Torakolomber dinamik stabilizasyonda tek PEEK rod, çift PEEK rod farkı ve bunların rijit stabilizasyonla yük dağılımı ve dayanım açısından karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAŞAKŞEHİR ÇAM VE SAKURA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MEHMET SAİD ÇİL
Danışman: İlhan YILMAZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Bu çalışmanın amacı, torakolomber omurgada T10-S1 seviyelerine uygulanan üç farklı posterior stabilizasyon sisteminin (tek PEEK rod, çift PEEK rod ve rijit titanyum rod) biyomekanik davranışlarını sonlu elemanlar analizi (FEA) ile karşılaştırmak ve dinamik sistemlerin hareket koruma, stres dağılımı ve komşu segment etkileri açısından daha önce gösterilen kısa segment stabilizasyondaki etkilerinin uzun segment stabilizasyonda değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: 55 yaşındaki sağlıklı bir erişkine ait BT görüntülerinden T1-S1 seviyelerini içeren ayrıntılı, nonlineer bir finite element (FE) modeli oluşturulmuştur. Model, literatürde tanımlanmış kortikal-spongiöz kemik özellikleri, anulus-nükleus yapıları, ligamentöz kompleks ve faset eklemi geometrisi kullanılarak detaylandırılmış; torasik ve lomber bölgeler için in vitro ROM verileriyle doğrulanmıştır. T10-S1 düzeyinde üç stabilizasyon konfigürasyonu modellenmiş ve fleksiyon, ekstansiyon, lateral bending ve aksiyel rotasyon yüklemeleri altında segmental/global ROM, rod stresleri ve intradiskal basınç dağılımı analiz edilmiştir. Bulgular: PEEK rod sistemlerinde maksimum Von Mises stres değerleri titanyuma göre belirgin düzeyde düşük bulunmuştur (fleksiyonda yaklaşık 8-10 kat, ekstansiyonda yaklaşık 5-6 kat daha az). Stres dağılımı titanyum rodun alt lomber kısmı ve posteriorunda yoğunlaşırken, PEEK rodlarda hem anterior hem posterior ve stabilizasyon segmenti boyunca daha homojen yayılım göstermiştir. Segmental ROM değerlendirmesinde özellikle L1-L5 ve L3-S1 düzeylerinde PEEK rodlar titanyuma göre anlamlı biçimde daha fazla hareketi korumuştur; aksiyel rotasyonda bu fark yaklaşık 3 kat düzeyindedir. Komşu segment olarak değerlendirilen T9-T10 seviyesinde üç sistemde de ROM'un intakt modele yakın olduğu (%93–100) ve sistemler arasında anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür. T1-S1 global ROM analizinde ise üç sistemin sagittal dengeyi koruma kapasitesinin benzer olduğu saptanmıştır. Tek ve çift PEEK rod arasında ROM açısından anlamlı bir fark izlenmeyip, PEEK rodlu sistemlerin lomberdeki hareketi daha iyi koruyup daha az stres oluştururken titanyum roda benzer sagittal dengeyi sağladığı gösterilmiştir. Sonuç: Yaptığımız bu FEA tabanlı çalışma, torakolomber dinamik stabilizasyonun tek ve çift PEEK rod konfigürasyonlarının fizyolojik hareketi koruyarak, komşu segment davranışını bozmayarak ve implant stresini azaltarak rijit stabilizasyon sistemlerine önemli bir biyomekanik alternatif sunduğunu göstermektedir. Sagittal denge açısından dinamik ve rijit sistemler arasında anlamlı bir fark olmaması, PEEK rodların uzun segment stabilizasyonunda stabiliteyi korurken hareketi tamamen ortadan kaldırmayan bir yaklaşım sağlayabileceğini göstermektedir. Tek ve çift PEEK rod arasında ROM açısından belirgin fark bulunmasa da çift rod konfigürasyonunun yük paylaşımını artırması nedeniyle implant dayanıklılığı açısından avantaj sağlayabileceği düşünülmektedir. Bu sonuçlar, gelecekte yapılacak klinik çalışmalar için güçlü bir bilimsel temel oluşturmakta ve dinamik stabilizasyonun özellikle mobil deformitelerde, erken evre dejeneratif disk hastalığında ve osteoporotik hastalarda uygun bir cerrahi alternatif olabileceğini desteklemektedir.