Aile Hekimliği uzmanlık öğrencilerinin ruh sağlığı ve hastalıkları rotasyonu hakkındaki görüşleri ve özyeterliliklerinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY DR. SADİ KONUK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SÜMEYRA POYRAZOĞLU
Danışman: Sadık Sami HATİPOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Ülkemizde Aile hekimliği uzmanlık eğitimi toplam üç yıl süreyle verilmekte olup, 18 aylık kısmını rotasyonlar oluşturmaktadır. Rotasyonların uzmanlık eğitimindeki önemi yadsınamaz olup farklı alanlara yönelik bilgi, beceri ve yetkinliklerin belirlenen kısa sürelerde kazanılmasını sağlar. Ruh sağlığı genel sağlıktan ayrılamaz ve bir bütün halinde değerlendirilmelidir. Toplumsal bağlamda ruh sağlığı ile ilgili hastalıklar yeti kaybı yapabilmeleri, sık görülüyor olmaları ve ekonomik kayıplara yol açmaları sebebiyle önemli bir konumdadır. Bu mühim halk sağlığı sorununda aile hekimlerinin sahada ilk başvuru yeri olması onu ayrıca önemli kılmaktadır. Ruh sağlığı ve hastalıkları aile hekimliğinde önemli bir yere sahip olmakla birlikte, önceden 4 ay olan Ruh sağlığı ve hastalıkları rotasyonu daha sonra 2 aya düşürülmüştür. Biz ise yaptığımız bu çalışmada İstanbul'daki eğitim ve araştırma hastanelerinde eğitim almakta olan aile hekimliği asistanlarının Ruh Sağlığı ve Hastalıkları rotasyonunda aldıkları eğitim hakkındaki görüşlerini ve öz yeterliliklerini değerlendirmeyi amaçladık. Yöntem: Çalışmaya İstanbul'daki eğitim araştırma hastanelerinde tam zamanlı veya sözleşmeli Aile Hekimliği uzmanlık öğrencileri dâhil edilmiştir. Çalışma için katılımcılardan bir anket formunu doldurması istenmiştir. Bulgular: Aile hekimliği asistanları rotasyon sürecinde hem poliklinik hem servis çalışması yapmış olup, serviste daha uzun süreli çalışmışlardır. Uzmanlık öğrencileri rotasyon sürecinde ağırlıklı olarak poliklinikte çalışmanın daha verimli olduğunu düşünmektedir. Fakat çalışmaya katılan asistanların ağırlıklı olarak çalıştıkları birimlere göre (servis- poliklinik), öz yeterlilik sorularına verdikleri cevapların ortalamaları karşılaştırılmıştır. Buna göre herhangi bir anlamlılık yoktur. Sonuç olarak çalıştıkları birimin rotasyon sonunda edindikleri yeterlilikleri anlamlı ölçüde etkilemediği görülmüştür. Asistanlar, anksiyete bozukluğu, depresyon, yeme bozukluğu (anoreksiya, bulumia), deliryum belirtileri gösteren hastanın yönetiminde, öz yeterliliklerinin yeterli yönde olduğunu belirtti. Öğrenciler, konversiyon-somatoform bozukluğu şüphesi olan hastanın yönetimi ve hafif depresyon, kaygı bozukluğu, basit organik nedenli olmayan insomniada başlangıç tedavisi uygulama ve takibini yapıp gerekli durumda sevkini sağlamada öz yeterliliklerinin yetersiz yönde olduğunu belirtti. Aile hekimliği asistanlarının kendilerini en yeterli hissettikleri beceri psikiyatrik görüşme sırasında hastayı iyice dinlemeden ve öğrenmeden onun hayatı ile ilgili yorum yapmamak iken, en yetersiz hissettikleri beceri ise duygu durum düzenleyici ilaçların yan etkilerini bilerek rutin kontrollerini (lityum kullanımında böbrek fonksiyon testi ve tiroid fonksiyon testi ,sodyum valproat kullanımında karaciğer fonksiyon testi, lamictal kullanımında vücut döküntüleri ) yapabilme olduğunu ifade etti. Asistan hekimler, uzmanlık eğitiminde aldıkları Ruh sağlığı ve hastalıkları rotasyonunu eğitim ve süre yönünden yeterli bulmaktaydı. Asistan hekimlerin rotasyonun yeterliliği hakkındaki düşünceleri cinsiyet, asistanlıktaki kıdem yılı, uzmanlık öğrencisi türü ve rotasyon sırasında ağırlıklı olarak serviste veya poliklinikte çalışma gibi faktörlerden bağımsızdı. Uzmanlık öğrencilerinden aldıkları ruh sağlığı ve hastalıkları rotasyon eğitimini yeterli bulanların, öz yeterlilik sorularına verdikleri puanlar daha yüksek bulunmuş olup; özellikle depresyon, anksiyete bozukluğu, konversiyon- somatoform bozukluğu, psikoz belirtileri gösteren hastayı yönetmede, antidepresan ve antipsikotik ilaçların kullanımında rutin kontrollerin yapılmasında, tek hekim raporu düzenlenmesi gereken hallerde kendilerini daha yeterli hissetmektedirler. Aile hekimliği asistanlarından 3.yıl asistanlarının öz yeterlilik sorularına verdikleri puanlar 1. Yıl asistanlarına kıyasla daha yüksek bulunmuş olup, özellikle anksiyete bozukluğu, konversiyon-somatoform bozukluğu, depresyon, psikoz belirtileri olan hasta yönetiminde ve tek hekim raporu düzenlenmesi gereken hallerde kendilerini daha yeterli hissetmektedirler. Sonuç: Bu çalışma ile aile hekimliği asistanlarının uzmanlık eğitimi sürecinde aldıkları ruh sağlığı ve hastalıkları rotasyonunun genel hatlarıyla eksik kalan veya yeterli gelen yönleri saptanmıştır. İstanbul'daki eğitim ve araştırma hastanelerinde aile hekimliği uzmanlık eğitimi alan asistanlar arasındaki yaygın görüş ruh sağlığı ve hastalıkları rotasyonunun eğitim olarak yeterli olduğu yönündedir. Ancak asistanların çoğu rotasyon sürecinde ağırlıklı olarak serviste çalışmış olup, poliklinikte daha uzun süre çalışmanın daha verimli olacağını düşündüklerini ifade ettiler. Böylelikle kendilerini bazı yetkinlikler yönünden halen yetersiz olarak hissetmektedirler. Sonuç olarak rotasyonlardan öğrenilmesi hedeflenen klinik ve/ veya girişimsel yetkinlik hedeflerinin ortaya konulup, rotasyonların yetersiz kalan yönlerinin saptanması ve bu eksikliklerin giderilmesi için gerekli girişimlerin yapılması gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: aile hekimliği, tıpta uzmanlık eğitimi, rotasyon eğitimi, ruh sağlığı ve hastalıkları, öz yeterlilik, mesleki yetkinlik