Bipolar bozukluk hastalarının manik ve depresif dönemleri ile ötimik dönemdeki serum resolvin D1 (RVD1) düzeylerinin karşılaştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL BAKIRKÖY PROF. DR. MAZHAR OSMAN RUH SAĞLIĞI VE SİNİR HASTALIKLARI SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖZGE YÜKSEL ÖKSÜZ

Danışman: Nesrin KARAMUSTAFALIOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ: Son yıllarda inflamatuar süreçlerin, Bipolar Bozukluk (BPB)'un patofizyolojisinin altında yatan nörobiyolojik değişikliklere katkısı olduğuna dair kanıtlar sunulmaktadır. Bununla birlikte hastalarda yüksek oranlarda Metabolik Sendrom (MetS)'un eşlik ettiği bildirilmekte olup, hem MetS hem de BPB'un etiyopatogenezinde ortak bir inflamatuar sürecin var olabileceği düşünülmektedir. Resolvin D1(RvD1) gibi doymamış yağ asitleri ise; sinir sisteminde bolca bulunmakta, sinaptogenezisi ve nörogenezisi desteklemekte, nöronu apoptozisten ve nöroinflamasyondan korumaktadır. Bu nedenle RvD1'in BPB'un etiyolojisine katkı sunabileceği düşünülmektedir. Bu çalışmada; BPB'ta atak döneminden tam remisyona geçişte RvD1 düzeylerinin incelenmesi ve bu sürecin inflamasyon markerları (C-reaktif protein, sedimentasyon, lökosit, nötrofil) ve MetS parametreleri ile ilişkisinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. YÖNTEM: Hastanemiz psikiyatri kliniklerinde yatırılan veya ayaktan tedavi ünitesine başvuran, içerme ve dışlama ölçütlerini karşılayan, DSM-5 tanı ölçütlerine göre BPB-I tanısı konmuş manik ve depresif dönemdeki hastalar rastgele seçim yöntemiyle çalışmaya dahil edilmiş; RvD1 düzeyleri, inflamasyon markerları, MetS parametreleri değerlendirilmiştir. Sağlıklı bireylerden yaş ve sigara kullanımına göre eşleştirilmiş 41 gönüllü çalışmaya kontrol grubu olarak dahil edilmiş olup değerlendirmeleri yapılmıştır. Prospektif izlemde tam remisyon döneminde 32 manik dönem ve 27 depresif dönem hastası çalışmayı tamamlamış, tam remisyon dönemlerinde yeniden RvD1 düzeyleri, inflamasyon markerları, MetS parametreleri incelenmiştir. BULGULAR: Çalışmamızın başlıca bulgusu; RvD1'in hem manik hem de depresif dönemde kontrol grubuna kıyasla anlamlı derecede yüksek olduğu, takipte maniden tam remisyona geçişte RvD1'in anlamlı olarak düştüğü ancak depresyondan tam remisyona geçişte düşüşün istatiksel olarak anlamlı olmadığıdır. Çalışmamızda RvD1'in mani döneminde Young Mani Derecelendirme Ölçeği ve nötrofil sayısı ile korele olduğu, depresyon döneminde ise beyaz kan hücresi (WBC) sayısı ile korele olduğu saptanmış olup, her iki dönemde de RvD1 manik atak sayısı ile korele bulunmuştur. RvD1'in MetS parametreleri ile herhangi bir ilişkisi saptanmamıştır. SONUÇ: RvD1'in mani ve depresyon dönemlerinde sağlıklı kontrol grubuna kıyasla anlamlı derecede yükselmiş olması, BPB'da muhtemel bir inflamatuar duruma reaktif anti-inflamatuar cevabın bir göstergesi olabileceğini düşündürmektedir. RvD1 düzeyinin mani döneminde anlamlı derecede düşerken, depresyon döneminde anlamlı derecede düşüşünün olmaması ataklar arasında farklı inflamatuar süreçlerin olabileceğinin göstergesi olabilir. Anahtar sözcükler:Bipolar Bozukluk,Resolvin D1,İnflamasyon,Metabolik Sendrom Anahtar sözcükler:Bipolar Bozukluk,Resolvin D1,İnflamasyon,Metabolik Sendrom