Düşük doğum ağırlıklı bebeklerin sıklık, morbidite ve mortalitelerinin retrospektif olarak incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, PEDİATRİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: KADİR ÖMER ÇETİN
Danışman: Serdar CÖMERT
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmanın amacı, 1 Ocak 2013 ile 31 Aralık 2017 tarihleri arasında hastanemizde doğan düşük doğum ağırlıklı bebeklerin yıllara göre sıklığını, morbidite ve mortalitelerini saptamak ve normal doğum ağırlıklı infantlarla morbidite ve mortalitelerini kıyaslamaktır. Yöntem: Çalışma, İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde 1 Ocak 2013 ile 31 Aralık 2017 tarihleri arasında doğmuş olan bebeklerin dosya taraması şeklinde retrospektif olarak dizayn edildi. Bu bebeklerden doğum tartısı 1000 ile 2500 gram arası olan düşük doğum ağırlıklı yenidoğanlar vaka grubumuzu oluşturdu. Her yıl için vaka grubunu oluşturan yenidoğan sayısı kadar doğum tartısı 2500 gram üzeri olan kontrol grubu hastası randomize olarak seçildi. Çalışmadaki vaka ve kontrol grubu hastalarının bebek dosyaları taranarak demografik ve klinik veriler ile yenidoğan yoğun bakım ünitesi yatış durumu, tanı, morbiditeler, asfiksi varlığı ve mortalite kaydedilerek NCSS 11 programında analiz edildi. Bulgular: Beş yıllık süreçte gerçekleşen 24300 canlı doğumdan 1000 ile 2500 gram arasında doğan bebeklerin sayısı 2120 idi. DDA'lı bebek görülme sıklığı %8.72 olarak saptandı. DDA'lı bebeklerin annelerinin yaşları incelendiğinde, %75.28'nin 20-35 yaş arasında, %10.28'nin 20 yaş altında, %14.43'nün ise 35 yaş ve üstünde olduğu tespit edildi. Kontrol grubuyla kıyaslandığında, 20 yaş altındaki ve 35 yaş üzerindeki annnelerin DDA'lı bebek sahibi olma oranı istatistiksel olarak anlamlı yüksek bulundu (p=0.041 ve p=0.028). DDA'lı yenidoğanların %54.29'u kız, %45.71'i erkek idi. Normal doğum ağırlığına sahip yenidoğanların ise %47.78'si kız, %52.22'si erkek olarak saptandı. DDA'lı bebekler arasında kız cinsiyet istatistiksel olarak daha fazla görülmekteydi (p<0.001). Vaka grubu hastalarımızda normal spontan vajinal yol ile doğum oranı %31.18, sezaryen ile doğum oranı %68.82 olarak saptandı. 1. dakika ve 5. dakika APGAR skorları vaka grubunda ortalama, 7-8; kontrol grubunda ise sırasıyla 8-9 olarak bulundu. Birinci ve 5'dakika Apgar değerleri kıyaslandığında kontrol ve vaka grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edildi (p<0,001). Kontrol grubunun 1.ve 5. dk Apgar medyan değeri, vaka grubuna göre daha yüksek idi. DDA' na sahip yenidoğanların AGA, SGA oranları sırasıyla %76.75 ve %23.25 olarak saptandı. DDA ile doğan infantlarda mortalite oranı 1000 canlı doğumda 20 olarak saptandı. Ölü doğum hızı DDA'lı bebekler için %4.2 idi. Asfiksi görülme sıklığı, DDA'lı yenidoğanlarda %0.6, normal doğum tartısına sahip yenidoğanlarda ise %0.28 olarak saptandı. DDA' na sahip yenidoğanların postnatal dönemde %66 oranında yenidoğan yoğun bakım ünitesine yatış gerektiren durumları olduğunu saptadık. Bu oran normal doğum tartısına sahip bebeklerde %16 idi. DDA'lı bebekler arasında 634(%29.9) olguda RDS saptanırken, 489(%23)'unda TTN, 99'unda(%4.67) konjenital pnömoni, 738'inde(%34.81) sepsis, 349'unda(%16.46) hiperbilirubinemi, 73'ünde(%3.44) dehidratasyon, 100(%4.72) olguda hipoglisemi, 114'ünde(%5.38) polisitemi, 187'sinde(%8.82) beslenme bozukluğu ve 7 olguda(%0.33) pnömotoraks tanıları ile yenidoğan yoğun bakım ünitesine yatış yapıldığı saptandı. DDA'lı bebek grubunda RDS, TTN, konjenital pnömoni, sepsis, sarılık, hipoglisemi, polisitemi, beslenme bozukluğu ve diğer tanılarla yatış oranının istatistiksel olarak anlamlı yüksek olduğu tespit edildi (p<0.05). Yenidoğan yoğun bakım ünitesine yatan DDA' lı bebekler morbiditeler açısından incelendiğinde 177'sinde(%8.35) ROP, 49'unda (%2.31) BPD, 16'sında (%0.75) NEK, 111'inde (%5.24) anemi, 32(%1.51) olguda İVK, 12(%0.57) olguda diğer morbiditeleri saptadık. Sonuç: DDA sıklığı yıllara göre değişkenlik göstermektedir. Kontrol grubuyla kıyaslandığında, 20 yaş altındaki ve 35 yaş üzerindeki anneler arasında DDA'lı bebek sahibi olma oranı istatistiksel olarak anlamlı yüksek bulundu. DDA'lı bebekler arasında kız cinsiyet istatistiksel olarak daha fazla görülmekteydi. DDA'na sahip yenidoğanlarda sezaryen ile doğum daha sık gözlenmektedir. DDA'lı bebeklerde APGAR skorlarının düşük olduğu gözlenirken, asfiksi, yoğun bakıma yatış sıklığı, morbidite ve mortalitenin daha yüksek olduğu saptandı.