Stres üriner inkontinans sebebiyle Transobturator Tape ameliyatı yapılan hastaların orta dönem sonuçlarının perineal ultrasonografi ile değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, İSTANBUL KARTAL DR. LÜTFİ KIRDAR ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MEDİNE KAHRAMAN KAYA

Danışman: Gazi YILDIZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Stres üriner inkontinans (SÜİ) kadınlarda üriner inkontinansın en yaygın görülen tipidir. Tedavisinde en sık kullanılan cerrahi yöntem Transobturator Tape operasyonudur. Çalışmamızda stres üriner inkontinans sebebiyle TOT yapılan hastaların orta dönem sonuçları ve perineal ultrasonografi sonuçlarının değerlendirilmesini amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda Ocak 2019 – Nisan 2022 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Kartal Dr. Lütfi Kırdar Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Kliniği'nde stres üriner inkontinans tanısıyla TOT operasyonu uygulanmış 53 hasta incelendi. Postoperatif değerlendirmelerinde öksürük stres test ile persiste SÜİ değerlendirildi. Öksürük stres testinde idrar kaçışı izlenen hastalar için tedavi objektif olarak başarısız kabul edildi. PGI-I anketi sonuçlarına göre operasyonun subjektif başarısı değerlendirildi. Perineal ultrasonografi ile üretra uzunluğu, mesh kalınlığı, mesh orta nokta-üretra internal orifis mesafesi, dinlenme ve valsalva esnasında puboüretral açı (alfa açısı) ve posterior üretrovezikal açı (beta açısı) ölçümleri kaydedildi. Bulgular: Çalışmamızda SÜİ tedavisinde TOT operasyonunun objektif başarı oranı %79.2, subjektif başarı oranı % 86.8 bulunmuştur. Hastalar ameliyatı başarılı olan ve olmayan şeklinde iki gruba ayrılmıştır ve demografik verilere bakıldığında gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı fark izlenmemiştir. Perineal ultrasonografide meshin üretraya göre proksimalde, midüretrada ya da distalde olabildiği görülmüştür. Ancak bu farklı yerleşimlerin cerrahi başarı açısından istatistiksel olarak herhangi bir fark oluşturmadığı gözlenmiştir. Her iki grupta alfa ve beta açısı hem dinlenme hem valsalva sırasında ölçülmüştür. Valsalva sırasında ölçülen alfa açısı ameliyatı başarısız olan grupta anlamlı olarak düşük saptanmıştır(p=0.011). Diğer ölçümlerde gruplar arasında anlamlı istatistiksel fark saptanmamıştır(p>0.05). Sonuç: Perineal ultrasonografinin operasyon başarısını değerlendirmede faydası gösterilememiştir. Operasyonda yerleştirilen slingin üretraya rölatif pozisyonunun operasyon başarısını etkilemediği görülmüştür. Literatürde puboüretral açı ve posterior üretrovezikal açı ölçümlerinin stres üriner inkontinans tanısında kullanımı önerilse de ameliyatın başarısını değerlendirme konusunda katkısı bulunmamıştır. Anahtar Kelimeler: perineal usg, stres üriner inkontinans, transobturator tape