Bariyatrik cerrahinin obez hastalarda salusin-α, salusin-β ve adiponektin düzeyleri üzerine etkisinin araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANTALYA SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, CERRAHİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AYDIN DİNCER

Danışman: Uğur DOĞAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Obezite ve buna bağlı komplikasyonlar günümüzde her geçen gün artmaktadır. Obezite tek başına bir hastalık olmakla birlikte tip 2 diabetes mellitus (T2DM), hipertansiyon (HT), hiperlipidemi, ateroskleroz, kardiyovasküler hastalıklar (KVH) gibi birçok kronik hastalığı ve bazı kanser türlerini de beraberinde meydana getirmektedir. Obezite cerrahisi hastalarda kilo kaybı sağlamasına ek olarak komorbid hastalıklarda ve bunlardan gelişen kardiyovasküler olayların oranında da azalma sağlamaktadır. Salusin-α ve salusin-β yeni keşfedilmiş olan kardiyovasküler hasar belirteçleridir. Hem salusin-α hem de salusin-β çok farklı görevlere sahip biyoaktif peptid hormonlar olup her ikisi de ateroskleroz patogenezi ve kan basıncının düzenlenmesinin sürdürülmesinde çok önemli rol oynamaktadır. Bundan dolayı bu çalışmada obeziteyle birlikte gelişen kardiyovasküler hastalıklar ve obezite cerrahisi sonrası bunlardaki gerilemeyi gözlemlemek için salusin-α ve salusin-β peptid hormon seviyelerindeki değişimler değerlendirilmiştir. Gereç ve yöntem: Çalışmamıza Ocak 2020 - Haziran 2020 tarihleri arasında Sağlık Bilimleri Üniversitesi Antalya Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği'nde morbit obezite tanısı almış, multidisipliner ekip tarafından değerlendirilerek bariatrik cerrahiye uygun bulunmuş, morbit obezite tanısı alarak, bariatrik cerrahi tedavi yapılmaya uygun bulunan, 18 - 65 yaş arasındaki hastalardan bilgilendirilmiş onam formunu okuyup çalışmaya katılmayı kabul eden, sleeve gastrektomi planlanan 30 hasta dahil edilmiştir. Çalışmaya katılmaya onay vermeyen, revizyon veya başka bariatrik prosedür planlanan, komplikasyon gelişen hastalar çalışmaya dahil edilmemiştir. Ayrıca mental durum bozukluğu olan hastalar, alkol ve uyuşturucu bağımlılığı olan hastalar , yakın zamanda majör vasküler patoloji yaşamış hastalar ve malignite öyküsü olan hastalar çalışmadan çıkarılmıştır . Hastaların ameliyattan önce kiloları, boyları , yaşları , komorbid hastalıkları, bel çevresi, kol çevresi ve vücut kitle indeksleri ölçüldü. Excel dosyası şeklinde veriler kaydedildi. Aynı veriler postoperatif 6. ay ve 12. ayda da değerlendirilip kaydedildi. Hastalarda operasyon başarısını değerlendirmek için excess weight loss hesaplandı. Ameliyat sonrası Excess Weight Loss yüzdesi (EWL) şu şekilde hesaplandı: [(ilk VKİ - son VKİ)/(ilk VKİ - 25)]x100. Tüm hastaların EWL'si hesaplanıp kaydedildi. Bu hastalardan preoperatif , postoperatif 6.ve 12.aylarda kan serum salusin-α, salusin-β ve adiponektin seviyeleri ölçülerek istatistiksel olarak değerlendirildi. Bulgular: Bu çalışmaya katılan hastalarda preoperatif , postoperatif 6.ve 12.aylarda kan serum salusin-α, salusin-β ve adiponektin seviyeleri ölçüldü. Her üç biyokimyasal belirteçte de preoperatif dönemle 6.ay arasında istatistiksel olarak anlamlı bir düşüş olmazken preoperatif dönemle 12.ay arasında istatiksel olarak anlamlı bir düşüş mevcuttu. Ayrıca her üç belirteçte de postoperatif 6. ve 12. ay arasında anlamlı istatistiksel anlamlı bir düşüş saptanmamıştır. Bu biyokimyasal belirteçlerin kendi aralarındaki ilişki değerlendirildiğinde ise salusin-α ve adiponektin seviyeleri arasında preoperatif dönemde, postoperatif 6. ve 12.ayda güçlü pozitif bir korelasyon bulunmuştur. Salusin-α ve salusin-β seviyeleri arasında yine aynı şekilde preoperatif dönemde, postoperatif 6. ve 12.ayda güçlü bir pozitif korelasyon mevcuttu. Salusin-β ve adiponektin arasında ise preoperatif dönemde pozitif bir korelasyon bulunmamışken postoperatif 6.ve 12.ay seviyeleri arasında pozitif bir korelasyon bulunmuştur. Ayrıca bu hastalar diyabetus mellitus varlığı, hipertansiyon varlığı ve excess weight loss>%65 olmasına göre gruplara ayrıldığında bu gruplar arasında salusin-α, salusin-β ve adiponektin değerleri arasında anlamlı fark saptanmamıştır. Sonuç: Sonuç olarak yaptığımız bu çalışmada sleeve gastrektomi yaptığımız bu hastalarda salusin-α, salusin-β ve adiponektin değerleri anlamlı bir seviyede düşüş göstermiştir. Bu belirteçler kendi aralarında da korele bir şekilde azalmaktadır. Bu belirteçler komorbid hastalıklarla artmaktadır. 1 yıllık sonuçlarında ise sleeve gastrektominin, kardiyovasküler hasar ve kalp hastalıkları üzerine olumlu bir etkisi olduğunu düşündürmektedir. Daha anlamlı sonuçlar elde etmek için daha çok hasta üzerinde ve daha uzun süreçte çalışma yapmanın faydalı olacağını düşünmekteyiz. Anahtar Kelimeler: Sleeve Gastrektomi, Salusin-α, Salusin-β,Adiponektin