Atriyal fibrilasyon cerrahi tedavisinde kriyoablasyon ve radyofrekans ablasyon yöntemlerinin karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MUHİTTİN ZAFER SAMSA

Danışman: Hasan UNCU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Atriyal fibrilasyon (AF) atriyumların düzensiz elektriksel aktivitesi sonucu gelişen, atriyal mekanik işlev kaybıyla karakterize olan supraventriküler bir taşiaritmidir. AF genel popülasyonun %1-2'sinde görülürken yaşla birlikte prevalansında artış izlenmektedir. AF, beraberinde getirebileceği inme gibi yıkıcı sonuçları ile mortalite ve morbidite için güçlü ve bağımsız bir risk faktörüdür. Bu çalışmada AF'nin cerrahi tedavisinde kriyoablasyon ve radyofrekans ablasyon yöntemlerinin karşılaştırılması planlandı. Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif çalışmamız, Eylül 2006 ile Temmuz 2014 tarihleri arasında, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniğinde açık kalp cerrahisi ile birlikte cerrahi AF ablasyonu uygulanan 100 hasta dahil edilerek yürütüldü. Hastalar AF ablasyon yöntemine göre kriyoablasyon ve radyofrekans ablasyon olmak üzere iki grupta incelendi. Her gruba 50 hasta dahil edildi. Hastaların klinik özellikleri, risk faktörleri, laboratuvar ve ekokardiyografik bulgularının yanı sıra cerrahi prosedürleri ve rekürrens durumları incelendi. Bulgular: Kriyoablasyon grubunda lökosit sayısı, sol ventrikül diyastol sonu çapı (SVDSÇ) ve sol atriyal çap (SAÇ) anlamlı oranda yüksekti. Hastaların ameliyat sonrası kısa ve uzun vadeli ritim ve AF rekürrens oranları iki grup arasında benzerdi. Kriyoablasyon yönteminde rekürrens oranı 1.ayda % 16 iken 3. ayda % 18 olarak saptandı. Radyofrekans ablasyon yönteminde ise rekürrens oranı 1.ayda %10 iken 3.ayda %24'e çıkmaktadır. Rekürrens olan hastalarda diabetes mellitus, hipertansiyon, koroner arter hastalığı, işlem öncesi uzun süreli AF, kreatinin düzeyi, lökosit sayısı, SVDSÇ, sol ventrikül sistol sonu çapı, SAÇ, statin ve anjiyotensin dönüştürücü enzim inhibitörü veya anjiyotensin reseptör blokeri kullanım oranı anlamlı olarak daha yüksekken hiperlipidemi ve yüksek dansiteli lipoprotein-kolesterol (HDL-K) daha düşük oranda saptandı. Kriyoablasyon yapılan ve rekürrens olan hastalarda lökosit sayısı anlamlı olarak daha yüksek oranda saptandı. Radyofrekans ablasyon yapılan ve rekürrens olan hastalarda kreatinin ve lökosit sayısı anlamlı olarak daha yüksek oranda saptanmışken HDL-K daha düşük oranda saptandı. Sonuç: Kriyoablasyon ile radyofrekans ablasyon yöntemleri birbirine benzer yöntemlerdir ve birbiri yerine tercih edilebilir. Anahtar Kelimeler: Atriyal fibrilasyon, cerrahi tedavi, kriyoablasyon, radyofrekans ablasyon