Astım şiddeti ile sağ kalp fonksiyonları arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SEÇİL DOĞA TUNÇ

Danışman: Emine DİBEK MISIRLIOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Astım çocukluk çağında sık görülen kronik inflamatuvar bir havayolu hastalığıdır. Çocukluk çağı astımın uzun dönemde kalp fonksiyonları üzerine etkileri net bilinmemektedir. İki boyutlu speckle tracking ekokardiyografinin (2D-STE), miyokardiyal fonksiyonun değerlendirilmesinde konvansiyonel ekokardiyografiden üstün olduğu düşünülmektedir. Çalışmamızın amacı, astım tanısı ile izlenen çocuk hastalarda astım şiddeti ile kardiyak fonksiyonlar arasında ilişkinin konvansiyonel, doku Doppler ve strain ekokardiyografi yöntemleri ile değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 1 Ekim 2020-30 Ekim 2021 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Çocuk Alerji Polikliniği'ne kontrole gelen, 10-18 yaş arası, en az 5 yıl süre ile astım tanısı ile izlenmekte olan, bilinen kardiyak hastalığı olmayan, COVID-19 geçirme öyküsü veya aktif COVID-19 semptomu olmayan, çalışmaya katılmayı kabul eden hastalar ile Sağlık Bilimleri Üniversitesi Ankara Bilkent Şehir Hastanesi Çocuk Kardiyoloji Polikliniği'ne başvuran, yaşam boyu bilinen kronik hastalığı, solunum yolu veya kardiyak hastalığı bulunmayan, COVID-19 geçirme öyküsü veya aktif COVID-19 semptomu olmayan, spora katılım öncesi sağlıklı çocuk başvurularından benzer yaş ve cinsiyet özelliklerine sahip kontrol grubunun kardiyak fonksiyonları elektrokardiyografi (EKG), konvansiyonel ekokardiyografi, doku Doppler inceleme (TDI), 2 boyutlu speckle tracking ekokardiyografi (2D-STE) ile incelendi. Bulgular: Çalışmada 113 hasta (59 hafif, 54 orta-ağır astım) ve 59 kontrol grubunun bulguları değerlendirildi. Astım grubunda kontrol grubuna göre; sağ ventrikül alanı (RVA) daha yüksek (p=0,04), interventriküler septum ve sol ventrikül S' hızı (IVSS' ve LVS') ve sağ ventrikül geç diyastolik hızı (RVA') daha düşük bulundu (p=0,04, p= 0,04, p=0,02). Diğer konvansiyonel ve doku Doppler ekokardiografi bulgularında astımlı hasta ve kontrol grubu arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık bulunmadı. Ancak 2D-STE incelemelerinde sol ventrikül global longitudinal ve sirkumferensiyal strain (LVGLS ve LVGCS), sağ ventrikül global longitudinal strain (RVGLS), sağ atriyal rezervuar strain (RARS) ölçümleri daha düşük bulundu (p =0,01, p=0,03, p =0.01, p=0.01). Sol ventrikül global longitudinal ve sirkumferensiyal strain hızı (LVGLSR ve LVGCSR), sağ ventrikül global longitudinal strain hızı (RVGLSR), sağ atriyal rezervuar strain hızı (RARSR) anlamlı olarak daha yüksek bulundu (p=0.04, p =0.03, p=0.03, p=0.03). Ayrıca tüm ölçümler orta-ağır astım grubunda istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermekte idi. Sonuç: Çalışmamızın sonuçları, çocukluk çağında astım şiddeti ile ilişkili olarak sağ ve sol ventrikül ile sağ atriyumda hem sistolik hem diyastolik fonksiyonda azalma olduğunu ve konvansiyonel ekokardiyografi ile saptanamayan, doku doppler ölçümlerinde sınırlı saptabilen erken değişiklikleri belirlemede 2D-STE görüntülemenin faydalı olabileceğini göstermektedir. Bu bulgularla astım şiddetine bağlı görülen strain düşüşünün, strain hızındaki artış ile kompanse edilmeye çalışıldığı düşünülmüştür. Çalışmamızda astım şiddeti ile kardiyak strain parametrelerindeki değişim arasında güçlü bir ilişki bulunmuş olsa da, aradaki ilişkiyi aydınlatmak için bu konuda yapılacak daha geniş kapsamlı çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Astım, ekokardiyografi, kardiyak strain, doku Doppler, astım şiddeti