Tırnak kıvrımı video kapilleroskopi yöntemi kullanılarak çocuklarda multisistem inflamatuar sendrom (MIS-C) hastalarının kronik dönemdeki mikrodolaşımının değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, KAYSERİ ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYBALA ŞANLI KANTAR

Danışman: Mustafa ARGUN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

TIRNAK KIVRIMI VİDEOKAPİLLEROSKOPİ YÖNTEMİ KULLANILARAK ÇOCUKLARDA MULTİSİSTEM İNFLAMATUAR SENDROM (MIS-C) HASTALARININ KRONİK DÖNEMDEKİ MİKRODOLAŞIMININ DEĞERLENDİRİLMESİ ÖZET Giriş ve Amaç: Çocuklarda multisistem inflamatuvar sendrom (MIS-C), şiddetli akut solunum yolu sendromu koronavirüs 2 (SARS-CoV-2) enfeksiyonundan haftalar sonra gelişen postinfeksiyöz bir sendromdur. Patofizyolojisi kesin olarak aydınlatılamamış olup; kontrolsüz immün sistem aktivasyonu, endotel disfonksiyonu, mikrovasküler hasar ve sitokin fırtınası başlıca öne sürülen mekanizmalar arasında yer almaktadır. Çoklu organ tutulumu vardır ve klinik oldukça geniştir. Ateşin eşlik ettiği ve belirgin sistemik inflamatuvar aktivite bulgularıyla karakterize olan; kardiyovasküler sistem başta olmak üzere gastrointestinal, hematolojik, dermatolojik ve nörolojik sistemlerin bir veya birden fazlasının değişken derecelerde tutulabildiği, hastaneye yatış gerektiren ağır bir klinik sendromdur. MIS-C'nin akut klinik özellikleri ve kısa dönem sonuçları giderek daha iyi tanımlanmış olmakla birlikte, hastalığın uzun dönem seyri, kalıcı etkileri ve geç dönem klinik yansımalarına ilişkin veriler halen sınırlıdır. Tırnak kıvrımı videokapilleroskopi (NVC), mikrosirkülasyonun doğrudan ve gerçek zamanlı olarak değerlendirilebilmesine olanak tanıyan, girişimsel olmayan, kolay uygulanabilir ve tekrarlanabilir bir görüntüleme yöntemidir. Yüksek çözünürlüklü optik sistemler aracılığıyla kapiller dansite (yoğunluk), morfoloji ve kapiller çap gibi parametrelerin objektif biçimde incelenmesine imkân tanıması, yöntemi özellikle çocukluk çağında güvenilir ve erişilebilir bir değerlendirme aracı hâline getirmektedir. Literatürde MIS-C'nin akut ve subakut dönemlerinde kapiller yapının NVC yöntemi ile değerlendirildiği çalışmalar mevcut olmakla birlikte, tarafımızca yapılan kapsamlı literatür taramasında hastalığın kronik döneminde mikrovasküler düzeydeki etkilenimi inceleyen bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu önemli bilgi boşluğu, MIS-C'nin uzun dönem vasküler sonuçlarının yeterince aydınlatılamamış olduğunu göstermektedir. Bu doğrultuda çalışmamız, MIS-C geçirmiş hastalarda kronik dönemde olası mikrovasküler değişiklikleri NVC yöntemi kullanarak değerlendirmeyi ve varsa kalıcı hasarı ortaya koymayı amaçlamakta olup, mevcut literatüre özgün ve tamamlayıcı bir katkı sunmayı hedeflemektedir. Gereç ve Yöntem: Kayseri Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Mart 2020-Aralık 2023 tarihleri arasında MIS-C tanısı almış ve hastanemizde yatarak tedavi edilmiş olan çocuklardan Mayıs 2024-Mayıs 2025 yıllarında 9-21 yaşında olan 23 birey çalışmaya dahil edildi. Bu hastaların dosyalarından ve hastane sisteminden tanı anındaki demografik özellikleri, klinik durumu, fizik muayene bulguları ve tanı anı laboratuvar parametreleri ile ekokardiyografi bulguları veri seti olarak kaydedildi. Güncel ekokardiyografik değerlendirme bulguları da çalışmaya dahil edildi. Aynı hastaların prospektif olarak 2024-2025 yıllarındaki NVC yöntemi ile kapiller yapıları değerlendirildi, ölçümleri kaydedildi. Polikliniğe farklı sebeplerle başvuran ek hastalığı olmayan benzer yaş ve cinsiyetteki 50 sağlıklı birey ise kontrol grubunu oluşturdu. NVC yöntemi ile başlıca kapiller morfoloji, kapiller dansite, apikal (tepe) çap, afferent (arteriyel) kol ve efferent (venöz) kol çapları değerlendirildi. Enfeksiyona bağlı mikrovasküler etkileri dışlamak amacıyla, yakın dönem febril hastalık veya aktif enfeksiyon bulgusu olanlar, kronik hastalık tanısı olanlar, tırnak yatağında dermatolojik problemi olanlar ve 9 yaşın altındaki bireyler çalışma dışı bırakıldı. Bulgular: Çalışmamızda MIS-C geçirmiş hasta grubunda 23 birey (%31,51) ve kontrol grubunda 50 birey (%68,49) yer aldı. Çalışmamızda hasta grubunda 12 erkek (%52,2), 11 kadın (%47,8) ve kontrol grubunda ise 26 erkek (%52), 24 kadın (%48) birey vardı. Her iki grubun cinsiyet oranları benzerdi. MIS-C grubunun medyan yaşı 12, kontrol grubunun medyan yaşı 13 idi. MIS-C geçirmiş hasta grubunda normal kapiller yapı görülme oranı %43,5 iken, kontrol grubundaki hastaların büyük çoğunluğunda (%90) normal kapiller yapı saptanmıştır. MIS-C geçirmiş hasta grubundaki bireylerde belirgin olarak daha yüksek oranda tortiyoze kapiller yapı görülmüştür (%47,8'e karşın kontrol grubunda %8,0). MIS-C geçiren hasta grubunda kapiller dansite medyan 7 (5-10) iken, kontrol grubunda 8 (6-10) olarak saptanmıştır. MIS-C geçiren hasta grubunun medyan kapiller dansitesinin kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde daha düşük olduğu görülmüştür (p = 0,010). MIS-C geçiren hasta grubunda apikal çap (16,5±4,67 mikrometre), kontrol grubuna göre (14,48±2,71µm) daha geniş saptanmıştır (p = 0,023). MIS-C geçiren hastalarda kronik dönemde yapılan kapilleroskopik değerlendirmede, tortiyoze ve dallanmış (branched) kapiller yapı gösteren olguların ortalama kapiller uzunluklarının, normal kapiller yapı saptanan olgulara kıyasla istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha uzun olduğu belirlenmiştir (p = 0,034). MIS-C geçiren hastalarda kronik dönemde tortiyoze ve dallanmış kapiller yapı varlığı saptanan bireylerin, akut dönemde tanı anında değerlendirilen laboratuvar parametrelerinde daha belirgin lenfopeniye sahip olduğu gösterildi (p = 0,035). Aynı şekilde MIS-C geçiren kronik dönemdeki morfolojik etkilenimi olan tortiyoze ve dallanmış kapiller yapı grubundaki hastaların akut tanı anı parametrelerinde trombosit sayısı (147,46 ± 48,53×10³/µL) normal kapiller yapıya sahip olan bireylere (243,10 ± 94,58×10³/µL) göre ileri düzeyde anlamlı olarak daha düşüktür (p=0,005). Sonuçlar: Bu çalışmada, MIS-C öyküsü bulunan hastalarda, yaş ve cinsiyet açısından eşleştirilmiş sağlıklı kontrol grubuna kıyasla, kronik dönemde NVC yöntemi ile değerlendirme sonrasında mikrovasküler yapının etkilendiği ve belirgin morfolojik değişiklikler sergilediği saptanmıştır. MIS-C öyküsü bulunan ve kronik dönemde kapilleroskopik olarak morfolojik etkilenim saptanan olgularda, tanı anında lenfopeni ve belirgin trombositopeni vardı. Lenfopeninin, MIS-C'de gelişen hiperinflamatuvar yanıt sonucunda artmış sitokin salınımına bağlı lenfosit apoptozu ve lenfosit redistribüsyonu ile ilişkili olabileceği düşünülmektedir. Trombositopeninin ise endotel disfonksiyonu ve artmış trombosit tüketimi ile ilişkili olabileceği düşünülmektedir. Bu bulgular, akut dönemdeki inflamatuvar ve hematolojik etkilenmenin kronik mikrovasküler değişikliklerle ilişkili olabileceğini düşündürmektedir. Anahtar Kelimeler: Çocuklarda Multisistem İnflamatuvar Sendrom (MIS-C), Tırnak Kıvrımı Videokapilleroskopisi, Kapiller Morfoloji, Mikrosirkülasyon