Aile hekimliği polikliniğine başvuran 18-49 yaş arası kadınların korunma yöntemleri konusunda bilgi düzeyi ve davranışlarının değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY DR. SADİ KONUK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYBÜKE ALAN BORAZAN

Danışman: Şükrü YILDIZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Aile planlaması, kadın sağlığı ve toplumsal kalkınma açısından kritik bir halk sağlığı hizmetidir. Dünya genelinde istenmeyen gebelik oranlarının yüksekliği, bu alandaki hizmetlerin yetersizliğini ortaya koymaktadır. Türkiye'de modern yöntemlerin kullanım oranı son yıllarda düşüş göstermekte ve karşılanmamış aile planlaması ihtiyacı artmaktadır. Bu çalışmanın amacı, doğurganlık çağındaki kadınların aile planlaması yöntemlerine ilişkin bilgi düzeyini, kullanım alışkanlıklarını ve tercihlerinde etkili olan faktörleri değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Bu araştırma, kesitsel tanımlayıcı bir çalışma olarak, 15 Kasım 2024-15 Şubat 2025 tarihleri arasında Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin Aile Hekimliği polikliniğine başvuran 18–49 yaş arası kadınlar arasında yürütülmüştür. Minimum örneklem büyüklüğü 241 olarak belirlenmiş olup çalışmaya 255 kadın dahil edilmiştir. Veriler, katılımcılara çevrimiçi olarak uygulanan yapılandırılmış anket formu aracılığıyla toplanmıştır. Anket; doğum kontrol yöntemlerine ilişkin bilgi düzeyi, kullanım alışkanlıkları ve sosyodemografik değişkenleri içermektedir. Bağımlı değişken olarak bilgi düzeyi; bağımsız değişkenler olarak yaş, eğitim, medeni durum, gelir düzeyi, çalışma durumu ve üreme geçmişi gibi faktörler değerlendirilmiştir. İstatistiksel analizlerde tanımlayıcı istatistiklerin yanı sıra Ki-kare ve gerektiğinde Fisher's Exact testleri uygulanmış; anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular:Çalışmaya 255 kadın katılmıştır. Katılımcıların yaş ortalaması 34,58±8,75 olup %60'ı evlidir. Katılımcıların %74,1'i aktif çalışmakta, %43,1'i üniversite, %23,9'u yüksek lisans/doktora mezunudur. Katılımcıların %34,9'u doğum kontrol eğitimi aldığını belirtmiştir. İlk gebelik öncesi korunmayanların oranı %23,9 olup en sık kullanılan yöntemler kondom (%18,0) ve geri çekme yöntemidir (%10,2). Katılımcıların %44,3'ü hiç doğum yapmamış, %37,6'sı hiç gebe kalmamıştır. En az bir kez düşük yapanların oranı %17,6, kürtaj yaptıranların oranı ise %13,7'dir. İsteği dışında gebe kalanların oranı %22,4 olup, bu grubun %68,4'ü korunma yöntemi kullanmasına rağmen gebelik yaşamıştır. Bu vakalarda en sık kullanılan yöntem geri çekme (%46,2) olmuştur. Katılımcıların %84,7'si kondomun cinsel yolla bulaşan hastalıklardan koruduğunu 11 bilmektedir. Geri çekme yönteminin güvenilir olmadığını bilenlerin oranı %81,2, OKS'lerin CYBH'dan korumadığını bilenlerin oranı ise %81,2'dir. Bilgi düzeyi; medeni durum, eğitim, çalışma ve gelir düzeyi ile doğum kontrol eğitimi alma durumuna göre anlamlı farklılık göstermektedir (p<0,05). Özellikle eğitim ve doğum kontrol eğitimi almış olmak, bilgi düzeyini olumlu yönde etkilemektedir. Sonuç:Bu çalışma, doğurganlık çağındaki kadınların aile planlaması yöntemlerine ilişkin bilgi düzeylerinin yüzeyde yüksek görünmesine rağmen içerik olarak yetersiz ve yer yer hatalı olduğunu ortaya koymuştur. Geleneksel ve güvenilirliği düşük yöntemlerin tercih edilmesi ile modern yöntemlere yönelik yanlış inanışlar, istenmeyen gebelik riskini artırmaktadır. Eğitim ve gelir düzeyinin bilgi ve yöntem tercihlerinde belirleyici olduğu saptanmıştır. Ancak bilgi sahibi olmak her zaman doğru korunma davranışına dönüşmemekte; bireysel, kültürel ve sistemsel engeller etkili olmaktadır. Eşlerin karar sürecindeki rolü, aile planlaması hizmetlerinde çift odaklı danışmanlığın önemini göstermektedir. Etkili aile planlaması hizmeti için bilgiye erişimin yanı sıra, güvenilir yöntemlere ulaşımın kolaylaştırılması, kaliteli danışmanlık sunumu ve sosyokültürel faktörlerin gözetilmesi gereklidir. Bu yaklaşımlar, kadın sağlığı, toplumsal cinsiyet eşitliği ve genel halk sağlığı açısından önemli katkılar sağlayacaktır. Anahtar kelimeler: aile planlaması, kadın sağlığı, üreme sağlığı