Geriatrik onkolojik hastalarda preoperatif kırılganlığın postoperatif deliryum üzerine etkileri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA DR. ABDURRAHMAN YURTASLAN ONKOLOJİ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NURSEDA EREZ
Danışman: Gonca OĞUZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Tüm dünya gibi ülkemizde de yaşlanan nüfusla birlikte cerrahi uygulanan yaşlı hasta grubu artmaktadır. Postoperatif deliryum; büyük cerrahi operasyon geçiren yaşlı hastalarda ameliyat sonrası en sık gelişen komplikasyonlardan biridir. Kırılganlık, neden ve sonuçları deliryum ile örtüşen yaygın bir geriatrik sendromdur. Bu iki geriatrik sendromun ortak riskleri ve sonuçları nedeniyle, kırılganlığın preoperatif değerlendirilmesinin ilerlemiş yaş, komorbiditeler, fonksiyonel bağımlılık gibi deliryum için belirlenen risklerin yanı sıra, postoperatif deliryum gelişimi hakkında prognostik bilgi sağlayıp sağlamadığı belirsizdir. Bu çalışmada, geriatrik onkolojik cerrahi uygulanan hastalarda preoperatif kırılganlık düzeyi ile postoperatif deliryum gelişimi arasındaki ilişkiyi araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Etik kurul kararı alındıktan sonra çalışmaya Dr. Abdurrahman Yurtaslan Ankara Onkoloji SUAM Anestezi Polikliniği'ne başvuran 65 yaş ve üstü gönüllü onamı verebilen, acil olmayan, elektif onkolojik cerrahi planlanan, ASA I-IV 168 hasta dahil edildi. Hastalara ameliyat öncesi Edmonton Kırılganlık Ölçeği uygulanarak toplam kırılganlık analiz skoru hesaplandı. Tüm hastaların anestezi yöntemi, operasyon süresi, intraoperatif invazif girişimler, kanama miktarı, kan transfüzyonu, postoperatif analjezi yöntemi ve kullanılan ilaçlar, preoperatif ve postoperatif hemoglobin, karaciğer ve böbrek fonksiyon testleri takip edilip kaydedildi. Postoperatif deliryum gelişimi Ramsay Sedasyon Skalası ≤4 olan hastalarda, ilk 48 saat içinde Konfüzyon Değerlendirme Ölçeği ile değerlendirildi. Bulgular: Dört hasta çalışma dışı bırakıldı. Postoperatif 48 saat içinde deliryum gelişme oranı %22.6 olarak bulundu. Deliryum gelişen hastaların Edmonton Kırılganlık Ölçeği puanı deliryum gelişmeyenlerden anlamlı olarak yüksekti (p<0.001). Deliryum gelişen ve gelişmeyenler arasında bilişsel durum, hastaneye yatış, genel sağlık durumu, fonksiyonel bağımsızlık, ilaç unutma, beslenme, kontinans ve fonksiyonel performans alt ölçek puanları açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanırken (p<0.05), sosyal destek, düzenli ilaç kullanma ve ruh hali alt ölçek puanları açısından farklılık yoktu. Operasyon süresi, kanama durumu, kanama miktarı, kan transfüzyonu yapılma, opioid kullanımı, mesane sondası, intraarteryal kateterizasyon ve nazogastrik sonda uygulama açısından deliryum gelişen ve gelişmeyenler arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptandı (p<0.05). Sonuç: Bu çalışmada, geriatrik onkolojik cerrahi uygulanan hastalarda preoperatif kırılganlık düzeyinin postoperatif deliryum gelişimini öngörmede önemli bir araç olduğu gösterildi. Yaşlı hastalarda postoperatif deliryum gelişimi için diğer perioperatif risk faktörleriyle birlikte kırılganlık düzeyinin de değerlendirilmesinin, preventif tedavilerin uygulanması ve hastaya spesifik bakım planının yapılması konusunda yol gösterici olacağı düşünüldü.