Güncel dislipidemi kılavuzlarına göre yatan hastalarda dislipidemi prevalansı ve tedavisinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HASEKİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYDAN KARABACAK YILMAZ
Danışman: Hayriye Esra ATAOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ:Dislipidemi, erişkin nüfusta önlenebilir mortalitenin sebeplerinden biri olup aterosklerotik kardiyovasküler hastalıklar(ASKVH) için önemli bir risk faktörüdür.Çalışmamızdahastanede yatan hastalarda dislipidemi prevalansını belirleyip, komorbid hastalık varlığına ve lipit düşürücü tedavileregöregüncel ulusal kılavuz hedef lipit değerlerine ulaşılma oranlarını karşılaştırdık. GEREÇ ve YÖNTEM:Retrospektif tek merkezli çalışmamıza1 Ocak-31 Aralık 2019 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Haseki Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkeziİç Hastalıkları Kliniği'nde yatan lipit verileri olan 1939 hasta dahil edilmiştir. Hastaların verileri hastane bilgi yönetim sistemi ve dosyaları üzerinden elde edilmiştir. 2021Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği(TEMD) dislipidemi kılavuzundaki değerlere göretotal kolesterol,düşük yoğunluklu lipoprotein kolesterol(LDL-K), yüksek yoğunluklu lipoprotein kolesterol(HDL-K) ve trigliseritdeğerlerinden herhangi birinin hedef aralığın dışında saptanması dislipidemi olarak değerlendirilmiştir. BULGULAR: Çalışmada değerlendirilen hastaların ortalama yaşları 60,9±19,1'di ve hastaların 1033'ü (%53,3) kadındı. Hastaların total kolesterol 158,5±61,1mg/dL, trigliserit 145,0 ±142,1 mg/dL, HDL-K 37,1±12,6mg/dL, LDL-K 93,1±42,4mg/dLsaptandı. Olguların %93,8'inde dislipidemi mevcutken, kadınlarda daha sık saptandı(%95,6 ve %91,7,p<0,001). Hastaların %57,8'inde LDL-K değeri yüksekken %75,1'inde HDL-K düşük, %30,7'sinde trigliserit yüksek, %18,4'ünde total kolesterol değeri yüksek bulunmuştur. Diabetes mellitus(DM), hipertansiyon, koroner arter hastalığı(KAH) ve kronik böbrek hastalığı(KBH) varlığında LDL-K değerinin hedef aralık dışında saptanma olasılığı istatiksel olarak daha yüksek bulunmuştur(p<0,001). Çalışmamızdaki hastaların %18,4'ü(358) statin tedavisi kullanmaktaydı. Statin tedavisi kullanan hastaların%74,9'unda LDL-K hedef aralığın üzerinde saptanmıştır. LDL-K değeri hedef aralığın üstünde olan hastaların %76,1'i statin tedavisi almamaktaydı. Fibrat tedavisi kullanan hastaların %10,6'sında trigliserit düzeyi hedef aralıkta iken fibrat tedavisi kullanmayan hastaların %29,3'ünün de trigliserit düzeyi hedef aralığın üzerinde saptanmıştır. SONUÇ: İç Hastalıkları Kliniğinde yatan her 10 hastadan dokuzunda dislipidemi tespit edilmiş olup, dislipideminin en sıkbileşeni HDL-K düşüklüğüdür.Özellikle komorbid hastalıklar varlığında dislipidemi prevalansı artmaktadır. LDL-K seviyesi yüksek hastaların sadece dörtte biri statin tedavisi kullanmakta olup, bu tedavi alan hastalarında dörtte birinde kılavuz hedeflerine ulaşılmıştır.Yüksek dislipidemi prevalansına rağmen hedefe ulaşan hasta sayısındaki düşüklük göz önünde bulundurulduğunda klinik ataletin engellenmesi için güncel kılavuzlara uygun dislipidemi eğitimlerinin düzenlenmesi, ilaç başlanan hastalarda etkin doza çıkma konusunda bilinçli olunmasıve bu hastaların ASKVH gelişme riskleri açısından hem hastane yatışı sırasında hem de taburculuk sonrası dönemi değerlendirecek çalışmalara ihtiyaç vardır. ANAHTAR KELİMELER: Dislipidemi, HDL, LDL, statin, trigliserit