Aspartat aminotransferaz trombosit indeksinin hiperemezis gravidarumu öngörmedeki rolü


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ATATÜRK GÖĞÜS HASTALIKLARI VE GÖĞÜS CERRAHİSİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BUSE DİLAN SOYLU

Danışman: Elif YILMAZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç Bu çalışmanın amacı Aspartat Aminotransferaz Trombosit İndeksinin hiperemezis gravidarumu öngörmedeki rolünün araştırılmasıdır. Gereç ve Yöntem Araştırma T.C. S.B.Ü. Dr. Sami Ulus Kadın Doğum Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Eğitim Araştırma Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniğine Ocak 2019-Aralık 2022 tarihleri arasında başvuran hastaların dosyalarının taranması ile yapılmış retrospektif çalışmadır. Araştırmaya belirtilen süre içerisinde 12 hafta altında, fetal kalp atımı pozitif, dahil olma kriterlerini karşılayan, hariç tutulma kriterlerine sahip olmayan toplam 200 hasta dahil edilmiş olup, hiperemezis gravidarum tanısı alan hastalar çalışma grubunu (n=100), bulantı kusma şikâyeti olmayan hastalar (n=100) kontrol grubunu oluşturmuştur. Hastaların ilk başvurularında alınan hemogram ve biyokimya testlerinden "Aspartat Aminotransferaz Trombosit Oranları (APRI)" hesaplanmış ve her iki grup APRI değerleri açısından birbiri ile karşılaştırılmıştır. İstatistiksel analizler SPSS (IBM SPSS Statistics 27) adlı programı ile yapılmış, p 0,05). Gruplar arasında APRİ değerleri yönünden bakıldığında hasta grubunda APRİ değerleri (0,61±0,19) kontrol grubundaki APRİ değerlerine göre (0,18±0,08) anlamlı seviyede yüksek bulunmuş ve istatistiksel açıdan anlamlı farklılık tespit edilmiştir (Z=-12,002; p<0,001). Ayrıca veriler PUQE sınıflarına göre değerlendirildiğinde de şiddetli grubun değerlerinin orta gruptan orta grubun da hafif gruptan daha yüksek olduğu görülmüş ve APRI değerleri açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmiştir (χ2=50,002; p<0,001). Gruplar arasında AST (Z=-12,009; p<0,001) ve ALT (Z=-9,887; p<0,001) değerleri yönünden bakıldığında bu değerlerin hasta grubunda kontrol grubuna göre anlamlı seviyede yüksek olduğu görülmüştür. Ayrıca veriler PUQE sınıflarına göre değerlendirildiğinde de şiddetli grupta yer alanların AST ve ALT değerlerinin hafif ve orta grupta yer alanlara göre anlamlı seviyede yüksek olduğu görülmüştür (χ2=22,557; p<0,001, χ2=6,231; p=0,024). Gruplar gebeliğin planlı olup olmaması açısından değerlendirildiğinde anlamlı bağlantı tespit edilmiştir (χ2=12,995; p<0,001). Gebeliği planlı olanların kontrol grubunda hasta grubuna göre daha fazla sayıda olduğu belirlenmiştir. Çalışmada yer alan hastaların BKİ ve kilo kaybı incelendiğinde hasta grubunda bulunanların BKİ'lerinin kontrol grubuna göre daha düşük olduğu (25,05±3,31, 27,60±3,38) kilo kaybı miktarlarının ise daha yüksek olduğu (2,06±1,02, 0,00±0,00) görülmüştür ve her iki değer için de gruplar kıyaslandığında istatistiksel olarak anlamlı fark tespit edilmiştir. Sonuç Çalışmamız ışığında hayat kalitesini düşüren, anne ve bebek açısından komplikasyon riskleri olan hiperemezis gravidarum tablosunun öngörülmesinde ve tablonun şiddetine göre tedavi seçilmesinde APRİ değerinin etkin olarak kullanılabileceğini düşünmekteyiz. Ayrıca düşük BKİ' ne sahip olan ve gebeliği planlı olmayanlarda HEG görülme olasılığının yüksek bulunması ile de bu tabloyu predikte eden durumlardan olarak anlamlı olabileceklerini düşünmekteyiz. Anahtar kelimeler: APRİ, Bulantı, Gebelik, Hiperemezis Gravidarum