Endometriumun atipisiz hiperplazisi, atipili hiperplazisi (EIN) ve endometroid karsinomunda arıd1a, ARHGAP35, β-katenin ve PAX2'nin immünfenotipik ekspresyonlarının ayırıcı tanıya katkısının araştırılması ve klinikopatolojik parametreler ile ilişkisinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ZAHRA GHAHRI SAREMI

Danışman: Cem LEBLEBİCİ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Endometrium kanseri gelişmiş ülkelerde en sık görülen jinekolojik kanserdir. Dünyada insidansı artmaktadır. Atipili endometrial hiperplazi (AEH) endometrial endometroid karsinomun (EEK) öncü lezyonu olarak tanımlanmıştır. Tümörün biyolojik davranışını etkileyen çok sayıda prognostik faktör mevcuttur. Atipisiz hiperplazi (ASH) ve atipili hiperplaziyi, ayrıca AEH ve EEK'yı birbirinden ayırt etme konusunda patologlar arasında uyum iyi değildir. Endometrial karsinomun öncül lezyonlarda PAX2 ve ARID1A ekspresyonunu araştıran çalışmalarda endometrial malign transformasyonda fonksiyon kaybının meydana geldiğini gösteren veriler mevcuttur. Çalışmamızda endometriumun ASH, AEH ve düşük dereceli EEK'sında ARID1A, ARHGAP35, Beta-katenin ve PAX2'nin immünfenotipik ekspresyonlarının ayırıcı tanıya katkısını ve EEK olgularında bu belirteçlerin diğer histopatolojik ve klinik prognostik parametreler ile ilişkisini araştırmak amaçlanmıştır. Gereç ve yöntem: İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Patoloji Bölümü'nde 2016-2021 yılları arasında, endometrial küretaj ve rezeksiyon materyallerinden Grup 1 için 25 olgu (ASH), Grup 2 için 30 olgu (AEH), Grup 3 için 41 olgu (EEK) araştırmaya alındı. Histopatolojik olarak tümör derecesi, patolojik evre, vasküler invazyon gibi prognostik ve prediktif parametreler tekrar değerlendirildi. Seçilen parafin bloklara immunhistokimyasal yöntemle ARID1A, ARHGAP35, Beta-Katenin ve PAX2 uygulandı. Bulgular: AEH grubunda PAX2 nükleer ekspresyon kaybının oranı, ASH grubundan anlamlı (p < 0.05) olarak daha yüksekti. EEK grubunda ARID1A nükleer ekspresyon kaybının oranı ASH ve AEH gruplarından anlamlı (p < 0.05) olarak daha yüksekti. Beta-katenin nükleer ekspresyonu üç grubumuz arasında herhangi bir ayrım yapmamakla birlikte skuamöz metaplazi olan grupta anlamlı olarak yüksekti (p < 0.05). ARHGAP35 sitoplazmik ekspresyonu sırasıyla ASH, AEH ve EEK olgularında maligniteye gidiş ile birlikte azalmaktaydı (p < 0.05). Sonuç: Rutin pratikte morfoloji altın standart olmakla birlikte ASH ve AEH ayrımında PAX2 ekspresyon kaybı değerlidir. ARID1A ekspresyon kaybı hemen her zaman EK olgularında izlendiği için bu tip olgularda okült karsinom varlığının araştırılmasının önemli olduğunu düşünmekteyiz. Beta-katenin'in nükleer ekspresyonun ASH/AEH/EEK'yı birbirinden ayırt etmediğini, sadece skuamöz metaplazi (morüler metaplazi) ile ilişkili olduğunu saptadık. ARHGAP35 ekspresyon kaybının atipisiz hiperplaziden maligniteye transformasyon sürecini göstermekte olduğunu ve kaybın EK ihtimalini kuvvetlendirdiğini düşünmekteyiz. Geniş serilerde kapsamlı olarak bu işaretleyicilerin değerlendirilmesi prognostik/prediktif değerlerini daha iyi ortaya koyacaktır. Anahtar Kelimeler: Endometrial Karsinom, , endometrioid karsinom, ARID1A, ARHGAP35, Beta-katenin, PAX2