Safra kesesi kanserinde tanı zamanının prognoz ve sağkalım üzerine etkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL PROF. DR. CEMİL TAŞÇIOĞLU ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MÜCAHİT KÖSE

Danışman: Dursun Özgür KARAKAŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Safra kesesi kanserleri (SKK) nadir görülen, kötü prognozlu, erken donemde asemptomatik seyri nedeniyle tanı anında genellikle ileri evre tespit edilen agresif bir kanserdir. 6 ncı dekatta ve kadınlarda (yaklaşık 3.5 kat) daha sık görülmektedir. SKK nin yaklaşık %75-85'nini adenokarsinomlar olusturmaktadır. Safra kesesi polipleri, porselen kese, konjenital safra kistleri ve safra kesesi taşları SKK için en önemli risk faktörleridir. Kolestaz enzim yüksekliği saptanabilse de SKK nin özgün laboratuvar bulgusu saptanmamıştır. Hastaların üçte ikisine kolesistektomi sonrası patoloji raporlarıyla tanı konulmaktadır. Genel sağkalım oranı 5% iken, erken evrede tanı konuldugunda sağkalım 75%'lere kadar çıkabilmektedir. Bu çalışmada SKK tanı zamanının; prognoz ve sağkalım üzerine etkisini araştırmayı amaçladık. Materyal ve Metot: Prof. Dr. Cemil Taşçıoglu Şehir Hastanesinde 01 Ocak 2016 ile 30 Haziran 2023 tarihleri arasında safra kesesi kanseri tanısı konan 18 yaşından büyük hastaların dosyaları geriye dönük tarandı. 18 yas altı ve diğer hepatopankreatobiliyer kanserlere eşlik eden hasta dosyaları çalışma dışı bırakıldı. Hastaların yaş, cinsiyet, laboratuvar parametreleri, öncelikli tedavi, ameliyat şekli, tani zamanı (preoperatif ve peroperatif tanılı; PEROP, postoperatif tanılı; PSOP), takip süresi, sağkalım, preoperatif görüntüleme ve patoloji sonuçları geriye dönük değerlendirildi. Tahmini yasam süresi ve sağkalım oranı hesaplandı, hem sağkalım hem de tanı zamanına göre demografik bulgular, görüntüleme, patoloji ve laboratuvar sonuçları karşılaştırıldı. Sağkalımı belirleyen faktçrler, tek ve çok degiskenli Cox Regresyon analizi ile degerlendirildi. Istatistiksel olarak SPSS 15.0 for Windows kullanildi. Alfa anlamlilik degeri p<0.05 kabul edilerek istatistiksel testler kullanildi. Bulgular: Çalışmamıza 65 hasta dahil edildi. %26.2 (n=17) erkek, %73,8 (n=48) kadın idi. Hastaların yaş ortalaması 65,6±11,9 (24-93) yıl idi. Hastalar öncelikli olarak %84,6 (n=55) cerrahi, %15,4 (n=10) onkolojik tedavi edildi. Hastaların SKK tanısı %29,2 (n=19) PREOP, %70,8 (n=46) PSOP konuldu. Sağkalım oranları 1 yıllık %63,6, 2 yıllık %44,9, 3 yıllık %35,9, 5 yıllık %23,7 ve 10 yıllık %20,3 olarak saptandı. PREOP grubunda tedavi yaklasımı öncelikle onkolojik tedavi %52,6 (n=10) iken, PSOP grubunda cerrahi (%100) uygulandı. Bu iki grup arasındaki istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı (p<0,001). Tanı zamanına göre PREOP hastaların %31,6'sı az diferansiye iken PSOP hastalarının %8,7'si az difreransiye olduğu, diferensiasyon açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu saptandı (p=0,043). Tümör boyutları (T evrelemesi) PREOP hastalarında %84,2 (n=16) T3 ve T4 iken, PSOP grubunun T evresi %73,9 (n=34) T1 ve T2 olduğu ve bunun istatistiksel anlamlı olduğu saptandı (p<0,001). Gruplar arasında ölüm oranları istatistiksel olarak anlamsız bulundu (p=0,758). Laboratuvar bulgulari acısından PREOP ve PSOP gruplar arasında sadece ALP istatistiksel olarak anlamlı saptandı (p=0,015). Hastaların sağkalımı açısından karşılaştırıldığında ölen hastalarda daha kısa takip süresi, daha yüksek oranda az diferansiasyon, yüksek T evresi, yüksek CEA ve GGT değerleri istatistiksel olarak anlamlı bulundu (sırasıyla p <0,001, p=0,004, p=0,001, p=0,025 ve Hastalarda sağkalımı belirleyen faktörlerin tek değişkenli Cox Regresyon Analizinde; CRP, CAR yüksekliği, az ve orta diferensiye olması, T2, T3 ve T4 olması risk faktörleri iken ALB yüksekliği koruyucu faktör olarak saptandı (sırasıyla p=0,016 p=0,009 p<0,001 p=0,001p=0,003 p<0,001 p<0,001 p=0,040). Çok degiskenli modelde, ölümü belirleyen istatistiksel anlamlı risk faktörlerinin etkisi ile tanı zamanının etkisi incelendiginde ölüm üzerine risk etkisi anlamlı bulunmadı (p=0,685). CAR yüksekliği, az ve orta diferansiasyon risk faktörleri, CRP yüksekliği çok degiskenli modelde azaltıcı faktör olarak degerlendirildi (p=0,030 p=0,025 p=0,002 p=0,003). Tartışma: SKK, nadir görülen ve kötü prognoza sahip kanserlerdir. Kolesistektomi sonrasında tespit edilme oranı %0.09-2 dir. SKK sadece %30'u ameliyat öncesi saptanmakta ve bu hastaların sadece %15-47'sine cerrahi uygulanabilmektedir. 5 yıllık yaşam oranı %34,5, 1,2 ve 3 yıllık yaşam oranları ise sırasıyla %24,4, %8.5, %4.5 ve ortalama genel yasam süresini 5 ay olarak bildirmiştir. Yapılan çalışmalarda diferansiasyon, tümör boyutu, lenf nodu tutulumu, metastaz varlığı, sarılık, CA19-9 ve CAR prognostik faktörler olarak bildirilmiştir. Çalışmamızda sağkalımı belirleyen faktörlerin tek değişkenli Cox Regresyon Analizinde; CRP, CAR yüksekliği, az ve orta diferensiye olması, T2, T3 ve T4 olması risk faktörleri iken ALB yüksekliği koruyucu faktör olarak saptandı. Tanı zamanının sağkalım üzerine anlamlı etkisi saptanmasa da kanser şüphesi veya tanısı olan hastalarda ileri T evre, kötü diferansiasyon ölen hastalarla benzer özellikte saptandı. Sonuç: Çalışmamızda ileri T evresi ve kötü diferansiasyon prognostik faktör olarak saptandı. Ameliyat öncesi veya ameliyat sırasında kanser tanısı koyulan hastalarda, istatistiksel olarak anlamlı bulunamamış olsa da ileri T evresi ve kötü diferansiasyon saptanması, tanı zamanının sağkalım üzerine etkisi olduğunu değerlendirmekteyiz.