Pediatrik hematoloji onkoloji merkezinde izlenen çocukluk çağı santral sinir sistemi tümörlerinin retrospektif değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, ANKARA ŞEHİR SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ, DAHİLİ TIP BİLİMLERİ BÖLÜMÜ, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ASLI GENÇ
Danışman: Derya ÖZYÖRÜK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmada pediatrik hematoloji onkoloji merkezimize başvuran çocukluk çağı santral sinir sistemi (SSS) tümörlerinin demografik ve klinik özelliklerinin, ilk semptomdan tanıya kadar geçen sürenin, histopatolojik alt grupların, kullanılan tedavi yöntemlerinin incelenerek relaps, tüm sağ kalım, olaysız sağ kalım ve geç yan etkiler üzerine etkisi olup olmadığının belirlenmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntemler: Bu çalışmaya 2005-2019 yılları arasında Ankara Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Hematoloji Onkoloji Eğitim Araştırma Hastanesi Onkoloji Kliniği'nde SSS tümör tanısıyla izlenen, tanısını ve tedavisini bu klinikte tamamlamış 141 hasta dahil edildi. Hastaların retrospektif olarak dosyaları tarandı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 141 santral sinir sistemi tümörlü hastaların ortalama yaşı 7,48±4,38 olarak bulunmuş olup hastaların yaşları 1 ay ile 17,6 yıl arasında değişkenlik göstermekteydi. Ortanca yaş ise 7 yıl olarak bulundu. Çalışmamızdaki beyin tümörlü hastaların erkek oranı kızlara göre daha fazlaydı. Hastalar en sık baş ağrısı ve yürüme/denge sorunu ile başvurdu. İlk semptomdan tanıya kadar geçen ortalama süre 4,4±12,02 aydı. Medulloblastom en sık görülen tanıydı ve ikinci en sık tanımızı pilositik astrositomlar oluşturmaktaydı. İnfratentoryal yerleşimli tümörler supratentoryal yerleşime göre daha fazlaydı. Hastaların %74,4'üne (n=105) cerrahi tedavi yapıldı ve en fazla oranda total/gross total rezeksiyon (n=80) uygulandı. Toplam 27 hastada (%19,3) nüks saptandı ve bu hastalarda tedavi bitiminden sonra ortalama 13,3±13,96 ayda nüks görüldü. Takip edilen hastaların %34,8'i (n=48) ex oldu. Tüm hastaların 5 yıllık tüm sağkalım oranı %80 ve 10 yıllık sağkalım oranı %71 olarak hesaplandı. 5 yıllık sağkalımlar incelendiğinde olguların %28,3'ünde (n=39) kür sağlandığı, %26,8'inde (n=37) sekelli sağkalım görüldüğü, %10,1'inin (n=14) remisyonda takipte olduğu ve %34,8'inin exitus olduğu gözlendi. Olguların %23,4'ünde (n=33) nörolojik sekel, %7'sinde (n=10) endokrinolojik sekel, %5,6'sında (n=8) işitme kaybı ve %2,8'inde (n=4) ise boy kısalığı gözlendi. Sonuçlar: SSS tümörleri çocukluk çağında sık görülen solid maligniteler olup bu yaş grubunda kansere bağlı ölümlerin başlıca sebebini oluşturmaktadır. Yüksek doz kraniyospinal radyoterapinin boy kısalığı riskini artıran önemli bir faktör olduğu görüldü. Çoklu değişken analizleriyle görülen bulgularda, sağkalım üzerine en önemli etkiyi metastaz varlığı oluşturmaktaydı ve metastaz varlığı sağkalımı önemli ölçüde azaltmaktaydı. Çocukluk çağı SSS tümörlü hastaların takip ve tedavileri 3.basamak merkezlerde, konularında uzmanlaşmış hekimlerce, multidisipliner bir yaklaşım ile yapılmalıdır.