Açıklanamayan infertil ve düşük over rezervli hastaların foliküler sıvılarında oksidatif stres parametrelerinin karşılaştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAŞAKŞEHİR ÇAM VE SAKURA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ELİF ŞAĞBAN GEDİK
Danışman: İbrahim POLAT
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada amaç açıklanamayan infertil ve azalmış over rezervi (DOR) nedenli In Vitro Fertilizasyon (IVF) tedavisi uygulanan hastaların patogenezinde önemli rolü olan foliküler sıvıdaki total oksidan kapasite (TOS), total antioksidan kapasite (TAS) ve oksidatif stres indeksi (OSİ) parametrelerinin kapsamlı olarak analiz edilmesi ve infertilite üzerine etkilerini araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmaya Şubat 2024-Ağustos 2024 tarihleri arasında Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi 23-38 yaş arasında infertilite polikliniğine başvuran açıklanamayan infertilite tanısı almış 45 hasta ve azalmış over rezervi tanısı almış 45 hasta olmak üzere toplam 90 hasta dahil edilmiştir. Hastaların tüp bebek merkezimize IVF nedenli başvuruları sırasında yapılan oosit pick up (OPU) işlemi ile elde edilen plazma folikül sıvılarından TAS, TOS ve OSİ parametreleri analiz edilmiştir. Hasta verileri prospektif olarak toplanmıştır. Düşük over rezervi tanı kriteri olarak Bologna tanı kriterleri alınmıştır. Bazı çiftlerde, tüm testlere rağmen, infertilitenin nedeni tanımlanamamıştır ve bu durum klinik olarak açıklanamayan infertilite olarak tanımlanmıştır. İnfertilite tanı kriteri olarak 1 yıl düzenli cinsel ilişkiye rağmen gebelik oluşmaması olarak alındı. Çalışmadan dışlanma kriteri olarak, antioksidan ve oksidan kapasiteleri etkileyebilecek kronik sistemik hastalık, endokrinopati (hipo/hipertiroidi, hiperprolaktinemi vb), endometriozis, otoimmun hastalık malabsorbsiyon durumu olan hastalar, sigara kullanımı olan hastalar alındı. Çalışmaya katılan bütün hastaların boy, kilo, antral folikül sayısı (AFC), tiroid stimülan hormon (TSH), Prolaktin, anti müllerian hormon (AMH), folikül stimülan hormon (FSH), TAS, TOS ve OSİ seviyeleri incelenmiştir. Çalışmamızdan elde edilen verilerin analizi IBM SPSS 26 paket programı ile yapıldı. p 0.05). Gruplar arasında TAS, TOS ve OSİ parametrelerinde anlamlı fark saptanmamıştır (p> 0.05). Yapılan gruplar arası korelasyon analizinde DOR grubunda; TOS ve AMH arasında anlamlı pozitif korelasyon saptandı (p= 0.02). TOS değeri arttıkça AMH seviyesinin arttığı belirlendi. TAS ve AMH arasında istatistiksel olarak anlamlı korelasyon saptanmadı (p=0.17). OSİ ve AMH arasında istatistiksel olarak anlamlı korelasyon saptanmadı(p=0.96). Açıklanamayan infertilite grubunda; TOS ve AMH arasında istatistiksel olarak anlamlı korelasyon saptanmadı (p=0.11). TAS ve AMH arasında istatistiksel olarak anlamlı korelasyon saptanmadı (p=0.05). OSİ ve AMH arasında istatistiksel olarak anlamlı korelasyon saptanmadı (p=0.62).Grupların ortalama OSİ değerine göre AMH değerleri analizinde; Açıklanamayan infertilite grubunda, OSİ değeri ortalamasının üstünde ve altında kalan değerlerine göre AMH arasında istatistiksel olarak anlamlı korelasyon saptandı (p=0.04). OSİ değeri ortalamasının altında kalan grubun AMH değerlerinin daha yüksek olduğu saptandı. DOR grubunda OSİ değeri ortalamasının üstünde ve altında kalan değerlerine göre AMH arasında istatistiksel olarak anlamlı korelasyon saptanmadı (p=0.70). Sonuç: DOR hasta grubunda TOS ile AMH arasında pozitif korelasyon olduğu saptanmış olup, DOR ve açıklanamayan infertilite gruplarının OSİ parametrelerinin ortalama değeri baz alınarak ortalamanın üstünde kalanlar ve altında kalanlar şeklinde ikiye ayrılarak yapılan AMH karşılaştırmasında açıklanamayan infertilite grubunda istatistiksel olarak OSİ değeri ortalamasının altında kalan grubun AMH değerlerinin daha yüksek olduğu saptanmıştır. DOR grubunda ise histogramdaki dağılım incelendiğinde, istatistiksel olarak anlamlı olmasada grup içi OSİ değeri daha düşük olan hastaların AMH değerleri daha yüksekti. Oksidan ve antioksidanların üreme sağlığı üzerindeki rolü aydınlatılamamıştır. Yapılan çalışmalarda elde edilen sıvıların foliküler sıvı ya da serumdan bakılması, kültür ortamlarının farklılığı, embriyologların farklı olması; çalışılan oksidan ve antioksidan parametrelerinin çeşitliliği gibi subjektif durumlar üreme sağlığı üzerine rolün belirsizliğinde etkili olmuştur. Oksidatif stresin kadın sağlığı üzerindeki rolünün belirlenmesi için daha çok prospektif çalışmaya ihtiyaç vardır. Anahtar kelimeler: düşük over rezervi, açıklanamayan infertilite, oksidatif stres faktörleri