Yoğun bakım ünitesinde yatan hastalarda karbapenem dirençli gram negatif bakteri kolonizasyonunun araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, TEMEL TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYDAN YILDIZ

Danışman: Ayşe Esra KARAKOÇ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışma; yoğun bakım ünitesinde yatan hastaların farklı vücut bölgelerindeki karbapenem dirençli E. coli, Klebsiella spp. ve Acinetobacter spp. kolonizasyonlarının farklı yöntemlerle taranması; tarama yöntemlerinin, vücut bölgelerinin karşılaştırılması ve hastalara ait risk faktörlerinin araştırılması; elde edilen verilerin, enfeksiyon kontrol çalışmalarına ve kültür temelli uygun tarama algoritmalarının geliştirilmesine katkı sağlaması amacıyla yapıldı. Gereç ve Yöntem: Toplam 105 hastadan tarama kültürleri yapmak üzere 127 rektal, 127 nazal, 127 aksiller/ inguinal sürüntü, 115 bukkal sürüntü ve 12 derin trakeal aspirat örnekleri alındı. Hasta bilgileri, kolonizasyonu etkileyen faktörleri araştırmak için kaydedildi. Kolonizasyon; kromojenik besiyerine (CHROMagar™ KPC, Fransa) pasaj, meropenem eklenmiş MacConkey agar (Oxoid, İngiltere) besiyerine pasaj, Levine EMB agar (RTA, Türkiye) besiyerine pasaj sonrası karbapenem disklerinin kullanılması, CDC'nin önerdiği ön işlem sonrası Levine EMB agar (RTA, Türkiye) besiyerine pasaj yöntemleri ile araştırıldı. Üreyen kolonilerin konvansiyonel yöntemlerle tanımlanmasından sonra karbapenem duyarlılıkları disk difüzyon yöntemiyle değerlendirildi. Karbapenem grubu antibiyotiklerden en az birine dirençli Acinetobacter spp. tespit edilen tarama kültürleri bu hedef bakteri yönünden pozitif kabul edildi. Karbapenem grubu antibiyotiklerden en az birine dirençli olan ve/veya EUCAST karbapenemaz tarama kriterlerine uyan E. coli ve/veye Klebsiella spp. izolatlarında modifiye karbapenem inaktivasyon testi ve meropenem kombine disk testi (sinerji testi) (Liofilchem®,İtalya) çalışıldı. Bunlardan en az birinin pozitif olduğu E.coli ve Klebsiella spp. tespit edilen tarama kültürleri bu hedef bakteriler yönünden pozitif kabul edildi. Kolonizasyon saptanan hastaların demografik, klinik özellikleri ve risk faktörleri karşılaştırıldı. Araştırılan beş vücut bölgesinin hedef bakterileri saptamadaki duyarlılıkları, dört tarama yönteminin de tüm kültürlerde hedef bakterileri saptamadaki duyarlılık ve özgüllükleri değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya alınan hastaların %50'sinde kolonizasyon tespit edildi. Hastanede yatış süresi arttıkça kolonizasyon oranının arttığı saptandı. Kolonize hastaların 35'inde karbapenem dirençli Klebsiella spp. (%66) ve Acinetobacter spp. (%66) tespit edildi. Kolonizasyon varlığıyla; cinsiyet, yaş, APACHE II skoru, altta yatan hastalıklar, son bir yılda hastanede yatış öyküsü, son üç ayda geçirilmiş cerrahi öyküsü arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulunmadı (p>0,05). Kolonizasyon varlığıyla; santral venöz kateter, invaziv mekanik ventilasyon, trakeostomi, karbapenem dirençli gram negatif bakterilerin etken olduğu enfeksiyon varlığı ve mortalite arasında istatistiksel olarak anlamlı ilişki bulundu (p<0,05). Karbapenem dirençli E.coli ve Klebsiella spp. kolonizasyonunun araştırılmasında rektal; karbapenem dirençli Acinetobacter spp. kolonizasyonunun araştırılmasında nazal veya bukkal bölgeler en duyarlı tarama bölgeleri olarak bulundu. Kolonizasyon tespitinde; birden fazla vücut bölgesini taramanın duyarlılığı arttırdığı sonucuna varıldı. Tarama yöntemlerinden; CHROMagar KPC özgüllüğü, CDC yöntemi ise duyarlılığı en yüksek yöntem olarak bulundu. Sonuç: Çalışmamızda; değerlendirdiğimiz hastaların yaklaşık yarısında karbapenem dirençli gram negatif bakteri kolonizasyonu, kolonize hastaların da %66'sında karbapenem dirençli Klebsiella spp. ve Acinetobacter spp. kolonizasyonunun tespit edilmesi, hastanemiz ARYBÜ için enfeksiyon kontrol programlarının önemini ve bu programlarda öncelikli ele alınması gereken gram negatif bakterilerin karbapenem dirençli Klebsiella spp. ve Acinetobacter spp. olduğunu gösterdi. Santral venöz kateter, invaziv mekanik ventilasyon ve trakeostomi varlığının kolonizasyon açısından risk faktörleri olarak tespit edilmiş olması; çapraz bulaşın önlenmesinde el yıkama gibi enfeksiyon kontrol önlemlerine uyumun gerekliliğini ortaya koydu. Kolonizasyon taramasında; hızlı ve özgüllüğü yüksek olan CHROMagar KPC besiyerine pasaj ve duyarlılığı yüksek olan CDC yöntemleriyle iki vücut bölgesini birlikte taramanın daha etkili ve verimli bir laboratuvar algoritması olacağı sonucuna varıldı.