COVİD-19 pandemisi sürecinin ST elevasyonlu miyokard enfarktüsü olan hastaların yönetimi üzerine etkileri ve sonuçları, retrospektif gözlemsel çalışma
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, KOCAELİ ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: OSMAN MUHSİN ÇELİK
Danışman: Burak TURAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: COVID-19 (Koronavirüs hastalığı-2019) pandemisi, sağlık hizmetleri üzerinde önemli bir yük oluşturmuş ve acil kardiyovasküler hastalıkların yönetiminde çeşitli zorluklara yol açmıştır. Bu çalışmada, COVID-19 pandemi sürecinin ST elevasyonlu miyokard infarktüsü (STEMİ) yönetimi üzerindeki etkileri; pandemi öncesi, pandemi dalgası süreci ve pandemi sonrası olmak üzere üç dönem halinde değerlendirilmiştir. STEMİ hastalarında başvuru süreleri, girişimsel stratejiler, anjiyografik prosedürel tercihler ve hastane içi klinik sonlanımlar açısından pandeminin etkileri incelenmiştir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, tek merkezli, retrospektif bir gözlemsel çalışmadır. Çalışmaya, STEMİ tanısı alarak primer perkütan koroner girişim (PKG) uygulanan ve hastanede takip edilen hastalar dahil edilmiştir. Pandemi öncesi, pandemi dalgası süreci ve pandemi sonrası olmak üzere üç farklı zaman dilimi; hastaların temel klinik özellikleri, anjiografik karakteristik özellikleri ve hastane içi klinik sonlanım ve mortalite açısından karşılaştırılmıştır. İstatistiksel analizler için SPSS v27.0 programı kullanılmış ve p ≤ 0.05 değeri istatistiksel anlamlılık kriteri olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen tüm hastalar total olarak değerlendirildiğinde ortalama yaş 60,08 ± 12,81 yıl olup, %19,4'ü kadındır. Pandemi dalgası öncesi dönemden (Nisan 2019- Nisan 2020) 248 STEMİ tanılı hasta ve pandemi dalgası döneminde (Nisan 2020- Nisan 2021) 163 STEMİ tanılı hasta ve pandemi dalgası sonrası dönemden (Nisan 2021-Nisan 2022) 240 STEMİ hastası olmak üzere toplamda 651 hasta dahil edilmiştir. Hastaların pandemi dalgası sürecinde STEMİ hastalarının semptom başlangıcı ile hastaneye başvuru sürelerinde (wave/postwave , 174,8 ± 132.1/132.6 ± 96.5, p: 0.004) , kapı-balon zamanı süresi (prewave/wave/postwave, 67.8 ± 37.8/80.4 ± 37/53.4 ± 21, p<0.001), total iskemik süre (prewave/wave/postwave, 217.6 ± 146.2 / 254.5 ± 138.4 / 186.2 ± 103.6, p:<0.001) ve başvuru esnasında troponin düzeyleri (prewave/wave/postwave, 11.2±16.05/ 19.6±18.8/ 13.5±17.6, p: <0.001) farkı istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Ayrıca dönemler arasındaki hastaların hastaneye ulaşım şekli tercihleri karşılaştırması (p<0.01) ve postdilatasyon oranları karşılaştırması da (p: 0.009) istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Girişim yolu tercihlerinde pandemi sürecinde femoral giirşimde artma lehine yüzdesel değişimler gözlenmiş (prewave/wave/postwave, %51.2/%58.3/%46.3, p:0.08) ancak istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır. Kritik ek damar lezyonlarına aynı seansta müdahale oranı pandemi dalgası sürecinde azalma göstermiş (prewave/wave/postwave, %25.2/%11.7/%21 p:0.09) ancak bu değişim istatistiksel anlamlılığa ulaşmamıştır. Sonuç: Çalışmamız, COVID-19 pandemisinin STEMİ yönetimi üzerindeki etkilerini kapsamlı bir şekilde değerlendiren ilk çalışmalar arasındadır. Bulgular, pandeminin STEMİ hastalarında başvuru sürelerini ve girişimsel prosedürleri etkilediğini göstermektedir. Özellikle pandemi dalgası sürecinde hasta başvurularındaki gecikmeler ve işlem sürelerindeki uzamalar, miyokardial hasar göstergelerinin daha yüksek olmasına neden olmuştur. Pandemi sonrası dönemde anjiyografik prosedürler de normale dönüş eğilimi gözlenmiştir. STEMİ hastalarının yönetiminde, kriz dönemlerine yönelik optimal stratejilerin belirlenmesi için geniş ölçekli, prospektif çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Anahtar Kelimeler: ST elevasyonlu miyokard infarktüsü, COVID-19 pandemisi, perkütan koroner girişim, kapı-balon zamanı, total iskemik süre