2007-2015 yılları arasında gençlik danışmanlık ve sağlık merkezi'ne başvuran ergenlerin demografik ve laboratuvar verilerinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR TEPECİK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ZELİHA ÖZTÜRK
Danışman: Hülya PARILDAR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ: Yaşamın en önemli temellerinin atıldığı ergenlik dönemi riskli bir dönemdir. Bu dönemde sağlık problemleri zor fark edildiğinden sağlık sistemine başvuru sıklıkları oldukça düşüktür. Bu durum, ergenin sağlık hizmetlerine başvurmasını beklemeden onlara doğru yöntemlerle ve etik kuralları gözeterek yapılandırılacak toplum yönelimli müdahalelerle birinci basamakta ulaşılmasının daha etkin olabileceğini düşündürmektedir. Birey ve toplum sağlığı açısından aynı zamanda bir fırsat dönemi haline getirebilmektedir. Bu çalışmamızdaki amacımız bu fırsat dönemini daha iyi değerlendirebilmek adına özellikle hangi ergenlerde nelere yönlenmemiz gerektiğine bir nevi ışık tutmaktır. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışmamız kesitsel ve tanımlayıcı bir çalışmadır. Çalışma evrenini İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Alsancak ÇİDEM/Gençlik Danışmanlık ve Sağlık Hizmet Merkezi'ne veri toplama tarihlerinde başvuran ergenler oluşturmaktadır. Merkez bünyesinde bir aile hekimliği uzmanı, aile hekimliği asistanları, çocuk psikiyatristleri, bir ergen sağlığı psikoloğu ve de bir ergen sağlığı hemşiresi barındırmaktadır. Örneklem seçimi, dahil edilme ve dışlanma kriterlerine göre yapılmış olup sonuçta 1023 ergen çalışmanın örneklem grubunu oluşturmuştur. Ergenlerin yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, ebeveyn mesleği, ebeveyn birlikteliği, kilo durumu, anemi varlığı, tiroid hormon düzeyleri durumu, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu(DEHB) tanısı varlığı, puberteye girme yaşı verileri retrospektif olarak, hasta dosyaları ve hastane bilişim sisteminden taranmıştır. Veriler SPSS 21 veri analiz sistemi ile Ki-kare, Student's, Fisher ve Kruskal Walis testleri kullanılarak değerlendirilmiştir. Çalışma için etik kurul onayı alınmıştır. BULGULAR: Yaş ortalaması 13,7±1,76 olan 1023 ergenin %49,7'si kadın, %50,3'ü erkek saptanmıştır. Kadınların %21,9'unda, erkeklerin %13,8'inde anemi saptandı (p<0,05). Erkeklerin %8,5'inde, kadınların %0,1'inde DEHB tanısı vardı (p<0,05). 11-14 yaş arası ergenlerin %19,2'si, 15-17 yaş arası ergenlerin %11,9'u, 18-24 yaş arası ergenlerin %8,5'i düşük kiloluydu (p<0,05). 11-14 yaş arası ergenlerin %4,8'inde, 15-17 yaş arası ergenlerin %8,5'inde, 18-24 yaş arası ergenlerin %12,4'ünde hipotiroidi saptandı (p<0,05). Düşük kilolu ergenlerin %21,9'unda, obez ergenlerin %9,8'inde anemi saptandı (p<0,05). Hipotiroidik ergenlerin %15,1'inde, ötiroidik ergenlerin %5,3'ünde obezite saptandı (p<0,05). SONUÇ: Yaptığımız çalışmada tüm sağlık hizmetlerinde olduğu gibi birinci basamak hekimliğinin ergenlikte de ilk tıbbi temas noktası olduğunu görmekteyiz. Bu nedenle birinci basamak hekimliğinin ulaşılabilir olması, koruyucu olması, kapsamlı olması, aile ve toplum yönelimli olması, bütüncül yaklaşımlı olması gerekmektedir. Ayrıca bir ekip hizmeti olmakla beraber entegre ve koordine olmalıdır. Süreklilik arz etmelidir. Ergen muayenesi ve takibinde yaş, cinsiyet gibi özelliklerin yanında eğitim durumu, medeni durumu ve aile yapısı gibi özelliklerin de dikkate alınması gerekmektedir. ANAHTAR KELİMELER: Ergen, Anemi, DEHB, Obezite, Düşük Kiloluluk, Hipotiroidi, Aile Hekimliği