Gebeliğin erken döneminde yaşanan bulantı-kusma şikâyetlerinin anksiyete ve depresif belirtiler ile ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, GÜLHANE TIP FAKÜLTESİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NURCAN TARTAR GÜNER
Danışman: Yusuf Çetin DOĞANER
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Erken gebelikte bulantı-kusma kadının yalnızca fiziksel sağlığını olumsuz etkilememekte aynı zamanda zihinsel, psikolojik ve sosyal yaşantısını da olumsuz etkilemektedir. Bu nedenle gebelikte bulantı-kusma anne adayı ve fetüs üzerinde istenmeyen sonuçlar doğurabilmektedir. Çalışmamızda gebeliğin erken döneminde görülen bulantı-kusma yakınmalarının gebelerde gözlenen depresif ve anksiyete belirtileri ile ilişkisi incelenerek, elde edilen veriler ışığında sağlık hizmeti sunanların sürecin yönetimine katkı sağlanması amaçlanmaktadır. Gereç ve Yöntem: Kesitsel tipte planlanan araştırmamız, 1 Haziran 2020-31 Mayıs 2021 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Gülhane Eğitim Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği polikliniklerine başvuran, ilk 20 haftalık gebelik döneminde bulunan kadınlar üzerinde yüz yüze görüşme tekniği ile anket yöntemi kullanılarak yapılmıştır. Çalışmaya alınma kriterlerini karşılayan gebelere, sosyodemografik özelliklerini sorgulayan anket formu, 7 soruluk Yaygın Anksiyete Bozukluğu (YAB-7) testi, 9 soruluk Hasta Sağlık Anketi-9 (PHQ-9) isimli depresyon ölçeği ve bulantı-kusmanın şiddetini değerlendiren PUQE (Pregnancy-Unique Quantification of Emesis and Nausea) testi uygulanmıştır. Anket formu ve uygulanan ölçeklerden elde edilen veriler çerçevesinde, gebelerde bulantı-kusma şikâyetleri ile anksiyete ve depresif belirtiler arasındaki ilişki değerlendirilmiştir. Veriler SPSS programı ile uygun istatistiksel testlerle analiz edilmiştir. Bulgular: Çalışmamıza 401 gebe katıldı. Katılanların yaş ortalaması 27,85±5,33 yıl, gebelik haftası ortalaması 13,07±4,94 haftadır. Bulantı-kusma şikâyeti olanların sayısı 211 (%52,6) iken, olmayanların sayısı 190 (%47,4)'dır. Bulantı-kusma şikâyeti olan kişilerin %94,3'ünde şikâyetler 5-8. haftalar arasında başlarken, sadece %0,5'inde 13-16. haftalar arasında başlamaktadır. PHQ-9 puanı gebelikte bulantı-kusma şikâyetinin olması bakımından istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermektedir (p<0,001). Yaygın anksiyete bozukluğu puanı bulantı-kusma şikâyetinin olması bakımından istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermektedir (p<0,001). Depresif semptom ve anksiyete düzeyi ile bulantı-kusma şikâyetlerinin varlığı arasında anlamlı ilişki bulunmuştur (p<0,001, p=0,008). PUQE puanına göre gebelerin %37,2'sinin bulantı-kusma düzeyi hafif, %56'sının orta ve %6,8'ini ağırdır. PUQE ölçeğine göre bulantı-kusma düzeyi hafif olan gebelerin %45,5'inin depresyon düzeyi hafif, bulantı-kusma düzeyi orta olan gebelerin %39,7'sinin depresyon düzeyi hafif ve bulantı-kusma düzeyi ağır olan gebelerin %50'sinin depresyon düzeyi kısmen şiddetli ya da şiddetlidir. PUQE ölçeğine göre bulantı-kusma düzeyi hafif olan gebelerin %63,6'sında hafif anksiyete, bulantı-kusma düzeyi orta olan gebelerin %68,8'inde hafif anksiyete ve bulantı-kusma düzeyi ağır olan gebelerin %42,9'unda ciddi anksiyete vardır. Sonuç: Çalışmamızda gebelikte bulantı-kusmanın gebelerin yalnızca fiziksel sağlığını olumsuz etkilemediği, aynı zamanda gebelerde anksiyete ve depresif belirtiler gibi duygu durum bozukluklarına neden olabildiği tespit edilmiştir. Bunun sonucunda da gebenin aile hayatı, günlük yaşam aktiviteleri, yaşam kalitesi ve sosyal ilişkileri ile fetüsün sağlığı üzerinde olumsuz etkiler oluşabilmektedir. Bu nedenle, gebelerin sağlıklı bir gebelik süreci yaşaması için, bulantı kusma şiddetine göre uygun tedavinin verilmesi, takip edilmesi ve biyopsikososyal yaklaşımla gerekli desteğin sağlanması oldukça önem arz etmektedir.