Mekanik ventilatör desteğindeki hastaların ekstübasyon başarısını öngörmede diyafram ultrasonunun rolü


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HAYDARPAŞA NUMUNE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: YENER AKSOY

Danışman: Osman EKİNCİ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: İnvaziv mekanik ventilatöre bağlı, entübe şekilde takip edilen hastaların, solunum cihazından ayrılma süreci doğru zamanda yapılmalıdır. Erken yapılan ekstübasyon, tekrarlayan entübasyonlara neden olarak hastalarda mortalite ve morbiditesini artırmaktadır. Uzamış weaning süresi ise yoğun bakım ve mekanik ventilasyon kaynaklı komplikasyonların artmasına ve hastane kaynaklarının efektif kullanılmamasına sebep olur. Diyafram, solunum eforunun %60'ından sorumlu esas solunum kasıdır. İnvaziv mekanik ventilasyon ile takip edilen hastalarda entübasyonun ilk gününden itibaren diyafram kasında atrofi gelişmeye başlar. Weaning başarısını öngörmek için farklı parametreler bulunmaktadır. Bunlardan en sık kullanılanı, hızlı yüzeyel solunum endeksidir (RSBI). RSBI'nın özgünlük ve duyarlılığı hastaların doğru zamanda ekstübe edilmesi için yeterli olmamaktadır. Çalışmamızda RSBI ile diyafram ultrason parametrelerinin ekstübasyon başarısını öngörmedeki gücünü karşılaştırmayı amaçladık. Gereç ve yöntem: Çalışmaya, Haydarpaşa Numune Eğitim Araştırma Hastanesi genel yoğun bakım ünitesinde invaziv mekanik ventilasyon ile takip edilen 72 olgu dahil edildi. Ekstübasyon planlanan hastalar, spontan solunum denemesi için, basınç destek moduna (PSV) alınıp, PEEP: 5 cmH2O ve basınç desteği: 8 cmH2O olarak ayarlandı. Spontan solunum denemesi sırasında olguların, RSBI değerleri hesaplandı ve diyafram ultrason ölçümleri kayıt altına alındı. Spontan solunum denemesini başarı ile tamamlayan hastalar çalışmaya dahil edilip planlı şekilde ekstübe edildi ve 72 saat gözlemlendi. Hastaların ekstübasyon başarılarına etkileyecek parametrelerden yaş, cinsiyet, yoğun bakıma yatış sebebi, ek hastalıkları, yoğun bakımda kalma süresi, yoğun bakım sıvı dengesi, entübasyon süresi, işlem günü mekanik ventilasyon değerleri, laboratuvar sonuçları ve SOFA skorları kaydedildi. Ekstübasyon sonrası; 72 saat içerisinde non-invaziv mekanik ventilasyon veya re-entübasyon ihtiyacı gelişen hastalar, başarısız ekstübasyon olarak kabul edildi. Bulgular: Başarılı ve başarısız weaning grupları arasında, yaş, cinsiyet, SOFA skoru, günlük ortalama sıvı dengesi açısından anlamlı bir farklılık bulunmamaktadır (p>0.05). Başarısız olan grupta; hastane yatış günü (hastane yatışı ile spontan solunum denemesi günü arası toplam süre), yoğun bakım yatış süresi, entübe kalma süresi, yoğun bakımdaki total sıvı dengesi anlamlı yüksek bulundu (p 0.05). Dinamik kompliyans başarılı olan grupta anlamlı düşük bulundu (P 0.05). Hastalarda ölçülen semikantitatif Öksürük Gücü Skoru, başarılı olan grupta anlamlı olarak yüksek bulundu (p<0.05). Laboratuvar düzeyleri açısından başarılı olan grupta CRP düzeyi anlamlı olarak düşük bulunurken; fosfor, total kalsiyum, iyonize kalsiyum ve magnezyum değerleri açısından anlamlı fark bulunmadı. Diyafram ultrason parametreleri ile mekanik ventilasyon değerlerinin korelasyon analizi araştırıldığında, korelasyonun anlamlı olup (p<0.05) %50 ve üzeri olduğu durumlar; RR/DE ile RR, RR/DE ile RSBI, RR/DE ile dakika volüm, RSBI/DE ile RR, SSBI/DE ile RSBI ve DTF ile tidal volüm olarak bulunmuştur. Serum elektrolit değerleri ile diyafram parametrelerinin korelasyonu karşılaştırıldığında; serum fosfor düzeyleri kalsiyum ve magnezyum elektrolitlerinin aksine DE, RR/DE ve RSBI/DE parametreleri ile anlamlı yüksek korelasyona sahip olduğu bulunmuştur. Öksürük gücü ile DE ve DTF arasında anlamlı pozitif; RR/DE ve RSBI/DE arasında anlamlı negatif korelasyon bulunmaktadır. Ekstübasyon başarısı üzerine etkili olduğu bulunan parametrelerden, başarılı ekstübasyon modeli oluşturmak için, lojistik regresyon analizi ile değerlendirdiğimizde; DE, DTF, RR/DE ve dinamik kompliyans için sırasıyla p değerleri (0.02, 0.06, 0.081, 0.015) ve OR (Olasılık Oranı) değerleri (1.493, 1.141, 0.794, 1.085) olarak bulunmuştur. Sonuç: Çalışmamızda, diyafram ultrasonu ölçüm sonuçları hastaların doğru zamanda solunum cihazından ayrılmasında, RSBI değerine göre daha başarılı bulunmuştur. Ancak cut off, özgünlük ve duyarlılık gibi değerlerin belirlenmesi için yeterli sayıda standardize edilmiş çalışma protokolü bulunmamaktadır. Başarılı ekstübasyon, multifaktöriyel sebeplere bağlıdır. Ancak elde ettiğimiz başarılı ekstübasyon modelinde de olduğu gibi, doğru zamanda ekstübasyon için diyafram ölçümleri yol gösterici olmaktadır. Bu yüzden doğru zamanda weaning için diyafram ultrasonu yoğun bakımın rutin pratiğinde yer alması gerektiğini düşünmekteyiz. Anahtar kelimeler: Diyafram, ultrason, mekanik ventilasyon, weaning, ekstübasyon