Demir eksikliği anemisinin miyokardiyal deformasyon ve fonksiyonlara etkisinin 'doku doppler görüntüleme' ve 'speckle tracking ekokardiyografi' metotları ile değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BETÜL PEHLİVAN
Danışman: Namık Yaşar ÖZBEK
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Demir eksikliği çocukluk çağı anemisinin en sık nedenidir. Kardiyovasküler sistemde kalp tepe atımında ve atım hacminde artmaya, plazma volüm artışına, kardiyak hipertrofiye yol açabilmektedir. Doku Doppler Görüntüleme (DDG) miyokardiyal hız ve zaman aralıklarını göstererek, kalbin fonksiyonlarını global olarak değerlendirir. "Speckle Tracking" Ekokardiyografi (STE) ise kalbin karşılaştığı yüklenme koşulları ile miyokardda oluşan deformasyonu değerlendirmektedir. Çalışmamızınamacıçocuklarda demir eksikliği anemisinin (DEA) miyokardiyal deformasyona ve fonksiyonlara etkisinin STE ve DDG ile değerlendirilmesidir. Çalışmayahastanemizpolikliniklerinde DEA tanısı konulan 40 hasta alındı.DemireksikliğianemisitanısıiçinDünyaSağlıkÖrğütü (DSÖ)kriterlerikullanıldı. Hastalardan 24'ünün DEA tedavi edildikten sonra 3. ayda tetkikleri tekrarlandı. İki gruptaki hastaya konvansiyonel EKO, STE ve DDG uygulandı, DDG ile; miyokardiyal hızlar, izovolümetrik kasılma (ICT), gevşeme (IRT) ve ejeksiyon zamanları (ET); interventikuler septumda, sol ve sağ ventrikül bazal segmentlerinde ölçüldü. Ayrıca DDG bulgularına göre her segment için miyokardiyal performans indeksi(MPI)hesaplandı, STE ile; sol ventrikül global longitudinal strain (GLS) ve strain hızı (GLSR), sol ventrikül globalsirkumferansiyal strain (GCS) ve strain hızı(GCSR), sağ ventrikül longitudinal global strain ve strain hızı ölçümleri yapıldı. Hastalarımızın Konvansiyonel Ekokardiyografi (EKO), DDG ve STE sonuçlarına bakıldığında özellikle STE ile ölçülen LVGLS, LVGLSR ve RVGLS değişkenlerindeki miyokarddaki düzelmeyi yansıtan artış izlenmiştir. Doku Doppler görüntülemede ise LVDd, KF, IVSET, RVS, RVET'deki artış sistolik aktivitedeki düzelmeyi; MPI, RVIRT, LVICT, IVSICT ve IVSIRT'de tedavi sonrası grupta azalma diyastolik fonskiyonlardaki iyileşmeyi göstermektedir. Çalışmamız sonucunda elde edilen bulgularla birlikte DDG ve STE'nin, DEA olan çocuklarda her iki ventrikülde hem sistolik hem diastolik disfonksiyonu göstermede etkili olduğu gözlenmiştir. Hafif-orta DEA'da bile kalbin sistolik ve diyastolik fonksiyonlarını belirgin düzeyde etkileyebilmesi nedeniyle hastaların tedavi sonrasında değerlendirilmesinin gerektiği düşünülmüştür.