Otozomal dominant polikistik böbrek hastalarında yeni fibrozis indeksi'nin böbrek volümü ve glomerüler filtrasyon hızı ile ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İZMİR TEPECİK SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EZGİ ÖZMERİÇ
Danışman: Sibel ERSAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmanın amacı, otozomal dominant polikistik böbrek hastalığı (ODPBH) tanısı olan hastalarda serumdan hesaplanan yeni fibrozis indeksinin (Novel Fibrosis Index-NFI) böbrek fonksiyon kaybı göstergesi olan tahmini glomerüler filtrasyon hızı (eGFR) ve manyetik rezonans görüntüleme (MRG) veya bilgisayarlı tomografi (BT) ile hesaplanan total böbrek hacmi (TKV) ile ilişkisini değerlendirmek ve NFI'nın hastalığa özgü fibrotik yükü yansıtan tamamlayıcı bir biyobelirteç olup olamayacağını araştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Retrospektif, kesitsel ve gözlemsel analitik tasarımla yürütülen çalışmaya nefroloji polikliniğimizde izlenen, 18 yaş ve üzeri, renal replasman tedavisi almayan, anamnez ve radyolojik görüntüleme ile ODPBH tanısı doğrulanmış toplam 93 hasta dahil edildi. Hastaların demografik özellikleri, sigara kullanımı, renin anjiyotensin sistemi (RAS) blokörü kullanımı ve karaciğer kisti varlığı kaydedildi. NFI serum biyokimyasal parametrelerinden; eGFR ise CKD-EPI formülü ile hesaplandı. Hastalar eGFR'ye göre KBH evre 1-2 (eGFR≥60 mL/min/1.73 m²) olan ve KBH evre 3-4-5 (eGFR <60 mL/min/1.73 m²) olarak iki gruba ayrıldı. Böbrek volümleri MRG veya BT üzerinden ölçülerek TKV elde edildi ve Mayo görüntüleme sınıflamasına göre evrelendirildi. Tüm veriler elde edildikten sonra, evrelere ayrılmış olan hastalar kendi aralarında karşılaştırıldı. İstatistiksel analizde uygun parametrik/nonparametrik testler kullanıldı; anlamlılık düzeyi p<0,05 olarak kabul edildi. Bulgular: NFI düzeyi, eGFR ≤60 ml/dk/1,73 m² olan hasta grubunda anlamlı düzeyde yüksek saptandı (p<0,05) ve NFI ile eGFR arasında anlamlı, zayıf düzeyde negatif korelasyon bulundu (p<0,05); buna karşılık NFI ile TKV arasında anlamlı bir ilişki gösterilemedi. TKV ile eGFR arasında belirgin negatif korelasyon saptandı (p<0,05). RAS blokörü kullanan hastalarda TKV daha yüksek, eGFR daha düşük bulunurken NFI düzeyleri açısından anlamlı fark izlenmedi. Sigara içenlerde TKV düzeyi yüksek ve eGFR düzeyi düşük bulunurken NFI düzeyleri açısından anlamlı fark izlenmedi. Karaciğer kisti bulunan hastalarda TKV'nin daha yüksek olduğu saptanırken, eGFR ve NFI değerleri arasında ise anlamlı fark saptanmadı. Sonuç: NFI'nın ODPBH'de böbrek fonksiyon kaybı ile ilişkili, ancak TKV'den bağımsız seyretmesi, bu indeksin mikroyapısal fibrotik yükü yansıtan ve yapısal hacim ölçümlerini tamamlayan yeni bir biyobelirteç olabileceğini düşündürmektedir. NFI, TKV ve eGFR'nin birlikte değerlendirilmesi ODPBH progresyonunun daha bütüncül olarak öngörülmesine katkı sağlayabilir ve özellikle hastalık modifiye edici tedavilere aday hastaların seçimini destekleyecek gelecekteki prospektif çalışmalara temel oluşturabilir. Anahtar kelimeler: otozomal dominant polikistik böbrek hastalığı, yeni fibrozis indeks, fibrozis