Bir aile sağlığı merkezinde izlenen 5-15 yaş arası çocuklarda hiperlipidemi sıklığı: Kesitsel araştırma
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BURAK DÖNMEZ
Danışman: Mehmet ÖZEN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş: Hiperlipidemi dünyada ve ülkemizde sıklığı giderek artan, yetişkinleri olduğu kadar çocuk ve genç erişkinleri de etkileyen bir sağlık sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Yirminci yüzyılın getirdiği beslenme alışkanlıkları, çoğunlukla şehir hayatının hızına eşlik eden hızlı yemekler, paketlenmiş gıdalar bu durumun başlıca nedenidir. Doğal beslenme alışkanlıklarını sürdüren ve şehir hayatından uzak yaşamayı başarabilen toplumlarda çok daha düşük lipit düzeyleri gözlenmekte ve kalp damar hastalıkları gibi hiperlipidemi ile ilişkili hastalıklar daha az gözlenmektedir. Aterosklerozun çocukluk çağında, hatta doğum öncesi dönemde ilk bulgularının başladığına ilişkin yayınlar bulunmaktadır. Hiperlipideminin erken tanısı çocukluk dönemi aterosklerozu ve erken koroner arter hastalığı başta olmak üzere kalp damar hastalıklarının risklerini azaltabilmek için koruyucu hekimlik adına önemli bir görevdir. Başta kardiyovasküler hastalıklar olmak üzere ileri yaşlarda karşılaşılan pek çok sağlık sorununun önlenebilen önemli nedenlerden biri olan hiperlipideminin erken tanı ve tedavisi için atılacak ilk adım mevcut durumun doğru tespiti olacaktır. Hiperlipidemi tarama stratejileri ile ilgili çok sayıda görüş bulunmaktadır. Sağlık Bakanlığı tarafından yayınlanan çocukluk dönemi tarama programı içinde hiperlipideminin erken tanısı da yer almaktadır. Bu çalışmada bir aile sağlığı merkezinde izlenen çocuklarda hiperlipidemi sıklığının saptanması amaçlandı. Bu yolla bölgesel tarama stratejisinin belirlenmesine ve geleceğin yetişkinlerinde oluşabilecek kalp-damar hastalıklarını önleyici girişimlerin planlanmasına ışık tutacak bilgiler elde edilmesi hedeflendi. Yöntem: Çalışmada, Antalya İli, Kaş Kasaba Aile Sağlığı Merkezi'ne (ASM) kayıtlı 5-15 yaş arası çocukların kayıtları 2021 yılı Mart ayından geriye doğru incelenerek, dosyasında muayene bulguları ve biyokimyasal sonuçları kayıtlı olanların verileri incelenmiştir. Test sonuçlarının değerlendirilmesinde Sağlık Bakanlığı tarafından uygulanması önerilen "Aile Hekimliği Uygulamasında Önerilen Periyodik Sağlık Muayeneleri Testleri" broşüründe yer alan çocuk ve adölesanlar için belirlenen değerler dikkate alınmıştır. Buna göre total kolesterol (TK) değeri; 130 mg/dl'dir. Yüksek yoğunluklu lipoprotein (HDL) kolesterol ve trigliserit (TG) için ise 2019 Türkiye Endokrinoloji ve Metobolizma Derneği Dislipidemi Tanı ve Tedavi Kılavuzu'nda çocuklar ve adölesanlar için belirlenen sınır değerler dikkate alınmıştır. Bu değerler HDL için >45 mg/dl, 40-45 mg/dl, 100 mg/dl, 10-19 yaş için ise 130 mg/dl olarak sınıflandırılmıştır. Bulgular: Çalışmada Kaş Kasaba ASM'ye kayıtlı 5-15 yaş arasında 71'i (%48.3) kız, 76'sı (%51.7) erkek, toplam 147 çocuğun sonuçları değerlendirilmiştir. Kız çocukların yaş ortalaması 10.3±2.7, erkek çocukların yaş ortalaması ise 10.1±2.8 olarak hesaplandı. Çalışmaya katılan kız çocukların boy ortalaması 142.2±18.8 cm ve erkek çocukların ise 141.48±17.9 cm, vücut ağırlığı ortalaması ise; sırası ile 38.2±15.7 kg ve 37.2±14.7 kg, beden kitle indeksi (BKİ) ortalaması sırası ise; 17.9±3.7 ve 17.7±3.5 kg/m2'dir. Cole indeksi ile BKİ'ye göre obezite değerlendirilmesi yapıldığında, çocukların %5.5'i obez, %9.5'i kilolu, %85.0'i de normal kilolu olarak bulunmuştur. Total kolestrol değeri "normal" olan çocukların oranı %61.9, "sınırda yüksek" olanların oranı %28.6, "yüksek" olanların oranı ise %9.5'tir. Trigliserit değeri "normal" olan çocukların oranı %49.7, "sınırda yüksek" olanların oranı %24.4, "yüksek" olanların oranı ise %25.9'dur. HDL değeri normal olan çocukların oranı %68.7, sınırda yüksek olanların oranı %21.1 yüksek olanların oranı ise %10.2'dir. LDL değeri "normal" olan çocukların oranı %79.6, "sınırda yüksek" olanların oranı %11.6, "yüksek" olanların oranı ise %8.8'dir. Kız çocuklarındaki HDL ortalaması 50.3 mg/dl iken erkek çocukların HDL ortalaması 54.4 mg/dl olarak hesaplandı. Buna göre çalışmada değerlendirilen erkek çocuklarda HDL düzeyi daha yüksektir (p=0,032). Diğer değişkenlerde (TK, TG ve LDL) cinsiyete göre istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır. HDL ile boy, kilo ve BKİ arasındaki anlamlı korelasyon saptanmamıştır (p değeri, sırası ile; 0.033, 0.019, 0.025). Kan değerlerinden en az bir tanesi dislipidemik sınırlarda olan 28'i kız, 23'ü erkek 51 çocuk vardır. Buna göre bölgemizde dislipidemi oranı ise %34.7'dir. Normal çocuklarındaki TG ortalaması 94.97 mg/dL iken, kilolularda 113.5 mg/dL ve obezlerde ise 206.3 mg/dL'dir. Obezite arttıkça trigliserit değeri de artmaktadır. Diğer değişkenlerde (TK, HDL ve LDL) obezite durumuna göre istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık yoktur. Sonuç: Bölgemizde yaşayan çocuk ve ergenleri temsil ettiği düşünülen çalışma grubunda, hipertrigliseridemi %25,9 ile en yüksek lipit profil bozukluğu olarak karşımıza çıkmaktadır. Etkili bir birincil koruma sağlamak, erken çocukluk döneminde başlayan taramalar ve bu tarama sonuçlarına göre planlanan önlemler ile mümkün olabilecektir. Periyodik sağlık muayeneleri kapsamında beş yaşında yapılan rutin laboratuvar incelemelerinde; TK, LDL, HDL ve TG testlerinin panele eklenmesinin uygun olacağı değerlendirilmiştir. Türkiyede çocukluk dönemi hiperlipidemisi sıklığının belirlenmesi için geniş tabanlı çalışmalara gereksinim olduğu düşünülmektedir.