Bruselloz'da tedavi öncesi ve sonrası kallistatin düzeyleri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYŞE TURUNÇ ÖZDEMİR
Danışman: İlhami ÇELİK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Brusellozlu hastaların serum kallistatin düzeyleri ile kontrol grubu serum kallistatin düzeyleri arasında farklılık mevcut olup olmadığının tespit edilmesi, tedavi takibinde kullanılıp kullanılamayacağı ve C-reaktif protein (CRP) düzeyleri ile karşılaştırılmaları amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Polikliniği'ne başvuran ve klinik ve laboratuvar olarak bruselloz düşünülen 30 hasta dahil edildi. Demografik verileri kaydedilen hastalardan tedavi öncesi ve sonrası C-reaktif protein ve kallistatin düzeyleri için serum örnekleri çalışıldı. Elde edilen veriler SPSS 22.0 (IBM Corp., Armonk, New York, ABD) ve easyROC: a web-tool for ROC curve analysis (ver. 1.3) istatistik paket programında değerlendirildi. Bulgular: Çalışma grubu klinik ve laboratuvar bulguları ile Bruselloz tanısı alan 30 hastadan, kontrol grubu ise meslek, yaş ve cinsiyet yönünden benzer, herhangi bir hastalığı ve enfeksiyonu olmayan 30 kişiden oluşturuldu. Çalışmaya dahil edilen 30 hastanın hepsinde standart tüp aglütinasyon testi pozitif (≥1/160), 24'ünde (%80) 2-merkapto etanol testi pozitif (≥1/80) ve yedisinde (%20.5) kan kültüründe Brusella spp. üremesi saptandı. Çalışma grubunun tamamında CRP pozitifliği mevcuttu. Çalışma grubunda kallistatin düzeyi 128.65±8.72 ng/ml iken kontrol grubunda 147.94±16.46 ng/ml idi ve kontrol grubundaki yükseklik istatistiksel olarak anlamlı idi (p=0.001). Ayrıca akut brusellozlu hastalarda kallistatin düzeyi 127.07±9.42 ng/ml olup kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı (p=0.001). Ancak hastalığın akut, subakut, kronik ve relaps formları arasında kallistatin düzeyleri karşılaştırıldığında istatistiksel anlamlı bir fark tespit edilmedi (p=0.44). Hasta grubunda serum kallistatin düzeyleri karşılaştırıldığında; tedavi sonrası düzeyleri tedavi öncesinden istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksekti (p=0.001). Çalışma grubunda tedavi öncesi eritrosit sedimantasyon hızı 19.07±15.97 mm/h iken, tedavi sonrası 8.40±10.91 mm/h olup tedaviyle istatistiksel olarak anlamlı derecede azalmıştı (p=0.04). Aynı şekilde hasta grubunda tedavi öncesi CRP düzeyi 32.65±46.13 mg/dl iken, tedavi sonrası 5.42±4.22 mg/dl saptanmış olup, tedaviyle istatistiksel olarak anlamlı derecede azalmıştı (p=0.03). Hasta grubu ile kontrol grubu karşılaştırıldığında; Spearman korelasyon analizinde, kallistatin düzeyleri ile CRP düzeyleri arasında negatif yönde güçlü (Rho= -0.88) bir ilişki saptanırken, kallistatin düzeyleri ile eritrosit sedimantasyon hızı arasında negatif yönde iyi (Rho= -0.71) bir ilişki saptandı. Sonuç: Bizim çalışmamız kallistatin düzeylerinin bruselloz için bir tanı belirteci olabileceğini, ancak bu değerlerin hastalığın akut, subakut, kronik ve relaps formlarını ayırt etmek için kullanılamayacağını gösterdi. Elde edilen sonuçların biyolojik önemini doğrulamak için daha çok hastanın katıldığı çalışmaların yapılması gerekmektedir. Ayrıca çalışmamız ile brusellozun takibinde kullanılan eritrosit sedimantasyon hızı ve CRP gibi kallistatinin de akut faz belirteci olarak kullanılabileceği saptanmıştır. Eritrosit sedimantasyon hızı ve CRP pozitif akut faz reaktanı olup, kallistatin ile negatif korelasyon saptamamız, kallistatinin brusellozun takibinde negatif akut faz reaktanı olarak faydalanılabileceğini göstermektedir. Bruselloz ile kallistatin arasındaki ilişkiyi ortaya koyan herhangi bir çalışma bulunmamaktadır.