Hemorajik beyin metastazlarında görüntüleme bulguları ve intratümöral hemoraji varlığı ile ödem kitle oranı ilişkisinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DR. ABDURRAHMAN YURTASLAN ONKOLOJİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BÜŞRA TÜRKKAHRAMAN
Danışman: Özkan ÜNAL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Çalışmanın amacı hastanemizde beyin metastazı tanısı alan hastaların beyin manyetik rezonans görüntülemelerinde (MRG) intratümöral hemoraji varlığıyla hastaların demografik verileri (cinsiyet, yaş), laboratuvar parametreleri (trombosit sayısı, INR), primer malignite tipi ve metastazlara ait görüntüleme özellikleri (boyut, yerleşim yeri, sayı, eşlik eden vazojenik ödem) arasındaki ilişkinin araştırılması ve tartışılmasıdır. Materyal ve Metot: Çalışmamız Sağlık Bilimleri Üniversitesi Dr. Abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezinde 01.08.2017 ile 15.06.2023 tarihleri arasında kontrastlı beyin MRG ile beyin metastazı tanısı almış, görüntülerine Picture Archiving and Communication System (PACS) sisteminden ulaşılabilen 225 hastanın dahil edildiği retrospektif bir çalışmadır. Çalışmaya dahil edilen tüm hastaların beyin MRG'leri metastazlarda intratümoral hemorajik komponent varlığı açısından değerlendirimiştir. Bu değerlendirmeye göre hastalar hemorajik ve non-hemorajik beyin metastazı tanılılar olmak üzere iki gruba ayrılmış ve bu iki hasta grubunda hasta yaşı, cinsiyeti, trombosit sayısı, International Normalized Ratio (INR) değeri, metastaz sayısı, metastaz lokalizasyonu, lezyon boyutları, peritümöral vazojenik ödem varlığı, primer malignite tipi, subtipleri ve moleküler alt tipleri karşılaştırılmıştır. Peritümöral vazojenik ödemi bulunan hastalarda vazojenik ödemin en geniş boyutunun kitlenin en geniş boyutuna oranı (vazojenik ödem kitle oranı) hesaplanarak bu oranın ve sorgulanan diğer özelliklerin hemoraji varlığı ile ilişkisi araştırılmıştır. Bulgular: Araştırmamıza kanser tanısı ile takipte olan ve beyin metastazı gelişen 225 hasta dahil edilmiş olup 90 (%40) hastada hemorajik metastaz saptandı. Primer maligniteye göre hemoraji görülme oranlarında istatistiksel olarak anlamlı derecede bir fark saptanmış olup (χ²=22,425; p<0,001; akciğer kanseri tanısı almış hastaların %35,2'inde, meme kanseri olanların %28,2'inde, malign melanomların %75'inde, renal hücreli kanser hastalarının (RCC) %50'sinde, over kanserinin %50'sinde ve diğer kanser tanılıların %72'sinde hemoraji görüldü. Hemorajik metastazlarda ödem görülme oranı non-hemorajik lezyonlara göre (%88,9 ve %68,9) daha fazlaydı (χ²=12,155; p<0,001). Hemorajik metastazlılarda ortalama lezyon boyutu (Z=-2,569; p<0,001), ödem düzeyi (Z=-4,725; p<0,001), ödem/kitle oranı (Z=-2,857; p=0,004) ve INR (Z=-2,453; p=0,014) değeri istatistiksel olarak anlamlı derecede daha yüksek; trombosit (Z=-2,242; p=0,025) düzeyi daha düşüktü. Meme kanserinin beyin metastazlarında hemorajik metastaz saptanma oranları moleküler alt gruplarda anlamlı farklılık gösterdi ve en sık triple negatif tümörlerde saptandı (%63,6). Akciğer kanserinde hemorajik metastaz görülme oranı adenokarsinomlarda diğer subtiplere göre %44,4 ile daha yüksekti (χ²=5,850; p=0,016). Hemorajik metastazlılarda genel sağkalım süresi nonhemorajik metastazlılara kıyasla daha kısa saptanmakla birlikte bu farklılık istatistiksel olarak anlamlı değildi (p=0,352). Sonuç: Çalışmamız beyin metastazlarında hemoraji varlığıyla ilişkili görüntüleme özelliklerinin primer tümör bölgesi farklı kanser türlerinde araştırıldığı ülkemizde yapılan ilk çalışma olma özelliği taşımaktadır. Bulgularımıza göre beyin metastazlarında hemoraji görülme oranları primer malignite türleri arasında farklılık göstermektedir. Bu durum MRG'de hemoraji saptanmasının primer malignite ayrıcı tanısında yol gösterici olabileceğini düşündürmektedir. Beyin metastazlarında lezyon boyutu, ödem/kitle oranı ve INR değerlerindeki artış intratümöral hemoraji görülme oranında artışla ilişkilendirilmiş olup bu özelliklerin mevcut olduğu hastalarda hemorajik komponent varlığı açısından kanamaya duyarlı MR sekansları dikkatle değerlendirilmelidir. Hemorajik ve non-hemorajik metastazlı hastalar arasında genel sağkalım sonuçları (GSS) arasında anlamlı farklılık saptanmamakla birlikte literatürde genel konsensus mevcut değildir. Bu alanda radyolog, onkolog ve nöroşirurjistlerin işbirliği ile yapılan daha büyük hasta serilerinin dahil edildiği çalışmalar hemorajik beyin metastazlarının radyolojik bulguları ve klinik-semptomatik bulguları arasındaki ilişkiyi daha iyi anlamamızı sağlayacaktır.