktörleri, sağkalım, komplikasyonlar ve iskemik inme alt grupları karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmaya 53'ü kadın (%37,9) ve 87'si erkek (%62,1)olmak üzere toplamda 140 hastadan oluşan bir kohort dahil edildi. Hastaların yaşları 19 ile 50 yıl arasında değişmekte olup, ortalama yaş 43,7 ± 7,1 yıl, medyan yaş 46,0 yıl olarak saptandı. Hastaların %25,7'si sigara, %2,1'i alkol ve %2,1'i madde kullanmakta idi.En sık görülen eşlik eden kronik hastalık arteriyel hipertansiyon olup, %42,1 (n = 59) oranında saptandı. Bunu sırasıyla diabetes mellitus (%34,3; n = 48), dislipidemi (%19,3; n = 27), koroner arter hastalığı (%19,3; n = 22) ve atrial fibrilasyon (%6,4; n = 9) izledi. Semptomlar değerlendirildiğinde, en sık bildirilen bulgunun laterizan motor defisit (%75,0) olduğu, bunu konuşma bozukluğu (%47,9), baş dönmesi (%22,1), baş ağrısı (%15,0) ve görme bozukluğu (%14,3) izledi. Bilgisayarlı beyin tomografisi (BBT) sonuçlarına göre 71 hastada (%50,7) patolojik bulgu saptanmazken, 69 hastada (%49,3) iskemik lezyon tespit edildi. Difüzyon ağırlıklı manyetik rezonans görüntüleme (dMRG) bulgularına göre ise 120 hastada (%85,7) iskemik lezyon saptanırken, 20 hastada (%14,3) MR bulguları normal olarak değerlendirildi. Tedavi yaklaşımları incelendiğinde, 111 hastaya (%79,3) konservatif tedavi, 16 hastaya (%11,4) intravenöz trombolitik tedavi ve 24 hastaya (%17,1) mekanik trombektomi uygulandığı görüldü. Yaş grupları (≤35 ve >35) arasında yapılan karşılaştırmalarda, cinsiyet dağılımı sigara, alkol ve madde kullanımı oranları açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı. Buna karşın, ≤35 yaş grubu hastalarla karşılaştırıldığında >35 yaş grubu hastalarda diyabet ve dislipidemi oranları anlamlı düzeyde daha yüksek bulundu (p=0,05 ve p=0,018, sırasıyla). Benzer şekilde, ≤35 yaş grubu hastalarla karşılaştırıldığında >35 yaş grubu hastalarda sistolik kan basıncı, kreatinin ve açlık kan şekeri düzeyleri anlamlı yüksek olduğu saptandı (p 35 yaş grubu hastalarda metabolik sendrom bileşenlerinin artışıyla birlikte aterosklerotik mekanizmaların baskın hale geldiği, buna karşın daha genç ≤35 yaş erişkinlerde diseksiyon, vaskülit veya trombofili gibi non aterosklerotik nedenlerin daha sık görüldüğü belirlenmiştir. Ayrıca, kriptojenik (nedeni bilinmeyen) inmelerin yüksek oranda (%37,9) saptanması, bu yaş grubunda ileri düzey kardiyak, vasküler ve genetik incelemelerin gerekliliğini vurgulamaktadır. Bu sonuçlara göre, genç iskemik inme hastalarında en sık etiyolojik alt grup nedeni bilinmeyen inme olup, bunu büyük arter aterosklerozu ve küçük arter oklüzyonu izlemektedir. Kardiyoembolik nedenler ise genç yaş grubunda daha düşük oranda görülmektedir. Anahtar Kelimeler: İskemik inme, genç erişkin, insidans, epidemiyoloji, risk faktörleri