Zencefil ( Zingiber officinale ) uçucu yağı içeren topikal formülasyonların hazırlanması ve in vitro değerlendirilmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, HAMİDİYE SAĞLIK BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ, FARMASÖTİK TEKNOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BEYZA ÇELEN
Danışman: İmren ESENTÜRK GÜZEL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Zencefil (Zingiber officinale Roscoe) uçucu yağı, antimikrobiyal ve antiinflamatuvar etkileri ile öne çıkan doğal bir bileşen olup, topikal uygulamalarda etkililiğinin artırılması için uygun taşıyıcı sistemlerin geliştirilmesi önem arz etmektedir. Bu tez çalışmasında, zencefil uçucu yağı içeren nanoemülsiyon ve nanoemüljel formülasyonlarının geliştirilmesi ve akne vulgaris'e karşı in vitro etkinliklerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Nanoemülsiyonlar ultrasonikasyon yöntemi ile hazırlanmış; damlacık boyutu ve polidispersite indeksi (PDI) değerlerine göre uygun formülasyonlar seçilerek stabilite çalışmaları yürütülmüştür. Nanoemülsiyon formülasyonlarının damlacık boyutu, PDI, pH, zeta potansiyeli ve iletkenlik özellikleri analiz edilmiştir. Morfolojik değerlendirmeler STEM analizi ile gerçekleştirilmiştir. Nanoemüljel formülasyonları Carbopol (%0,5) ve hyalüronik asit (%1,5) kullanılarak hazırlanmış; reolojik ve tekstür özellikleri ve ayrıca ex vivo domuz derisine biyoadezyon özellikleri incelenmiştir. In vitro antimikrobiyal etkinlik agar difüzyon, mikrodilüsyon ve zamana bağlı öldürme testleri ile değerlendirilmiş; in vitro biyouyumluluk ve çizik testi çalışmaları yapılmıştır. Bulgular: Optimum nanoemülsiyonların %4 uçucu yağ içerdiği, damlacık boyutlarının 142–172 nm ve PDI değerlerinin 0,17–0,21 olduğu belirlenmiştir. Nanoemüljellerin ex vivo domuz derisinde biyoadezyonu artırdığı, akne suşlarına karşı antimikrobiyal etki gösterdiği saptanmıştır. Ayrıca, sitotoksik etki göstermediği ve in vitro yara iyileşmesini desteklediği görülmüştür. Sonuç: Elde edilen bulgular doğrultusunda, geliştirilen nanoemülsiyon ve nanoemüljel formülasyonlarının akne vulgaris tedavisinde ve yara iyileşmesinin desteklenmesinde umut vadeden topikal sistemler olduğu sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte, bu sistemlerin klinik etkinliğinin ve uzun dönem güvenilirliğinin ortaya konulabilmesi için ileri düzey in vivo ve klinik çalışmaların yapılması gereklidir. Anahtar Kelimeler: Nanoemülsiyon, Nanoemüljel, Zingiber officinale Roscoe, Zencefil Uçucu Yağı, Topikal Akne Tedavisi