Erken başlangıçlı skolyozlarda konvansiyonel ve manyetik uzatılabilir rod sistemlerinin etkinlik, güvenirlik, spinal büyüme ve akciğer gelişimi üzerine etkilerinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL ŞİŞLİ HAMİDİYE ETFAL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FARID SAMADOV

Danışman: Mehmet Ali TALMAÇ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Günümüzde kullanılan konvansiyonel ve manyetik büyüyen rod sistemlerinin erken başlangıçlı skolyoz tedavisindeki yerini, artılarını ve eksilerini araştırmak, sözü geçen implanların öne çıkan özelliklerden yararlanılarak daha başarılı ve az komplikasyonlu tedavi süreçleri planlanmasını sağlamak. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda 24 KGR ve 17 MGR uygulanan hastanın yaş, etyolojik tanı, takip süresi, uzatma sayısı, komplikasyonları değerlendirilerek karşılaştırıldı. Ayrıca preoperatif, postoperatif ve son takip filmlerinden Cobb açısı, torakal kifoz açısı, S1-T1 mesafesi ve uzama hızı, koronal ve sagital balans ve SAL değerleri ölçülerek grupların hem kendi içinde hem de birbiri ile karşılaştırıldı. Bulgular: KGR grubunun ilk cerrahi ortalama yaşı 6,1, ortalama takip süresi 30 ay, Cobb açıları ortalaması preop. 51,5°, postop. 21,4°, son takipte 18,1°olarak ölçüldü. Preop.-postop.-son takipte anlamlı fark bulundu. T1-S1 mesafesi ortalaması preop. 261 mm, postop. 288 mm, son takipte 309 mm bulundu. Preop.-postop.-son takipte anlamlı fark bulundu. Hastalara 24 başlangıç, 75 ek prosedür yapıldı. MGR grubunun ilk cerrahi ortalama yaşı 7,1, ortalama takip süresi 30 ay, Cobb açıları ortalaması preop. 60,4°, postop. 41,8°, son takipte 36,4° ölçüldü. Preop.-postop.-son ölçümlerde anlamlı fark bulundu. T1-S1 mesafesi ortalaması uygun olarak 257 mm274 mm - 305 mm ölçüldü. Preop.-postop.-son takipte anlamlı fark bulundu. Hastalara 17 başlangıç cerrahisi, 8 planlanmamış cerrahi prosedür olmak üzere toplam 25 cerrahi girişim uygulandı. Sonuç: Erken başlangıçlı skolyoz tedavisinin boy uzamasıyla uyum içerisinde planlanması, aynı zamanda eğrılik derecesinin kontrol altına alınması gerektiği için adölesan çağa göre daha hassas dengelerde uygulanması gerekmektedir. Çalışmamızda her iki uzatma tekniğinin erken başlangıçlı skolyoz tedavisinde etkili birer yöntem olduğunu saptadık. Konvansiyonel rodun manyetik roda göre spinal dizilimi daha fizyolojik sınırlarda tutabildiğini düşünmekteyiz, buna karşın tekrarlayan cerrahinin bir dezavantaj olabileceğini biliyoruz. Aynı zamanda komplikasyonlarınnın benzer oranlarda saptandığını gördük. Konu ile alakalı prospektif uzun süreli çalışmalarla daha objektif ve net bilimsel veri sağlanabileceğini düşünmekteyiz.