Major depresif bozukluk tanılı hastalarda aleksitimi, çocukluk çağı travmaları ve klinik içgörü ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL HAYDARPAŞA NUMUNE SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYSU YAKIN OLGUN

Danışman: Meliha ZENGİN EROĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Major depresyon; çökkün duygudurumu ve anhedoni ile birlikte vejetatif ve bilişsel birçok semptomla karakterize, dünyada en çok tanı konulan psikiyatrik bozukluktur. Aleksitimi, duyguların farkında olma, ayırt etme ve ifade etme güçlüğüdür ve major depresif bozukluk gelişmesiyle ilişkilidir. Bu çalışmada amacımız, major depresif bozuklukta bireylerin içgörü ve kendine yansıtma becerisinin, aleksitimi ve çocukluk çağı travmaları ile ilişkisini ortaya koymaktır. Gereç ve Yöntem: SCID-5'e göre MDB tanısı alan 40 kadın ve 40 erkekten oluşan hasta grubu ve aynı sayıda bireyden oluşan kontrol grubuna; Sosyodemografik ve Klinik Veri Formu, Hamilton Depresyon Ölçeği (HAMD), Hamilton Anksiyete Ölçeği (HAMA), Toronto Aleksitimi Ölçeği (TAS-20), Çocukluk Çağı Travmaları Ölçeği (CTQ-28) ve Kendine Yansıtma ve İçgörü Ölçeği (KYİÖ) uygulanarak toplam 160 birey ile çalışılmıştır. Bulgular: Hasta grubunda depresyon, anksiyete, aleksitimi ve tüm alt boyutları, çocukluk çağı travma yükü ve tüm alt tipleri puanları, kontrol grubundan anlamlı derecede yüksek; KYİÖ-içgörü puanı ise anlamlı derecede düşük bulunmuştur (p<0,001). Hasta ve kontrol gruplarında, KYİÖ-içgörü ile TAS-20 toplam puan, duyguları tanımlamada güçlük, söze dökmede güçlük ve dışa dönük düşünme puanları arasında negatif yönde anlamlı ilişki saptandı (p<0,001). Hasta ve kontrol grubunda KYİÖ-içgörü alt boyutu, TAS-20 toplam puan ve tüm alt boyutlarını negatif yönde anlamlı düzeyde yordamıştır. MDB tanılı hasta grubunda bu yordama daha güçlüdür. KYİÖ-içgörü ile CTQ-28 toplam puanı (p<0,001), duygusal istismar (p=0,013) ve ihmal (p=0,008) puanları arasında hasta grubunda pozitif yönde anlamlı ilişki saptandı. Sonuç: Elde edilen verilere göre depresif bireylerin; anksiyete düzeyi, çocukluk çağı travma yükü, aleksitimi düzeyi ve aleksitimik özellikleri daha yüksek ve içgörüleri daha düşüktür. İçgörü; depresif bireylerde daha güçlü olmak üzere, tüm bireylerde aleksitimi ve tüm aleksitimik özellikleri yordamaktadır. İçgörü düşüklüğü, hastalık prognozuyla ilişkilidir; bu sebeple depresif bireylerde aleksitimik özelliklerin, hastalık farkındalığını azaltarak ve belirtilerin ruhsal hastalığa atfedilmesini güçleştirerek hekime başvuruyu ve tedaviyi olumsuz etkileyeceği ileri sürülmüştür. Hekimlerin hastalardaki aleksitimik belirtilere dikkat etmesinin, tanı, takip ve tedavi sürecine katkı sağlayacağını düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: major depresyon, aleksitimi, içgörü, kendine yansıtma