Kadınlarda selülitin klinik özelliklerinin belirlenmesi ve etyopatogenetik faktörlerin araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DERİ VE ZÜHREVİ HASTALIKLAR ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İREM CİHAN

Danışman: Ülker GÜL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Çalışmamızda, ülkemizde yaşayan erişkin kadınlarda selülitin klinik özelliklerinin tanımlanması ve selülit şiddeti üzerinde etkili etyopatogenetik mekanizmaların kapsamlı şekilde araştırılması amaçlanmıştır. Elde edilecek bulguların selülit etyopatogenezine ışık tutarak klinik yönetim ile koruyucu ve tedavi edici yaklaşımlara katkı sağlaması hedeflenmektedir. Gereç ve Yöntem: SBÜ Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Klinik Araştırmalar Etik Kurulunun 18.04.2024 tarihli E-23-74 sayılı etik kurul onayı sonrası çalışmaya başlandı (No:74). Çalışmamızın evrenini, Sağlık Bilimleri Üniversitesi (SBÜ) Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne başvuran, dışlama kriterlerine sahip olmayan ve muayeneye geldiği gün araştırmaya katılmayı kabul eden 18-60 yaş arası kadın katılımcılar oluşturdu. Dışlama kriterleri; 18 yaş altı, 60 yaş üstü, erkek cinsiyet, gebelik, emzirme olarak belirlendi. Katılımcılara demografik özellikler, tıbbi öykü, reprodüktif sistem özellikleri, sigara ve alkol kullanımı ile spor yapma durumunu sorgulayan yapılandırılmış anket uygulandı. Katılımcılar muayene edilerek selülit şiddeti (selülit şiddet ölçeği) belirlendi. Ayrıca fiziksel aktivite (Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi Kısa Formu) ve beslenme örüntüsü (Akdeniz Diyet Kalitesi Ölçeği) ile selülit ilişkisi değerlendirildi. Bulgular: Çalışmamıza rastgele seçilen 100 kadın dahil edildi. Tüm katılımcılarda farklı derecelerde selülit izlendi. Selülit şiddet ölçeği ile yapılan değerlendirmede katılımcıların %36'sı hafif, %32'si orta, %32'si şiddetli düzeyde selülite sahipti. Demografik özellikler ile selülit şiddeti arasındaki ilişki açısından değerlendirildiğinde yaş, vücut ağırlığı, beden kitle indeksi ve beden kitle indeksi sınıflaması selülit şiddeti ile ilişkili bulundu. Bu parametrelerdeki artışın selülit şiddetini arttırdığı gözlendi. Sigara kullanım miktarı ile alkol kullanım süresi ve sıklığındaki artışın selülit şiddetini artırdığı saptandı. Kronik hastalık varlığı, düzenli ilaç kullanımı ve psikiyatrik hastalık öyküsü ile selülit şiddeti arasında anlamlı ilişki saptandı; bu durumların varlığının selülit şiddetini arttırdığı gözlendi. Menopoz ve gebelik öyküsünün selülit şiddeti üzerinde etkili olduğu, bu durumların kadınlarda selülit şiddetini arttıdığı izlendi. Adet düzensizliği, gebelik ve düşük sayısı, korunma yöntemi kullanımı ve menopoza girme yaşı ile selülit şiddeti arasında anlamlı ilişki saptanmadı. Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi skorları ile selülit şiddeti arasında anlamlı ilişki gözlenirken; Akdeniz Diyet Kalitesi Ölçeği ile selülit şiddeti arasında ilişki izlenmedi. Sonuç: Çalışmamız, ülkemizdeki kadınlarda selülit şiddetinin demografik özellikler ve yaşam tarzı faktörleriyle anlamlı biçimde ilişkili olduğunu; fiziksel aktivitenin koruyucu etkisine karşılık Akdeniz diyet kalitesi ile selülit şiddeti arasında ilişki saptanmadığını ortaya koydu. Literatürde selülite ve selülit derecesine etki yapan bütün faktörlerin bir arada prospektif olarak değerlendirildiği başka bir çalışmaya rastlanmadı. Ayrıca bu konuda literatürde ülkemize ait bir çalışma da bulunmamaktadır. Bu nedenlerle çalışmamızın sonuçlarının bilimsel literatüre katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Anahtar Kelimeler: Selülit, selülit şiddeti, etyopatogenez, yaşam tarzı, fiziksel aktivite, diyet